• 08 Mart 2019, Cuma 12:30
MustafaTayfur

Mustafa Tayfur

Kadınlar Gününün mumu

Allanıp pullanarak kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü çağdaş dünyanın iki yüzlülüğünün bir simgesi haline geldi adeta. Steril, bakımlı kadın afişlerini kaldırdığınızda acıtıcı, yüz kızartıcı gerçekle yüzleşiyorsunuz.

Suriyeli kadınları kadından saymıyor mesela bu gün. Katil Esed’in zindanlarında ‘GÜN’ görmeyen mazlum kadınları…
Çünkü onlar hakim paradigmanın ‘yaratmaya’ çalıştığı kadın tiplemesine uymuyor. Onlar kapitalizmin kar iştihasını besleyecek evsafta hareket etmiyorlar. Aksine tüketimi yavaşlatan zararlı unsurlar onlar.

Hiç bir marjinal yönelimleri yok onların… Ne zinanın suç sayılmasına karşı sokaklara dökülüyorlar ne de anneliği aşağılayan sözler dökülüyor ağızlarından. Kozmetik firmalarının mali bilançolarında sıfıra eşittik çünkü onlar. Yani yoklar.

Her anlamıyla anti-insan olan küresel iktidar, ‘kariyer planlaması’ yeteneği olmayan bu ve benzeri kadınların her türlü belaya hatta yok oluşa müstahak olduğunu düşünüyor. İnsanı ve hayatı ‘karlı’ bölümlere ayıran siyonist, faşist karakterli global sistem dönüştüremediği, müşterisi ve kölesi haline getiremediği tüm insanlara ‘terörist’ muamelesi yapar.

‘Fuhşiyat’ kavramı etrafında örgütlenmiş bir modern hayatı dayatan sistemin tek kutsalı ‘fahiş’ kardır. Gerisi yalandır. Bağlamından/fıtratından koparılmış insanın kula kulluk girdabına sokulmuş insan kutsallaştırılmış gün ve haftalar marifetiyle rehabilite ediliyor adeta.

Kula kulluğa direnen farkında insanlar dini, dili, ırkı ne olursa olsun şeytanlaştırılıyor dünyanın dört bir yanında. 

Değerler özellikle Müslümanlar için avuçta taşınan birer kora dönüşmüş durumda. Bir çoklarının teorik altyapısını vaaz edip durduğu ‘uyumlu İslam’ güzergahında seyr edenler için de tedavi edilmesi gereken arızalar olarak bakılıyor değer merkezli tavır alanlara.

Türkiye ve dünyada resmi erkan öncülüğünde alay-ı vala ile kutlanan Kadınlar Günü, acaba mülteci kamplarında açlık sınırının dahi altında türlü çeşit hastalıkların pençesinde yaşamak zorunda kalan Yemenli kadınlar için ne ifade ediyor? Bu soruyu sorma yüreğiniz var mı sayın resmi zevat?

Yemenli kadının açlık sınırının altında yaşamasını dayatan şartları hazırlayan ‘uluslararası camianın’ ikiyüzlü politikaları değil mi?

Yeter demek durumundayız. Her türlü kem nitelemeye maruz kalma tehlikesini de göze alarak…

İnsanlıkla sirk maymunu gibi oynamanız yeter!…

Kullaştırıcı ‘özgürlük’ dayatmanız yeter!…

Rahman ve rahim Allahın adıyla, kovulmuş (ikiyüzlü) şeytan ve türevlerine yeter!

Kadını erkeğinden ayrıştırılmış bir hayat fıtratını terk ederek azan iblisin en büyük hayalidir...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Halim Ayyıldız Halim Ayyıldız 15.03.2019 09:07

Nice kadınlar gördüm insanlardan haberi yok, nice insanlar gördüm kadınlardan haberi yok !

Osman Yumrukaya Osman Yumrukaya 15.03.2019 16:59

Küresel sömürü düzeninin kadına maddi ve manevi olarak uyguladığı vahşeti çok haklı olarak eleştirdiğiniz yazınızın, müslüman toplumlardaki kadın zulümlerini perdelememesi dileğiyle fikirlerinize sağlık...

metin coşkun metin coşkun 20.03.2019 12:52

Kadın kadın olalı tarihin hiç bir döneminde böyle kandırılmadı...Veyl olsun kandıranlara ! Lakin kandırılanlara da...

nuh gürleyen nuh gürleyen 25.03.2019 10:16

kadın olmak zor be hocam...aşağı tükürsen sömürünün bir yüzü, yukarı tükürsen sömürünün diğer yüzü...en iyisi sömürenlerin yüzüne tükürmek !

yukarı çık