• 02 Mart 2019, Cumartesi 15:54
Av.HilalDemirel Hazan

Av.Hilal Demirel Hazan

Çekin Hukuki Boyutu

Kıymetli okurlar,

Belirli aralıklar ile sizlere hukuki konularda yazı yazmak ve daha da önemlisi sizlerden gelen sorulara cevap vermek için bu sütunda karşınızda olacağım. Merak ettiğiniz veya karşılaştığınız hukuki konuları bizimle paylaşırsanız cevapları da buradan sizlere ulaştırmaya gayret edeceğim. Konu hukuk olunca yazacak şey haliyle çok, bu nedenle sizlerin yönlendirmeniz güncel ve ihtiyaca cevap verecek cinsten olacaktır.

İlk olarak ticari hayatın önemli unsurlarından “çek” konusunu ve ilgili mevzuatları gündeme aldım. Son dönemde yaşanan ekonomik sıkıntılar, konkordato ilanları ve ödeme-tahsilat sorunları  bu konunun işlenmesini önemli hale getirdi. Yazının sonunda iletişim bilgilerimi bulacaksınız.Mevzuat ile sizi baş başa bırakayım:

  1. ÇEKİN ÖDENMEK ÜZERE BANKAYA İBRAZI İÇİN DÜZENLENEN KANUNİ SÜRELER
  1. İbraz Sürelerinin Önemi ve Hukuki Niteliği

Bugün itibariyle çek; ticari piyasada sıklıkla kullanılan, nakit ödemeden sonra en kuvvetli ödeme aracı kabul edilen, ciro edilmek suretiyle el değiştirme kabiliyetine haiz bulunan ve taciri, ticari hayatta oldukça rahatlatan bir kıymetli evraktır. Bunca kolaylığına rağmen çek kullanımı, hukuki düzenlemelere uygun şekilde gerçekleştirilmezse söz konusu evrak çek vasfını yitirilecektir. Bu ise tacirin çek için sağlanan hukuki korumalardan mahrum kalmasına sebep olacaktır. Çek kullanımında pek çok tacirin hata yaptığı en önemli noktalardan biri ise çekin, kanuni ibraz süreleri içerisinde muhatap bankaya ödeme için ibraz edilmemesidir. Maalesef bugün, çeki elinde bulunduran pek çok tacir, çek yaprağı sahibinin “çeki yazdırmayın, bugün ödeyeceğim, yarın ödeyeceğim, bana bir kaç gün daha zaman tanıyın” vaatleri ile hareket ederek, çeki bankaya ibraz için geç kalmakta ve çeke dayalı talep haklarını kaybetmektedir. Biz bu yazımız ile çekin üzerinde yazan vade tarihi itibariyle bankaya ibrazının önemi ve ibraz süreleri hakkında siz okurlarımızı aydınlatmaya çalışacağız.

Çeki elinde bulunduran kişi, çeke dayalı talep hakkını ancak çeki kanunda belirtilen süreler içerisinde ödeme için bankaya ibraz ederse kullanabilecektir. Çek bu şekilde muaccel hale gelir ve çek hesabında karşılığı varsa banka tarafından derhal ödenmesi gerekir. Eğer çek hesabında, söz konusu çek bedelinin tamamını ya da bir kısmını ödeyecek karşılık yok ise çek hamili(çeki elinde bulunduran kişi), banka tarafından yapılacak “karşılıksızdır” işleminin ardından hukuki yollara başvurabilecektir. Tacirler arasında bu durum “çekin yazdırılması” olarak tabir edilmektedir.

TTK md. 814/1 gereği, çekin karşılıksız çıkmasının ardından çek hamilinin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, çekin bankaya ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacaktır. Çek için belirlenen ibraz süreleri zamanaşımı süresi olmayıp hak düşürücü sürelerdir. Bu şu demektir; çek hamili kanunda düzenlenen ibraz süreleri içerisinde çeki bankaya ibraz etmez ise çek ile ilgili, talep ve dava haklarını tamamen kaybedecektir. Ayrıca hak düşürücü nitelikte olan bu sürelerin sözleşme ile uzatılıp kısaltılması mümkün değildir.

TTK md. 796 kapsamında çekte düzenleme yeri ile ödeme yerinin farklı olması ihtimalleri dikkate alınarak değişik ibraz süreleri düzenlenmiştir:

  • Bir çek, düzenlendiği yerde ödenecekse düzenlenme tarihinden itibaren 10 gün; içerisinde muhataba ibraz edilmelidir. Örneğin, çekin düzenlenme yeri Muğla ise ve bu çek Muğla’da ödenecekse ibraz süresi 10 gün olacaktır.
  • Bir çek, düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse düzenlenme tarihinden itibaren 1 ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. Örneğin, çekin düzenlenme yeri Mardin ise ve bu çek Eskişehir’de ödenecekse ibraz süresi 1 ay olacaktır.
  • Ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çek, düzenlenme yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise 1 ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. Örneğin, Suriye’de düzenlenen bir çek, Konya’da ödenecek ise ibraz süresi 1 ay olacaktır.
  • Ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çek, düzenlenme yeri ile ödeme yeri ayrı kıtalarda ise 3 ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. Örneğin, New York’ta düzenlenen bir çek Balıkesir’de ödenecekse ibraz süresi 3 ay olacaktır.
  • Bir Avrupa ülkesinde düzenlenip de Akdeniz’e sahili bulunan bir ülkede ödenecek olan ve aynı şekilde Akdeniz’e sahili olan bir ülkede düzenlenip bir Avrupa ülkesinde ödenmesi gereken çekler aynı kıtada düzenlenmiş ve ödenmesi şart kılınmış sayılır. Örneğin, çekte ödeme yeri gösterilmemiş ve çek hesabı T. İş Bankası Ankara/Kızılay Şubesinde bulunuyor olsun. Düzenleme yeri olarak Şam, Rabat ve Trablusgarp gibi Asya veya Kuzey Afrika ülkelerinden biri gösterilmişse, bu ülkeler farklı kıtalarda olsa dahi Akdeniz’de sahili bulunduğundan ibraz süreleri 1 ay olarak hesaplanacaktır.

TTK Md 796’da yer alan ve yukarıda belirtmiş olduğumuz ibraz sürelerinin belirlenmesinde temel kriter düzenleme ve ödeme yeridir. Görüldüğü üzere çekin düzenleme ve ödeme yerinin aynı olması halinde 10 günlük, farklı olması halinde 1 aylık ibraz süreleri uygulanacaktır. Buradan hareketle söylenebilecektir ki ibraz sürelerinin hesaplanmasında çekin ödenmek üzere ibraz edildiği banka şubesinin bulunduğu yer değil çekte ödeme yeri olarak gösterilen yer dikkate alınacaktır. Aynı şekilde ibraz süresi belirlenirken çekin fiilen düzenlendiği yer değil, çekin üzerinde düzenleme yeri olarak gösterilen yer esas alınacaktır.

TTK Md. 796 kapsamında yer alan “düzenlendiği yer” ibaresinden ne anlaşılması gerektiği hususu açıkça düzenlenmemiştir. Düzenlenme yeri, çekin ibraz süresinin 10 gün yada 1 ay olarak belirlenmesinde esas alınacak temel kriter olup bu hususun açıklığa kavuşturulması oldukça önemlidir. Doktrinde “düzenlenme yeri” kavramı yorumlanırken ilçe sınırlarının esas alınması gerektiği savunulmaktadır. Ancak Büyükşehir Belediyesinin sınırları içerisinde bulunan ilçelerde, bu ilçelerin il merkezi ile birlikte aynı yer kavramı içerisinde sayılması gerektiği savunulmaktadır. Örneğin; keşide yeri İstanbul/Avcılar, ödeme yeri İstanbul/Fatih ilçeleri olan bir çek, bu ilçeler İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde kaldığından “aynı yerde ödenecek çek” olarak kabul edilmeli ve ibraz süresi 10 gün olarak hesaplanmalıdır. Buna karşılık çek hesabı Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları dışında, ancak Ankara İl Sınırı içerisinde bulunan Haymana’da ise ve çek Ankara’da düzenlenmişse ibraz süresi 10 gün değil 1 ay olacaktır. Çünkü artık çek düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecektir.

  1. İbraz Sürelerinin Hesaplanması

TTK Md. 796/3’de düzenlendiği üzere çekte ibraz süreleri çek üzerinde düzenleme günü olarak gösterilen tarihten itibaren işlemeye başlar. Dolayısıyla ileri düzenleme tarihli çeklerde ibraz süresinin başlangıcı hesaplanırken gerçek düzenleme tarihi değil, çek üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihi esas alınacaktır. Kanun gereği ibraz süresi, çekte yazılı bulunan düzenleme tarihinin ertesi günü başlayacaktır.

TTK Md. 816/1’de ifade edildiği üzere çekin ibrazı, ancak iş günlerinde yapılabilir. Bununla birlikte ibraz süresinin hesabında tatil günleri de sayılacaktır. Eğer, çeke ilişkin işlemler ve özellikle ibraz ve protesto veya buna eş değer belirleme işlemlerinin yapılması için kanunla belirli sürenin son günü, pazara veya diğer bir tatil gününe denk gelir ise, bu süre onu izleyen ilk iş gününü kapsayacak kadar uzayacaktır.

Tüm bunlara ek olarak TTK Md. 797’ye de değinmek gerekmektedir. Maddeye göre çek, takvimleri farklı olan iki yer arasında çekildiği takdirde; düzenlenme günü, ödeme yerindeki takvimin onu karşılayan güne çevrilecek ve ibraz süresi buna göre hesaplanacaktır.

Kanunda düzenlenen ibraz sürelerinin uzama hali TTK Md. 811’de düzenlenmiştir. Madde metninde ifade edildiği üzere çekin ibrazı, kanunen belirli olan süreler içinde mücbir sebep gibi aşılması imkânsız bir engel nedeniyle mümkün olmaz ise bu işlemler için belirli olan süreler uzamış sayılacaktır. Ancak çek hamilinin ya da çeki ibraz ile görevlendirilen kişinin sadece kendisi ile ilgili mevzular sebebiyle ibraz süresi uzamayacaktır. Hamil, mücbir sebebi gecikmeksizin kendi cirantasına ihbar etmek ve bu ihbarı çeke veya alonja kaydedip, bunun altına, yerini ve tarihini yazarak imzalamak zorunludur. Mücbir sebebin ortadan kalkmasından sonra hamil, çeki gecikmeksizin ödeme amacıyla ibraz etmek ve gereğinde protesto veya buna eş değerde bir belirlemeyi yaptırmak zorundadır.

Yargıtay, Yarg. 10. CD. E. 2001/28106 K. 2002/14892 T. 02.04.2002 sayılı emsal kararında meydana gelen deprem sonucu muhatap banka şubesinin kapanmasından dolayı mücbir sebep nedeniyle çekin 10 günlük yasal süre içinde ibraz edilmemiş olabileceğini dikkate alarak, muhatap banka şubesi kapanmışsa hangi tarihte tekrar faaliyete geçtiği sorulup ibraz süresinin buna göre hesaplanması gerektiği yönünde karar vermiş bulunmaktadır.

  1. İbraz Süresinin Geçirilmesinin Sonuçları

Çekin süresi içerisinde ibraz edilmemesi durumunda doğacak sonuçların en önemlisi hamilin tüm sorumlulara hatta düzenleyene karşı dahi başvurma hakkını kaybetmesidir. Süresi içerisinde ibraz edilmeyen çek, kambiyo senedi olma yani çek olma vasfını yitirir ve ancak yazılı delil başlangıcı olarak kullanılabilir. Bununla birlikte süresi içerisinde ibraz edilmeyen bir çek hakkında Çek Kanunun’da öngörülen idari yaptırımların uygulanması da mümkün değildir. Bu durumda hamil, eğer temeldeki asıl borç ilişkisinin tarafı ise buna dayanarak 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içerisinde çeki kendisine veren kişiye karşı alacak davası açabileceği gibi, TTK Md. 818/1-m’nin atfı ile 1 yıl içerisinde, TTK Md. 732 kapsamında düzenlenen kambiyo hukukuna özgü sebepsiz zenginleşme davasına başvurarak da hakkını arayabilecektir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık