İsrail neden Irak’taki İran yanlısı milislere saldırıyor?

İsrail, Irak’ı İran’la olan vekil savaşları için kullanıyor ve Irak bunu durdurmak için hiçbir şey yapamıyor.

İsrail neden Irak’taki İran yanlısı milislere saldırıyor?
  • 27 Ağustos 2019, Salı 14:59

Geçtiğimiz ay boyunca, yarı-resmi Popüler Mobilizasyon Güçleri (PMF) şemsiyesi altında savaşan İran yanlısı Şii milislerinin yönettiği tesislere yönelik bir dizi hava saldırısı, Irak'ta işleri gerçekten karıştırdı.

Daha önce el değmemiş ve zarar görmemiş olan PMF, Irak’ta hareket etme, kontrol noktaları kurma, kendi gözaltı kamplarını yönetme ve ulusal savunma bütçesinin ve büyük ölçüde ABD tarafından sağlanan cephaneliğin kullanımı konusunda tam bir özgürlüğe sahipti.

Şimdi, üst düzey Irak Şii militan liderleri panik içinde. Çünkü eski ve büyük ölçüde dokunulmaz düşmaları olan İsrail’in hedefinde yer alıyorlar.

Drone saldırıları muhtemelen İsrail’in

Hava saldırıları, sofistike bir İsrail hava harekatının  tüm işaretlerini taşıyor gibi görünüyor.

İlk saldırı bir ay önce Irak'ın kuzeyindeki Salahaddin Valiliği'ndeki Amerli yakınlarındaki El Shuhada askeri üssünde gerçekleşti. Raporlar, silahlı bir dronun, Suriye'ye giden ve buzdolabındaki yiyecekleri taşımak için kullanılan kamyona gizlenen bir İran balistik füze kargosunu vurduğu gösteriyor. Bu saldırıda bir Iraklı ve iki İranlı'nın öldürüldüğü söyleniyor.

İkinci saldırı Temmuz ayının sonunda gerçekleşti. Bu sefer İran sınırına yakın ve İran'ın sınırında ve Bağdat'ın sadece 40 kilometre kuzeydoğusunda bulunan Kampan kampında İran hedefleri vuruldu. Irak’a İran’dan yeni gelmiş olan “askeri danışmanlar” ve balistik füzeler hedef alındı.

Üçüncü saldırı geçtiğimiz hafta Irak’ın başkenti Bağdat’ta gerçekleşti. Başkentte Al Saqr askeri üs birincil hedef oldu, bir kişi öldürdü ve 29 kişi de yaraladı.

Al Saqr Bağdat'ın güneybatısında ve İran destekli PMF tarafından kontrol ediliyor. İsrail uydu görüntü analiz şirketi ImageSat International, patlamanın muhtemelen “bir hava saldırısından kaynaklandığını” söyledi. 

En son saldırı Salı gecesi gerçekleşti ve yine Salahaddin'deydi. Ancak bu sefer Bağdat'ın 64 kilometre kuzeyindeki Balad Hava Üssü'nde bir PMF silah deposu hedef alındı. Saldırı sonrası alınan görüntüler, yükselen siyah duman bulutlarının havada yükseldiğini gösteriyor.

Irak polisi “gizemli” patlamaların hatalı ekipmanlardan ve Irak yazının aşırı sıcağından kaynaklandığını iddia ediyor. Ancak Irak parlamentosundaki araştırma misyonu, bunun böyle olmadığı ve patlamadan tanımlanamayan bir dronun sorumlu olduğu sonucuna vardı. Medya şu an ABD yetkililerinden alıntı yaparak İsrail'in en azından üçüncü saldırının arkasında olduğunu doğruluyor. 

Bu saldırılardan geri kalanlarında İsrailli olma olasılığı oldukça yüksek. PMF komutanları saldırılar için hem ABD'yi hem de İsrail'i suçlarken, Pentagon'un bu hedeflere ulaşması pek olası değil.

Nihayetinde Washington, federal polisin bir parçası olarak faaliyet gösteren bu milislere ve İran destekli milislerin DAEŞ'le mücadele sırasında sızdığı diğer birimlere geniş kapsamlı hava desteği sağladı. Başka bir deyişle ABD, bütünüyle Dış Terör Örgütü olarak belirlediği askeri bir güç olan İran’ın İslam Devrim Muhafızları Birliği (IRGC) ile bağlantılı militanlara olanak sağladı ve korudu.

Bununla birlikte, ABD’nin İsrail’in niyetleri hakkında bilgilendirilmesi ve bir kenara çekilmesi ve hava saldırılarının gerçekleşmesine izin vermesi muhtemel. Tam olarak aynı olmasa da, ABD 1981’de İsrail’in Opera Operasyonu’nun da farkındaydı. Burada Irak’ın hafif su Osirak nükleer reaktörünü ironik bir şekilde İran istihbarat yardımı ve işbirliği ile bombaladı. En sevilen müttefiki “ulusal güvenlik” söz konusu olduğunda, Beyaz Saray nadiren İsrail'e hayır diyor. 

Irak'ta "karşı önlemler" başarısız olacak

Bu saldırılar sonuçta İsrail’in ulusal güvenlik çıkarlarıyla ilgilidir. Geçtiğimiz yıl, Tel Aviv, Irak'ı yüksek bir güvenlik riski olarak gördüğünü ve ülkedeki İran askeri varlıklarını hedef alabileceğini işaret etti.

İran, Irak'ı Suriye ve Lübnan'daki merkezlerine balistik füzeler taşımak için bir lojistik merkez olarak kullanmaya devam ediyor. İsrail'in bu füzelerin yaklaşmalarını beklemek yerine, daha önce lojistik zincirini vurmasını tercih etmesi şaşırtıcı değil.

Saldırıların bir sonucu olarak, Irak Başbakanı Adel Abdul Mehdi, yabancı askeri uçakların Irak hava sahasında doğrudan ve önceden rızası olmadan çalışmasını öngören tüm lisanslarını iptal etti. Tüm mühimmatların yoğun nüfuslu alanların dışına taşınmasını emretti.

PMF’nin ABD’de terörist olarak kara listeye alınan komutan yardımcısı Abu Mehdi Al-Muhandis de hem Amerikan hem de İsrail varlıklarına karşı askeri güç kullanma tehdidinde bulundu.

Her ne kadar ulusal güvenlik sorumlusu Faleh el Fayyadh, Muhandis’in tehditlerinden geri dönmüş olsa da, Muhandis kendi milislerini PMF’den bağımsız olarak kontrol ediyor ve bu nedenle IRGC’nin izni ve desteği ile tek taraflı hareket edebiliyor.

Bununla birlikte, Irak, PMF’nin gelecekteki saldırıları durdurma kabiliyetinden yoksun olmasının yanı sıra, kendi hava sahasını denetleyemiyor. İsrail’in bu hedefleri vurmak için Irak’ta izninin olmadığı açık. 

Ayrıca, Irak hükümeti kendi erken uyarı tespit sistemlerine sahip olmadığı için Irak hükümeti hava sahası üzerinde kendi kurallarını uygulamasının imkansız olduğunu biliyor. Ayrıca İsrail Hava Kuvvetleri tarafından kullanılan ve bu dört ayrı saldırıda kullanıldıklarından şüphelenilen ileri seviye insansız ve insanlı uçakları engelleme kabiliyetine sahip değiller. 

Irak, neredeyse sadece ABD’yi hava savunması için kullandı. Beyaz Saray’ın işbirliği olmadan, Irak’ın İsrail’in hava gücünü daraltması pek mümkün görünmüyor.

Irak, hem Amerika Birleşik Devletleri'nin hem de İran'ın başkenti altından çıkıncaya dek, kendi egemenliğini sağlayamaz.  Ayrıca, Irak’taki İranlıların materyallerini ve nakit paralarını taşınmasında bir dağıtım merkezi olarak izin vermesi kendisini saldırıya açık bırakmaya devam ediyor.

Bu, Tahran'ın Irak’tan askeri kaynakları taşımaya devam ettiği sürece, İsrail’in gerekli gördüğü ve istediği zaman hedefleri vurmaya devam edeceği ve ABD’nin onları durduracak hiçbir şey yapmayacağı anlamına geliyor.

TRTWorld’de yayınlanan ve Tallha Abdulrazaq tarafından kaleme alınan yazı buülke için tercüme edilmiştir.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık