Savaş alanında yenilen DAEŞ, terörün yeni aşamasını başlattı

59 saniyelik videoda, sekiz kişinin el sıkıştığı  "İnananların Emirleri" ve "Müslümanların Halifeliği" için bağlılık sözü verdikleri görülüyor. Videodaki kişiler 250'den fazla insanın hayatını kaybettiği ve aynı anda IŞİD'in küresel bir tehdit olarak gücünü devam ettirdiğini ortaya koyan Sri Lanka saldırılarını başlatmak üzereydiler.

Savaş alanında yenilen DAEŞ, terörün yeni aşamasını başlattı
  • 30 Nisan 2019, Salı 10:21

DAEŞ'in yayını al-Naba, “Halife bayrağı yeni arenalara yükseltmekle ve günler Allah düşmanları için daha çok hayal kırıklığına gebe” açıklaması ile paylaşım yaptı.

Sri Lanka saldırılarının ardındaki örgütlenme hakkında henüz bir şey öğrenilmedi, ancak terörle mücadele uzmanları ortak bir fikre sahip: adadaki küçük İslamcı gruplar dış yardım olmadan böyle karmaşık bir saldırı gerçekleştiremezlerdi.

Terörle Mücadele Analisti Dış İlişkiler Konseyi'nden Bruce Hoffman geçen Pazar günü yapılan saldırıların "Herhangi bir aşırılık yanlısı grup için örgütsel ve lojistik yeteneklerde bir sıçrama" olacağını söyledi.

Bu birkaç soruya ortaya çıkıyor: ISIS bomba yapımı, fon yaratma konusunda uzmanlık alanını başarılı bir şekilde ihraç ediyor mu? Nerede etkili olabilecek topraklar bulabilirler? Son üç yıldaki yıpratıcı savaşa maruz kalan örgüt merkezden uzaktaki saldırıları düzenleyebilecek ve yönlendirebilecek düzeyde güce sahip mi?

Kayma

CNN’in uluslararası muhabiri Ben Wedeman, DAEŞ'in son kalesi olan Suriye'nin kuzeyindeki Baghouz'da yaklaşık iki ay kaldı. Ben “Yüzlerce kişinin başka gün savaşmak için kaçmayı başardığına dair hiçbir şüphem yok” diyor. Ben Baghouz ele geçirilirken, kaçmak için pek çok fırsat olduğunu söylüyor. Bölgedeki güçlerin bütün alanı kapatmak için yeterli olmadığını dile getiriyor.

Militanların birçoğu hala Irak ve Suriye'de saklanıyor. Irak'ta IŞİD'in adaptasyonunu düşük seviyeli saldırılar ile görüyoruz. Bu yıl birkaç Sünni bölgesinde hükümet güçlerine ve Şii milislerine karşı pusu ve suikast gerçekleştirdiler. Bu yılın başlarında bir BM raporu şunları kaydetti: "Bu ağ, merkezi liderliğin kapsadığı kilit işlevleri yürüten hücresel bir yapı ile il düzeyinde kuruluyor."

Ocak ayında, DAEŞ'in uyuyan bir hücresi, Suriye'nin kuzeyindeki Münbiç’te hala kontrolünü elinde tuttuğu bölgelerden uzakta, dört Amerikalı dahil en az 14 kişinin ölümüne neden olan bir intihar saldırısı gerçekleştirdi. Geçen hafta, DAEŞ savaşçıları Palmira yakınlarındaki çölde El Kawm'a sürpriz bir saldırı düzenlediler.

1996 yılında İngiliz istihbaratında bulunmadan önce El Kaide’ye katılan Aimen Dean, CNN’e yaptığı açıklamada, bölgede 5.000 kadar DAEŞ savaşçısının olduğunu tahmin ettiğini söyledi.

Çoğu değerlendirme (kesin bir veri olmasa da), yüzlerce DAEŞ savaşçısı ve planlayıcısı, Musul ve Rakka'nın kaybedilmesinden sonra başka yerlere kaydığını öne sürüyor.

Birleşmiş Milletler IŞİD / El-Kaide / Taliban İzleme Ekibi Koordinatörü Edmund Fitton-Brown "Ne kadarının öldüğünü bilmiyoruz" diyor. Ayrıca “En azındanP'sinin hayatta kalacağını varsayabiliriz. Kişisel tahminim daha fazlası.” şeklinde dile getiriyor.

İstihbarat kaynakları, bazılarının İran’dan Pakistan’ın Belucistan eyaletine ve Afganistan’a kaydığını söylüyor. Propagandalar, DAEŞ'in Hindistan'ı gelecek vaat eden bir bölge olarak gördüğünü ve buradaki Müslüman-Hindu gerginliklerini artırmaya niyetli olduğunu öne sürüyor. Diğerleri Ürdün ve Suudi Arabistan'a gittiler. Burada Colombo bombalamalarıyla aynı gün DAEŞ'ten ilham alan bir saldırı gerçekleşti.

Libya'daki DAEŞ ağı, kıyıdaki Sirte kasabasından çıkarıldığından bu yana yeniden toplanıyor ve bu yıl Libya diğer gruplara karşı çeşitli saldırılar düzenledi.

Filipinler'de, DAEŞ yanlısı bir grup 2017'de Marawi kasabasının bir bölümünü beş ay boyunca ele geçirdi; birçok yabancı savaşçı burada yer alıyordu.

Aimen Dean, "Endonezya, Malezya, Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün: bunlar geri dönenlerin önemli bir tehdit oluşturacakları ülkelerdir" diyor.

İt ve çek

Halifeliğin savaşta bulunanları ötesinde, çevrimiçi radikalleşme ve aşırı vaizler tarafından etkilenen birçok DAEŞ sempatizanı var. Halifeliğin çöküşü DAEŞ’in görünüşünü azaltıyor olabilir ve ABD Başkanı Donald Trump'ın "Biz  örgütün 0'ünü yendik" demesine rağmen etkisi kesinlikle bitmedi. Grup liderliği uzun zamandır varlığının bu yeni aşaması için hazırladı. DAEŞ sözcüsü Ebu Muhammed El Adnani, bir insansız hava saldırısında öldürülmeden önce bölge kaybının grubun sonunu getirmeyeceğini söyledi.

DAEŞ'in liderliği dağıtıldı, iletişim ve planlama aksatıldı. Fakat mesaj hala ortada, Edmund Fitton-Brown, DAEŞ'ten ilham alan saldırıların yeni normal olacağını dile getiriyor.

Terörle Mücadele Merkezi Sentinel, "Çevrimiçi gördükleri bir şeye yanıt veren öfkeli, radikalleşmiş bireyler" diyor.

Bazıları DAEŞ’in ideolojisine üye olacak; bazıları El Kaide'ye bakacak. Kuzey Afrika'daki Sahel gibi bazı yerlerde, her grubun üyeleri arasında bir tomurcuklanmaya dair işaretler var.

Suriye’deki mücadeleyi yakından takip eden Aimen Dean, bazı eski DAEŞ savaşçılarının Suriye’nin kuzeyindeki El-Kaide-Hurras el Deen’le uyumlu bir gruba yerleştiğini söylüyor.

Terör bankası

DAEŞ’in kritik bir avantaja sahip olduğu yer ekonomisidir. Fitton-Brown, varlıklarının tahminen 50 milyon ila 300 milyon dolar arasında olduğunu söylüyor. Diğer tahminler daha da yükseliyor. Halifeliğin gelirleri meşru işletmelere yatırılmış, bankalar ve para borç verenler aracılığıyla aklanmış ve kelimenin tam anlamıyla döşeme tahtaları altına gizlenmiştir.

Sri Lanka saldırılarıyla ilgili önemli bir soru nasıl finanse edildikleridir. Dean, operasyonun 30.000 ila 40.000 dolar arasında bir maliyetinin olabileceğini tahmin ediyor. “Kim bu kadar parayı bir araya getirdi ve nasıl aldı?” diye soruyor.

Benzer şekilde, bir hafta önce Riyad’a yapılan saldırıdan sonra Suudi yetkililer, Dean’in kaynaklarına göre yapımı yaklaşık 200.000 dolara mal olacak yeni inşa edilmiş bir çiftlik kompleksine baskın düzenledi. Orada da çok para ve silah vardı.

Bu nedenle, DAEŞ liderliği hala fonların hareketi üzerinde bazı kontroller yapıyor. Fitton-Brown, " Gizli para ve altınlar kesinlikle [Irak ve Suriye'nin] dışına taşındı" diyor.

Dean, “Nakit her zaman kurum içindeki nihai otorite tarafından merkezi olarak yönetiliyor” diyor. Operasyonlar yerel bayiliklerin takdirindedir; fonları sürekli değil diyor. Dean CNN'e "DAEŞ, Terörün Bankası" diyor.

Küresel bir fenomen

Geçtiğimiz yıllarda terörizm yerel veya ulusal olma eğilimindeydi. 1998'de El Kaide, Doğu Afrika'daki saldırılarla dünya sahnesinde çıktı, ardından üç yıl sonra ABD'ye yapılan 11 Eylül saldırıları gerçekleşti. Ulusötesi terör çağı başlamıştı. Terörizmin küresel erişimi o zamandan beri çevrimiçi radikalleşme, şifreli mesajlaşma ve uluslararası seyahat kolaylığı ile beslendi.

Bruce Hoffman'ın Dış İlişkiler Konseyi için yazdığı, “Yeni Zelanda'daki iki camiye yapılan saldırının Mart 2019'da olduğu gibi, İslamofobi'nin artması; Hristiyanların Mısır, Suriye ve Irak'taki DAEŞ tarafından sınırlandırılmamış hedefleri veya Pakistan'daki Sünni aşırılık yanlılarının Şii topluluklarına saldırıları.” her yerde dini hoşgörüsüzlük ve mezhepsel gerginlik olarak tanımlıyor.

Bu, DAEŞ’in büyüdüğü ortamdır. Örneğin Paris'teki saldırıları, Müslüman aleyhtarlığı hissettirmek için tasarlandı. Grubun kalan liderleri nerede saklanırsa saklansın, dini düşmanlığın Sri Lanka'da canlanacağını umuyorlar.

Edmund Fitton-Brown'un dediği gibi: "Bir ortam tehdidiyle yaşamak zorundayız. Bu modern dünya."

Bu makale CNN'deki İngilizce orjinalinden Buülke için tercüme edilmiştir.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık