Washington’un Mursi sessizliğinin ardındaki 5 isim

Al Jazeera yayınladığı bir makalede Mısır’ın tek seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin ölümünün ardından ABD’de konuyla alakalı yaşanan sessizliğin arkasındaki beş isimi yazdı.

Washington’un Mursi sessizliğinin ardındaki 5 isim
  • 20 Haziran 2019, Perşembe 15:48

Geçtiğimiz salı günü mahkeme salonunda geçirdiği kalp rahatsızlığı geçiren Mursi’nin ölümünün ardından ABD’nin resmi politikasının bir devam olarak büyük bir sessizliğe bürünmesi dikkat çekti.

Beyaz Saray’daki Dış İşleri Sözcüsü Morgan Ortagus kendisine yöneltilen “Mursi’nin ölümüyle ilgili ne düşünüyorsunuz?” sorusunu “Bu konuda bir yorumumuz yok.” şeklinde yanıtlayarak Mursi’nin insanlık dışındaki şartlarda ölüme terk edilmesini görmezden gelmişti.

Bu yapılan açıklama şüphesiz ABD’nin Müslüman Kardeşler Cemaati’ni terörist organizasyon istemesiyle uyumlul bir davranış oldu.

ABD’yi bu sessizliğe götüren 5 isim şu şekilde sıralanabilir;

Donald Trump

Trump, ABD başkanlığına 4 sene önce aday olduğu ilk anlarda dahi Müslüman Kardeşler’e karşı tutumunu çok açıkça sergiliyordu.

Trump yönetime geldiği günden beri Mısır’daki Sisi rejimini destekledi. İslami hareketlere ve özellikle Müslüman Kardeşler’e yönelik karşı bir tutum sergiledi.

Trump Sisi yönetimini Cumhuriyetçi Parti’nin basın toplantısında “Mısır Müslüman Kardeşler aracılığıyla radikallere teslim ediliyor. Ordu da bu gidişatı durdurmak için yönetime el koymak zorunda kaldı.” açıklamalarıyla aklamıştı.

Kampanya süresince Trump Hillary Cilinton’u ve Barack Obama’yı ortadoğuda yıkımı ve savaşı yaymakla suçlamıştı. Ayrıca Obama’nın Mubarek rejiminin yıkılmasında rol aldığını ve Müslüman Kardeşler’in önünü açtığını söyleyip eleştirmişti.

Mike Pompeo

Amerika’nın Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da Müslüman Kardeşler karşıtlığı ile biliniyor. Daha kendisi Kansas Eyalet Meclisi’nde meclis üyesiyken bu yönünü ortaya koyuyordu.

Kendisi kongredeki faaliyetlerinde Müslüman Kardeşler’in yabancı terör örgütü ilan edilmesi ve Amerika’da yasaklanması için çalışma yürütmüştü. Ayrıca kendisi fedarel mahkemeye Müslüman Kardeşler’in ülkeye sızma faaliyeti yürüttüğü yönündeki suçlama dosyasının gönderilmesinde en etkin rol alan kişiydi.

Pompeo şuanda Trump yönetiminde Müslüman Kardeşler’in terörist örgüt olarak tanınmasını öngören tasarının en şiddetli savunucusu.

John Bolton

John Bolton’un da gerek hükümet içinde gerek hükümet dışındaki faaliyetleri kendisinin siyasi islama karşı düşmanca tutum sergilediğini gösteriyor. Kendisi yaptığı konuşmalarda daima müslüman coğrafyada yapılacak özgür seçimlere karşı ülkesine uyarıda bulundu. Bu seçimlerde her zaman islami eğilimli yönetimleri başa geldiğini belirten Bolton ABD’nin bu gidişata karşı olması gerektiğini savundu.

Boltan Geithstone Enstitüsü Başkanı olarak görev yapmıştı. Bu Enstitünün en temel amacı da batı ülkelerindeki islamlaşma “tehdidine” karşı çalışmalar yapmaktı.

John Bolton hükümette görev almadan önce katıldığı bir radyo programında “Neden Amerika Birleşik Devletleri, Müslüman Kardeşler’i yabancı terör örgütü ilan etmiyor?” ifadelerini kullanmıştı.

Victoria Coates

Coates, önceki dönemde başkan adayı olan Teksas Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruise’ye ulusal güvenlik danışmanlığı yapmıştı.

Senatör Cruise 2017 yılında 68 nolu tasarıyı kabul etmişti. Bu tasarı da dışişleri bakanlığının Müslüman Kardeşler Cemaati’ni yabancı terörist örgüt listesine eklemesi talep edilmişti.

Bu tasarıyı işaret eden Sisi, Washington’a yaptığı ziyaret sırasında Amerika yönetimi içerisinde Müslüman Kardeşler’i terörist örgüt ilan etme konusunda ciddi çalışmalar olduğunu söylemişti.

David Schenker

David Schenker Washington’da yer alan Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü’nde çalışmalar yürütüyordu. Bu enstitü Yahudi lobileri tarafından desteklenen AIPAC örgütünün içerisinden çıkmış bir yapı olarak biliniyor.

Schenker eski meslektaşı Eric Trigger ile birlikte Mısır’da ordunun siyasi yaşantıyı ele geçirmesinin haklı bir davranış olduğunu belirtmiş. Washington’un Sina’da bulunan terörle mücadeleye destek için Mısır Ordusu’na her türlü teçhizatı sağlaması gerektiği ve hiçbir yaptırım uygulamaması gerektiğini söylemişti.

Obama yönetimi Mısır’da yaşanan darbenin ardından silah satışını askıya almıştı. Schenker ve Eric Treger, bu kararın ardından kaleme aldıkları raporda ABD’nin Mısır Ordusu’na silah sevkiyatını durdurmasının bölgedeki Amerikan ve İsrial çıkarlarına aykırı olduğunu belirten bir makale kaleme almıştı.

Makale Al Jazeera'dan Türkçe'ye Bu ülke tarafından tercüme edilmiştir.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık