Türkiye'nin AB'den paradan daha çok neye ihtiyacı var

Avrupa Birliği’nin mülteci krizini ele alma konusunda Türkiye’ye destek vermemesi, Ankara’yı Suriyeli mültecilerin Avrupa’ya giderken güvenli geçişine izin vermeye zorlamaktadır.

Türkiye'nin AB'den paradan daha çok neye ihtiyacı var
  • 11 Eylül 2019, Çarşamba 10:17

Suriye'de devam etmekte olan savaş, her geçen gün mülteci krizini ağırlaştırmaktadır. İdlib'deki Suriye rejimi ve Rus hava saldırıları, Türkiye sınırındaki mülteci akışını artırdı. On binlerce sivil Idlib'den Türkiye sınırına kadar kuzeye kaçtı.

Türkiye, rejimin İdlib saldırısının sınırlarına sıkıştığı yüzbinlerce insanı zorlayacağından ve kamuoyunun halihazırda Türkiye'de yaşayan 3,6 milyon Suriyeliye  karşı karşıya yaşanan gerginlik dönemin yeni bir mülteci krizinden endişe duyuyor.

Başka bir mülteci girişini önlemek için Türkiye, güvenlik sağlamanın yanı sıra, konut inşa etmeyi, insani yardım sağlamayı ve binlerce mültecinin yerini değiştirmeyi planladığı kuzey Suriye'ye 30 km (20 mil) güvenli bir bölge kurmayı teklif etti. Türkiye ve ABD, geçtiğimiz ay, PKK terör grubunun Suriye kolu PYD / YPG'nin çekilmesi beklenen Suriye'nin kuzeydoğusundaki güvenli bir bölgeyi ortaklaşa oluşturmaya karar verdiler. Bununla birlikte, Washington’un ayak sürüklemesi projeyi geciktirmeye devam ederken, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Güvenli bölgenin yalnızca adı kaldı” diyerek memnuniyetsizliğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı’nın uluslararası toplum eleştirisi, AB’ye Türkiye’nin mülteci kriziyle başa çıkmak için yeterli destek sağlanmadığı takdirde, mültecilere Avrupa’ya güvenli bir şekilde geçmelerine izin vereceği yönünde bir uyarı olarak geldi.

Bazı uluslararası çevrelerde, Erdoğan’ın ifadesi hem ABD’den hem de AB’den güvenli bölgedeki imtiyazları almak için bir blöf olarak algılanıyor, ancak Türkiye Cumhurbaşkanını yakından izleyenler için bu söylem gerçeğe dönüşebilir. Türkiye için yük ağırlaşıyor ve sabrın sınırları var. Ankara daha önce söz verilen yardımı alamazsa, kapıları açmaktan başka yapılacak birşey görünmüyor.

Ankara ve Brüksel, 2016 yılında AB'ye giden mültecilerin akınına bir çözüm bulmak için anlaşma imzaladı. AB ile 2016 tarihli yapılan anlaşma uyarınca, Türkiye, göçmenlerin ve mültecilerin Avrupa'ya akışını durdurmak için daha güçlü kontroller uyguladı. Anlaşma, AB çapında Türk vatandaşları için vizesiz seyahatin yanı sıra Türkiye'ye verilecek toplam 6 milyar avro tutarında maddi yardım bulunuyordu.

AB, tüm Avrupa’daki türbülansı engelleyen göçmen anlaşmasından en büyük faydalanıcı olmuştur. Türkiye, krizin başlamasından bu yana yaklaşık 40 milyar dolarlık bir harcama ile 3.6 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapmanın bedelini öderken, AB uzaktan izliyor ve tüm yükünü Türkiye'ye bırakıyor. Türkiye zaten sorumluluklarını fazlasıyla yerine getirdi ve henüz AB hala Türkiye’nin fedakarlığını kullanıyor ve ülkeyi “mülteci deposu” olarak görüyor.

AB, yenilenmiş bir göçmen krizinin yaşandığı bir senaryoda, AB'nin en çok etkilenen taraflardan biri olacağının ve bunun 2014 yılında mülteci akını hâlâ ilgili siyasi etkisinde olan iktidar partileri için büyük sorunlar yaratabileceğinin bilincinde olmalıdır. Bu nedenle, AB krizin çözülmesine son vermeli ve krizin çözümünde daha büyük sorumluluk almalıdır. İkincisi sadece finansal destek değil, aynı zamanda politik, diplomatik, güvenlik ve teknik destek gerektirir.

Türkiye'nin güvenli bölge projesi, bölgedeki mültecilerin yeniden yerleştirilmesi için mükemmel bir fırsat sunuyor. Bu, yalnızca komşu ülkelere göç eden göçmenleri durdurmakla kalmayacak, aynı zamanda Türkiye üzerindeki baskıyı azaltacak ve Suriye'nin kuzeyindeki yerinden edilmiş Suriyeliler için yeni bir yerleşim alanı oluşturacaktır. 

Ancak, Obama yönetiminden bu yana, Türkiye'nin çağrıları sürekli göz ardı edildi ve şimdi Ankara, mevcut görüşmelerin bir kez daha bir çıkmaza girmesinden endişe duyuyor. Bu nedenle, AB'nin sorumluluklarını yerine getirmesi ve tam olarak üstlenmesi gerekiyor. Türkiye, Suriyeli mülteci durumunu yönetmede uluslararası topluma yardım etme yolundan çıktı.

Suriye’de siyasi bir çözüme ulaşmak ve Türkiye’nin kuzey Suriye’de gereken güvenli bölgeyi oluşturmasına yardım etmek de Avrupa’nında stratejik bir endişesi. Bu nedenle, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güvenli bölge konusundaki uyarıları ciddiye alınması gerekiyor, çünkü potansiyel bir kitlesel mülteci akışı artık Türkiye için bir sorun olmayacak. Bunun yerine, AB için büyük bir sorun olacak.

TRT World'de Enes Güzel tarafından kaleme alınan yazı buülke için tercüme edilmiştir.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık