• 24 Aralık 2018, Pazartesi 10:53
CeylaniAkkoyun

Ceylani Akkoyun

Çocuksu Bilgiler

Başlık çocuksu ise de büyüklük zor zanaat. Her şeyi bilmek, her işi yapmak, çevreni kötülüklerden muhafaza etmek, geceyi aydınlatmak, gündüzü serinletmek gibi yığınlarca sorun ve sorumlulukla uğraşmak mecburiyetindedir.

Büyükler kendi aralarında eşit değilseler de, çocukların gözünde büyükler eşittir. Birinin yapıp diğerinin yapamayacağı iş, bilemeyeceği soru, kuşatamayacağı ev yoktur. Çocuklar tüm ilişkilerini bu mutlak kabul üzerinden kurarlar büyüklerle. Biraz büyüdüklerinde onun büyükleri, diğerlerinin büyüklerinden daha iyi olabilir. Ama asla kötü olmazlar.

 Çocuklar büyüdükçe ve aklederlerse, bazı büyükler hakkında yanlış kanaate sahip olduklarını anlayabilirler. Bazan onları yok saymaya gidebilirler de. Bu yok sayma: büyüklerin bilgi eksikliğini keşfederek, ebeveyn sorumluluklarının yetersizliğini anlayarak, diğer büyüklerle kıyas ederek gerçekleşebilir.

Yalnız, çocuklar neyi keşfederse etsin, büyüklerin ne kadar problematik olduklarını çözerse çözsünler, hayatları boyunca taşıyacakları yığınlarca yanlışı ve doğruyu onlar üzerinden elde etmiş olurlar. Büyükler hakkında yanlış kanaate vardıklarını idrak edecek bilgi bile onlardan tevarüs etmiştir.  Hal böyle olunca bireyin ömür boyu sırtında taşımak zorunda olduğu yığınlarca problem; ister büyüklerini kabul etsin, ister reddetsin sırtında taşımak zorunda olduğu küfeye dönüşmüştür.

 Büyükler; bigiyle veya cehaletle, çocuklarını hayata hazırlamak zorundadır. Çocukların sağlama yapabilecek kabiliyetinin olmaması, büyüklerin hem şansı, hem de bahtsızlığıdır. Şansıdır; karizmayı çizdirmez. Bahtsızlığıdır; çocuk veya tanrı tarafından bitmez bir sorguya mahkumdur.

Bir çoğumuz; ateizme yönelimlere dair hikayeler okumuşuzdur. Çoğunun serüveni; çocukken öğrendikleri; bazısı menkıbe, bazısı uydurma, bazısı abartı bilgileri test etme süreçleridir. Adam eşşek kadar olmuş; çocukken kendisine yalan yanlış aktarılan dini bilginin doğruluğunu test edip, sonuçsuz olmasına bağlıyor hikayesini. Belki bu bağlam bir çoğumuzdan uzaktır. Bu tarz bir süreci yaşamadığımız için nimetlendirilmiş sayılırız. Her ne kadar onlar gibi bahtsız değilsek te, kendi yaşantımızdaki bir çok hayati fonksiyon, aynı bilgisel geri planı barındırıyor. Bu bazan din alanında, bazan politikaya dair, bazan statik bilgiye, bazan sağlığa dair.... Ve hayatımız bunları test etmekle geçiyor. Doğruyla yüzleştiğimizde ışık görmüş tavşana dönmemiz bu testlerin sonucudur çoğu zaman.

İşin kötü yanı; ne kadar bilgi sahibi olursak travmalarımızın o denli arttığıdır. Doğru bilgiye ulaşmak, doğru tavra dönüşmüyor. Tecrübeyle ve tavırlardan elde ettiğimiz yanlış doğrularımızı teorik olarak düzelttiğimizde, içselleştiremediğimiz için, ya doğruyla ilişki kurmayı beceremiyoruz veya başka bir noktadan patlamaya dönüşebiliyor. Doğruyu reddetmek te, kabul edip düzeltmek te paradoksal sonuçlar doğuruyor. En basit fizik kuralı, enerji yok olmuyor.

Çevremizde çokça gördüğümüz; bilgisi arttıkça ahlaksızlığı artan tipler, çocuksu yanlışlarını güya doğruya evirmiş olanlar değilmi. Özünde insanı Kamil'e taşıması gereken bilginin, insanı -kurani ifadeyle- eşşekleştirmesinin başka izahı olabilir mi. Bilgilendikçe kibri artan, diğer doğrulara kulağını tıkayan, çevresini görmezden gelen bilgi deposu yığınların; gerçekte çocukluk yanlışları, travmalarıyla  yüzleşme gayretini anlamak çok zor olmasa gerek. Hayatın akışındaki doğal genişlemeyi ve dönüşümü mutlak kabul eden çocuğun  tavırlarından çok farklı değildir tavırları ve söylemleri. Her Evreka! Çözdüklerini zannettikleri sorunlardan daha büyük dehlizlere mahkum eder onları. Yeni zindan, yeni bilgidir onlar için çoğu zaman. Yaşanılarak öğrenilenin, bilgiyle düzeltilmesi ne zor bir süreçtir. Haksız da sayılmazlar.

Konu her ne kadar çocuksu dönemlerimizin bilgilenme süreciyse de, aynı refleksler ve travmalar her yaş için mümkündür aslında. Anlatıyla, tecrübeyle veya teorik sandığımız bilgilenme süreciyle de aynı kör paradoksa mahkum olabiliriz.  Bu körlük, bilginin analitik ve duygusal yorumlanma kabiliyetiyle alakalı olabilir.

Edindiğimiz her tür bilgiyi,  vahiy ve akılla sağlamasını yaparak, yeni durumun paradoksal açmazlarının başka şekillerde hayat bulmasına müsaade etmeden, süreğen bilgilenmeye tüm duyargalarımızı açıp, çocuksu yanlışlarımızdan uzaklaşıp yeni erdemli tavırlar ortaya koymaya yönelebiliriz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık