• 12 Nisan 2019, Cuma 12:54
CengizCantürk

Cengiz Cantürk

Babaanneme Erdoğan'ın İstanbul'u kaybettiğini söylemeyin... O hala göklerden gelen bir haber vardır, diyor!

Seçimden bir hafta önce,

'-Babaanne, muhtarlık seçimlerinde oy kullanmak için dedemle Sinop' a köye gidiyormuşsunuz, öyle mi'.

'-Öyle oğlum, babanla amcan götürecek bizi arabayla. Biliyorsun taa Malazgirt savaşından beri muhtarlık bizim sülalede, bu sefer durum ciddi, bizde kalması lazım muhtarlığın.'

-'iyi de babaanne, sen ve dedem 85 yaşındasınız, altı üstü bir muhtarlık için o kadar yol gitmeye, bu kadar zahmete ne gerek var?'

-'Öyle 'altı üstü muhtarlık' deyip hafife alma, öyle olsa Erdoğan her ay külliyede bu kadar muhtarı ağırlayıp, zamanını onlara ayırır mı, bu kadar maaş verir mi. Bugün kaymakamdan sonra muhtar gelir, muhtar dediğin ormancıdan, hatta jandarmadan bile önde gelir. Senin bildiğin gibi değil, bak bütün sülale muhtara oy kullanmak için aylar öncesinden kayıtlarını köye aldırdı. Bir o kadar da diğer muhtar adayı insan götürüyor. Siz burda oturun! '

‘- Etrafımızda Sinoplu, Gümüşhaneli, Kastamonulu kimi görsem oy kullanmak için memleketine gidiyor, peki İstanbul seçimleri ne olacak babaanne?’

‘-Oğlum, daha önce ne olduysa yine o olacak. 25 senedir Ak parti nasıl kazandıysa yine öyle kazanır. Allah muhafaza İstanbul'u kaybedeceğimizden şu kadarcık şüphemiz olsa, ne ben ne deden ne de bu kadar insan bir yerlere gitmeyiz. Allah razı olsun, Ak parti sayesinde İstanbul hizmet gördü. Ondan önce sırtımızda beşinci kata bidonlarla su taşıdığımıza sen de şahitsin, havası pis, çöp yığını İstanbul'dan bu günlere geldik hamdolsun.’

‘-Anketler biraz sıkıntılı gibi bu sefer. Chp’nin adayı Ak Parti Belediyelerinin ilk zamanlarına benzer şeyler söylüyor.’

‘-Erdoğan akıllı adamdır, etrafında da bir o kadar akıllı insan var, İstanbul'u kaybedecek olsalar bu kadar insanın kayıtlarını köyüne almasına mani olmazlar mı? Hem o başkan değil mi, isterse her türlü çözüm bulur. Az bir tehlike görse, köye gidenler için köyde muhtara, şehirde de İstanbul'a oy vermelerini sağlayacak kanunu anında çıkarır, başkan değil mi canı ne isterse yapar. Hem bu millet CHP adayı ne derse desin CHP’ yi Ak parti’nin önüne geçirmez. Hiçbir şeyden anlamayan, Erdoğan öncesini yaşamamış şımarık gençler yüzünden hep bunlar. Biz gece gündüz onun için dua ediyoruz.’

Seçimden bir gün sonra,

‘-Alo oğlum, nasılsın. ‘

‘-İyyiz babaanne sen nasılsın’

‘-Yavrum, deden de ben de hiç iyi değiliz. Burada muhtarlığı birkaç oyla kaybettik. Burada televizyon yok, ama camide millet İstanbul'da da Erdoğan seçimi kazanamadı diye konuşmuş. Deden de ben de inanmadık tabi, mutlaka yeni muhtarın taraftarları uydurdu diye düşünüyoruz. Hadi muhtarlığı geçtim ama, İstanbul’u Erdoğan’ın partisi kazanmazsa ahir ömrümde buna kalbim dayanmaz, ilaçlarla ayakta duruyoruz. Dedik ki doğrusunu sana soralım, sen siyaset okudun bilirsin, Erdoğan İstanbul’u kazanamadı mı?

’ -Yok öyle bir şey babaanne. Daha sayım bitmedi, hem Binali Bey birkaç saat öncesinde 3000 oy farkla seçimi Ak parti kazandı dedi. Her tarafa ‘Teşekkürler İstanbul’ pankartı asıyor Ak parti. Şayet bundan emin olmasalar, aksi bir neticede koskaca Binali Yıldırım ve yılların partisi nasıl zor durumda kalır düşünebiliyor musun. CHP’nin her seçim sonrasında yaptığı kabullenmeme politikası işte. Sen içini rahat tut, İstanbul’u kazandık bil.’

Seçimden üç gün sonra,

‘Yavrum, durumlar nasıl İstanbul’da, Binali Yıldırım mazbatayı aldı mı?’

‘-Şeyy babaanne… Alacak inşallah, mazbata olmadan olmaz tabi. Chp adayı İmamoğlu ‘seçimi 16 bin küsur oyla ben kazandım, mazbatamı isterim’ diye tutturdu. Ak partililer, geçersiz oy diyorlar, maddi usulsüzlük diyorlar, manevi tazminat dİyorlar, ırza geçme (oyların) henüz denmedi ama yakındır. Mahkemeye başvurdular, mahkeme yeniden sayılsın diye karar verdi. Bütün ülke sayıyoruz, indikçe iniyor hamdolsun, aradaki fark pek istediğimiz gibi değil ama bazan hayatta her şey istediğimiz gibi olmuyor işte. Zaten siyaset, yenilerek de kazanmayı bilmek sanatı değil mi bu ülkede. ‘Erdoğan yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer’ i işaret etmiyor mu bize. Sen içini rahat tut, bütün ülkeyi olmasa da bir çoğumuzu mutlu edecek ‘göklerden gelen bir haber’ bekliyoruz.’

Seçimden on gün sonra,

‘-Oğlum bu sefer iyi şeyler söyle bari, bitti mi sayımlar. Kazandık mı İstanbul’u?’

‘-Babaanne o sayımlar bitti, bu sefer başka sayımlar başladı, o itiraz bitti bu itiraz başladı, o hakim şöyle karar verdi, bu siyasetçi böyle dedi….

Bu seçim ülkenin ‘beka’sı için olmasa da, siyasiler ve taraftarları açısından kazananı ve kaybedeni olmayan bir seçim babaanne. Bu seçim öldürmez ama süründürür babaanne. Ne olur anla artık babaanne...‘İyi günler babaanne…’


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık