Mısır’ın Mısırlılardan alınması: “Barışın” 40. yılı

Mısır’ın Mısırlılardan alınması: “Barışın” 40. yılı

İsrail, 1967’de 6 gün savaşları olarak bilinen savaştan sonra Mısır’a ait olan Sina yarım adasını işgal etmişti. 1973 yılında dönemin devlet başkanı Enver Sedat, Sina’yı geri almak için düzenlediği ani bir saldırıyla ilk başta bir takım avantajlar elde etmişti. Ancak İsrail saldırının şokunu atlattıktan sonra sahada önemli ilerlemeler sağlamış ve İsrail-Mısır arasındaki savaş tam bir çıkmaza girmişti.

Tüm bu şartlar altında iki tarafta barış görüşmeleri için önce meşhur Camp David anlaşmasını imzaladı. Ardından 1979 yılında ise iki taraf arasında kalıcı barışı sağlamayı hedefleyen İsrail-Mısır Barış Antlaşması imzalandı. İttifak edilen bu anlaşmanın ardından Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat, İsrail ile ilk normalleşen Arap ülkesi lideri olmakla kalmayıp İsrail’i ziyaret etti. İsrail meclisinde bir konuşma yapan Sedat, aynı zamanda İsrail’i ziyaret eden ilk Arap lider de oldu.

İsrail ve Mısır arasında gerçekleşen bu anlaşma Mısır’ın yararına mı oldu? İşte bu soru 25 Ocak 2011 yılında, Mısır’da gerçekleşen devrimin ardından ortaya çıkan belgelerle ortaya konulmuştu. Özellikle Mısır’ın İsrail’e sağladığı gaz imtiyazları uzun süre uluslararası medyanın gündemindeydi.

Bugün İsrail-Mısır Barış Antlaşmasının 40. Yıl dönümü. Mısırlı uzmanlar görüşlerini Arabi21 sitesinde paylaştı. Paylaşılan görüşlerin bazıları şu şekilde…

Enver Sedat’ın İsrail ile imzaladığı barış antlaşmasından sonraki 40 senede ikili ilişkiler bir çok çıkış ve inişler gördü. İlişkiler ülke yönetimi çeşitli şekillerde el değiştirse de tam manasıyla hiçbir zaman kopmadı. Hatta 25 Ocak halk devriminden sonra dahi barış antlaşmasının devamına karar verilmişti. Ki 25 Ocak Devrimi sırasında göstericiler İsrail konsolosluğuna girip, İsrail bayrağını indirmişlerdi.

İsrail bu barış antlaşmasından gerek siyasi gerek ekonomik bir çok açıdan faydalar sağladı. Ancak Mısır halkı için hiçbir fayda sağlamadı. Anlaşma sadece Mısır’daki bazı seçkin bürokratlar ve çevrelere çok geniş imkanlar sağladı. Bu imkanlar elbette İsrail’e verilen imtiyazlar sonucunda ortaya çıktı. Demokratik yollarla seçilen ilk cumhurbaşkanı olan Mursi’yi devirerek iktidara gelen Sisi de aynı yerleşik düzeni devam ettirdi. Hatta hiçbir dönemde verilmeyen tavizler sundu.

Mısır Parlamentosu Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Muhammed Cemal Haşmet anlaşmayla iligili “Mısır halkı bu anlaşmanın zarar verdiği ilk kesimdir. Mısır halkı İsrail güvenliğini sağlamak ve Filistin meselesini unutturmak için getirilen Sisi rejiminin baskıları altında yaşayan bir halktır.” dedi.

Haşmet ayrıca, “Mısır halkı bu ittifakın uygulanmaması için mümkün olan her yolu denemiştir. Bu geçen 40 yılı incelediğinizde Mısır’da gerek öğrenci hareketleri, gerek doktorlar, gerek siyasiler bu ittifaka buldukları her fırsatta karşı çıkmıştır.” dedi. Mısır halkının ödediği bedellerden bahseden Muhammed Haşmet “Ancak nihayetinde İsrail’in istediği oldu. Bu yolda biz şehitler verdik. Selman Hatir gibi niceleri İsrail’in Filistin Meselesini unutturmak için yaptıklarını engelleme yolunda şehit oldu.” İfadelerini kullandı.

Bu süreçte Mısırlı bir çok parlamenter de anlaşmanın iptali için mücadele etti. Bir çok sosyal hareket de bu yönde çalışmalar yürüttü. Bu hareketler Mısır’da muhalefetin olabileceğinin düşünüldüğü 1984-87 ve 2000-2005-2010 yıllarında kendisini gösterdi. Parlamento da bu anlaşmanın iptali çağrısı yapıldı. 2010 yılında da İhvan-ı Müslim’in de bu anlaşmanın iptali ile ilgili bir talebi oldu.

Haşmet ayrıca işçi sendikalarının da bu protestolardaki rolüne değindi ve “90’lar işçi sendikaları için altın yıllar sayılabilirdi. Askeri darbenin ülkede yeniden yükselmesiyle birlikte bu sendikalar da büyük baskı altına alındı. Bu sendikalar, anlaşmanın uygulanmasına karşı geliştirilen muhalefette çok büyük bir rol oynadılar. “ dedi.

Mısır halkının gördüğü zararlardan bahsederken Haşmet, “Mısır halkı bu anlaşmanın tehlikesine karşı büyük bir bilince sahipti. Bu anlaşma Mısır’ı siyasi, ekonomik ve kültürel olarak büyük bir izolasyonun içinde bıraktı.” dedi.

Yorumumuz

Mısır ve İsrail arasında imzalanan bu antlaşma Mısır’da sürecek bir askeri yönetimin teminatı hüviyetindedir. İsrail ve Mısır arasında sağlanan gizli ittifakla Mısır’daki seçkinler zenginleştirilmektedir. Bu zenginleştirilen kitlenin zenginliğini devam ettirmesi İsrail ile yapılan halkın zararına olan bu antlaşmanın devamına bağlıdır. Mısır halkı kendi zararına olan bir antlaşmayla yaşamasının tek yolu da baskıcı ve şiddet eğilimli bir yönetimin iktidarda kalmasıdır. İsrail, Mısır ile yaptığı bu antlaşmayla kendisine bağladığı elitleri yönetimde tutarak, İsrail’i muhatap kabul etmek istemeyen Mısır halkını da böylece atlatmış oluyor.

Sisi de bu yerleşik düzenin devamı niteliğindedir. Al Jazeera’da darbe gününe dair yayınlanan bir belgeselde konuşan Khaled Al Qazzaz darbe günü gerçekleşenleri aktarmıştır. Başkanlık Dış İlişkiler Sekreti olan Khaled, darbe yapılmadan önce Mursi ile Sisi’nin yeni bir kabine üzerinde anlaştıklarını aktarıyor. Ülkede yaşanan büyük protestolar ardından yeni kabineyi de askerlerin gönlünü alarak oluşturan Mursi Sisi’yi yanına davet ediyor. Hatta Sisi “Anlaştık mı Tamam mı Sisi?” diye sora Mursi’ye “Tabiki hatta beklediğimden bile fazlasını aldık” şeklinde cevap veriyor. Ancak Başkanlık sarayından ayrılan Sisi birkaç saat sonra Mursi’nin ofisini arayarak yaptıkları yeni kabine ittifakının geçersiz olduğunu bildiriyor.Ve darbe fiili olarak başlıyor.

Siyasi uzmanlar Sisi’nin başkanlıktan çıktıktan sonra kimlerle görüştüğünün ve kararını neye göre değiştirdiğini bildirmesi gerektiğini belirtiyor. En çok konuşulan ihtimal ise Sisi’nin muhtemel bir yönetime el koyma durumunda İsrail onayını aldığı şeklinde.

Kaynaklar: Arabi21 , Al Jazeera

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık