Sessizliği bozmak: Keşmir'deki işkence raporu

İnsan hakları örgütleri, Hindistan’ın işkenceyi Keşmir’deki isyanı bastırmak için “kontrol aracı” olarak kullandığını söylüyor.

Sessizliği bozmak: Keşmir'deki işkence raporu
  • 20 Mayıs 2019, Pazartesi 14:36

İki farklı insan hakları kuruluşu tarafından hazırlanan rapora göre Hindistan kontrolünde bulunan Keşmir'deki mahkumlar "su, uykusuzluk ve cinsel işkence" dahil olmak üzere çeşitli işkencelere maruz kaldılar.

Pazartesi günü yayınlanan 560 sayfalık raporda, Keşmirlilere karşı uygulanan hücre hapsi, uykusuzluk ve cinsel işkencelerden bahsediliyor.

Kayıp Kişilerin Ebeveynleri Birliği (APDP) ve Jammu ve Sivil Toplum Koalisyonu Birliği (JKCCS) tarafından yayınlanan raporda; Diğer işkence yöntemleri arasında, elektrikle, tavandan sarkıtma, gözaltına alınan kişilerin kafasını suya batırılması (bazen biber tozu ile karıştırılıyor) gibi yöntemlerde olduğu belirtiliyor.

İşkence sırasında gözaltına alınanlar çıplak şekilde, tahta çubuklarla dövüldü ve vücutları demir çubuklar, ısıtıcılar veya sigara izmaritleri ile yakıldı.

Raporda belgelenen 432 tanıklıktan bir tanesini olan  Muzaffer Ahmed Mirza ve Manzoor Ahmad Naikoo’nun rektumları boyunca bir çubuğun sokulması ve organlarında yırtılmalar meydana geldi.

“Mirza birkaç gün sonra akciğer yırtılmasından hastanede öldüğü halde, Naikoo bu işkence yüzünden aldığı yaraların iyileşmek için beş ameliyat geçirdi.

“Hindistan devletinin kontrolündeki Jammu ve Keşmir'deki kontrol aracı” başlıklı raporda işkence mağdurlarının yüzde 70'inden fazlasının sivil olduğunu söyleniyor.

'Hak ihlalleri'

Hindistan, Müslümanların çoğunlukta yaşadığı bölgede yarım milyondan fazla güvenlik kuvvetini, silahlı bir isyanı bastırmak üzere yerleştirdi. Hint kuvvetleri, aşırı güç kullanımıyla ilgili eleştirilerle karşı karşıya kalırken, geçen yıl BM insan hakları örgütü hak ihlallerine uluslararası bir soruşturma çağrısında bulundu.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Şefi, Keşmir'deki insan hakları ihlalleri iddialarına ilişkin kapsamlı ve bağımsız bir uluslararası soruşturma yürütmek üzere Soruşturma Komisyonu’nuna (COI) çağrı yaptı.

Bir COI, BM'nin Suriye'deki ihtilaf gibi büyük krizlere ayrılmış en üst düzey komisyonlarıdan biridir.

Haklar örgütleri, kovuşturmalara karşı dokunulmazlık sağlayan bir yasa olan Silahlı Kuvvetler Özel Güçler Yasası'nın (AFSPA) kaldırılmasını talep ediyor.

1990'lı yıllarda silahlı isyanın başlamasından bu yana davaları belgeleyen rapor, tutukluların çoğuna zorla alkol tüketmeye zorlama gibi "dini inançlarına" karşı olan faaliyetlere zorlandıkları davranışsal baskı altına alındığını ortaya koyuyor.

'Raporlamada isteksiz'

Rapor, sivil kurbanların çoğunun, güvenlik güçlerinden gelecek misilleme korkusundan dolayı vahşeti bildirme konusunda genellikle isteksiz olduğunu ortaya koyuyor.

Rapor da “Mağdurlar rastgele toplandı, işkence gördü ve asla işkence gördüklerini bile söylemedi” deniyor.

Raporun bir kısmında, eski BM İşkence Özel Raportörü Juan E Mendez, "Uluslararası toplumda Hindistan'ın insan hakları siciline ilişkin endişelerini dile getirmenin bu duruma dikkat çekmekte çok büyük yardım" olduğunu söylüyor.

'En az bildirilen'

İnsan hakları avukatı ve JKCCS başkanı Parvez Imroz, El Cezire’ye "İşkencenin bölgede son on yıldan beri devam eden büyük insan hakları ihlallerinden biri" olduğunu söyledi.

Ayrıca "Bu rapor, bu korkunç suçun etrafındaki sessizliği kırma çabasıdır" dedi.

Jammu ve Keşmir bölgesi Polis Genel Müdürü, işkence iddialarını reddetti.

"Böyle bir durum yok, herhangi bir iddia varsa, adli soruşturma ve başka soruşturmalar var. Eğer böyle bir durum varsa, bize söylemeliler ve biz de onlara cevap vereceğiz" açıklaması yaptı.

İşkence mağdurlarının profili

Raporda, 432 mağdurun yarısından fazlasının işkence gördükten sonra bazı sağlık sorunları yaşadığı belirtildi.

Raporda, "Bu rapor için incelenen 432 davadan 24'ü kadın. Bunlardan 12'si Hintli askerlerden tarafından tecavüze uğradı" deniliyor.

İşkence mağdurları, fiziksel yaralarının iyileşmesinden uzun süre sonra psikolojik meselelerle savaştılar. Ayrıca “432 kurban arasında 44'ü işkenceye maruz kaldıktan sonra çeşitli psikolojik zorluk yaşadığı” belirtiliyor.

2015 yılında Sınırsız Doktorlar tarafından yayınlanan bir araştırma, bölgedeki nüfusun yüzde 19'unun Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) yaşadığını belirtilmişti.

Hindistan, 1997'den beri Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmesine (UNCAT) imza atmış olmasına rağmen, bugüne kadar anlaşmayı onaylamamıştı. BMMYK tarafından 2008, 2012 ve 2017 yıllarında gerçekleştirilen üç UPR'nin hepsinde, Hindistan'ın sözleşmeyi onaylaması önerilmiştir.

2010 yılında İşkence Önleme Yasası'nın Hindistan Parlamentosu'nda tanıtımı yapıldı, ancak geçemedi ve 2014'te sona erdi.

Raporun araştırmacılarından biri olan Khurram Parvez, "raporun devletin dayattığı tarih ve hafızanın silinmesi için bir meydan okuma olduğunu" söyledi.

Aljazeera.com'da Rifat Fareed tarafından kaleme alınan yazı buülke için tercüme edilmiştir.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık