• 26 Haziran 2018, Salı 13:44
MustafaTayfur

Mustafa Tayfur

Siyasette ‘Mall’ dönemine girilmiştir.

Türkiye, yeni yönetim biçiminin ilk seçimlerini önümüze düşünmemiz gereken bir çok işaret bırakarak tamamladı. İşte benim yakalayabildiğim işaretler:

2003 sonrası oluşan Ak Parti’nin tek belirleyici olduğu dönem yerini, Ak Parti’nin dominant olduğu ama belirleyicilik ünvanını paylaşacağı bir yeni hale bırakıyor. 

Siyasetin ittifaklar eliyle ana artellerde toplandığı, küçük/ideolojik olanın 'varlığını sürdürmek’ için bu artellerde toplanma zorunluluğu duyduğu bir dönemin eşiğindeyiz. Bundan böyle siyasette esnaflık dönemi geride kalmış, ‘Mall’ dönemine girilmiştir.

Bunun bir sonucu olarak siyaset, yerel duyarlılıklara odaklanma refleksini mecburen bir kenara bırakarak global trendlere kulak kabartmak zorunluluğu duyacaktır. Çünkü siyasetin muhatap olduğu sosyolojik zemin hızla bu yöne akıyor…

Yeni şekillenen sosyolojinin dayatmasıyla siyasetin önümüzdeki dönemde merkezi milliyetçilik olacaktır. İdeolojiler sonrası dönemim bencil, hedonist, Fast-thinking nesli uzlaşının meşakkatli yollarına talip değil maalesef. Bu anlamda toplumsal zeminde literal/selefi bir anlayış modunun şekillendiğini görmek için büyük çabalar harcamaya gerek yok.

Hassasiyet zemininin milliyetçiliğe evrilmesi ile siyasal seyyaliyetin artacağını öngörmek gerekiyor. Bu seçimde şahit olduğumuz ‘şaşırtıcı’ ittifaklar gerçeği daha ileri boyutlarda ve daha suhuletle gerçekleştirilebilecektir. Şu an baktığımızda önümüzde ana hatları ile iki ana aks görünüyor:  ‘Milliyetçi-Muhafazakar’ ile  ‘Milliyetçi-Laik’... ‘Milliyetçi-ayrılıkçılar' ise ihtiyaç halinde iki tarafın da ‘kerhen’ yaklaşabileceği joker konumununda duruyor gibi. 

Yeni dönemde seçmenin kararını belirleyen ana öge, ideoloji ve program değil ‘güçlü lider’ olacaktır. Bu eğilim siyaseti ve liderleri daha popüler bir zeminde birleştirecektir. Popülizm ve popüler lider arayışı karşımıza alışık olmadığımız tiplemeler çıkarabilir. Tabii, siyaset daha eğlenceli ama o oranda da sorunlu bir hüviyete bürünebilir.

Bu genel tespit çabasının ardından, seçimler ile ilgili bazı tespitlerde bulunmak gerekir:

Tayyip Erdoğan, en elverişsiz şartlar altında bile kendisi ve ekibini selamet sahiline çıkararak liderlik kabiliyetini bir kez daha ortaya koymuştur. AK Parti’ye rağmen aldığı bu başarılı sonucun ardından Tayyip Bey’in kendi bahçesinde köklü değişimlere gideceğini düşünüyorum.

MHP, liderlerinin dahi beklemediği bir oran aldı. Dolayısıyla karar mekanizmasına etki edebilecek güçlü bir konuma oturmuştur. Bence Bahçeli/MHP’nin asıl sınavı bu noktadan sonra başlamıştır. Kendisine atfedilen bu gücü doğru yönetebilme irade ve uyanıklılığını gösterebilecek midir acaba? 

MHP liderinin gazetelere verdiği ilan en hafif ifade ile ürkütücüdür ve önümüzdeki dönemi nasıl bir halet-i ruhiye ile geçireceklerinin işaretidir. Görüşü, duruşu ne olursa olsun gazetecilerin açık ilanlarla hedef gösterilmesi nerede duracağını kimsenin kestiremeyeceği bir provokasyondur.

Kürtlerin PKK gölgesinin belki de minimum olduğu bir vasatta yaptıkları tercihi soğuk kanlı okumak zorundayız. 

MHP’nin yarışı İYİ Parti’nin önünde bitirmesi bence hayati derecede önemli bir sonuç. Bu sonucun ardından milliyetçiliğin ağırlık merkezi netleşmiş oldu.

Saadet Partisi ittifak yapmayarak ciddi bir haysiyet mücadelesi verebilirdi ama siyasetin pragmatik doğası buna izin vermedi. 

Muharrem ince sosyal medyada tebarüz eden next generation seçmen için ideal bir tipleme. Dili ve düzeyi ile ‘Milliyetçi-Laik’ zeminin ana aktörü haline gelmiştir potansiyel olarak. Tabii ki CHP yönetimi bu anlamda seçimin en büyük kaybedeni olarak önümüzde duruyor.

Hasılı seçim sonuçları, bu topraklarda barış, huzur ve kardeşlik tesisi için islamcılığın behemahal kendini yenileyerek sahaya dönmesinin aciliyetini fısıldıyor kulağıma.

Sadece benim kulağıma mı acep?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık