İsrail Gazze'deki Filistinlileri sakatlayarak susturmaya çalışıyor

Jasbir Puar ve Ghassan Abu-Sitta tarafından kaleme alınan yazıda bugün İsrail ordusunun hala devam ettirdiği Yitzhak Rabin'in “kemikleri kırma” politikası ve Gazze halkı üzerindeki etkisini ele alıyor.

İsrail Gazze'deki Filistinlileri sakatlayarak susturmaya çalışıyor
  • 03 Nisan 2019, Çarşamba 15:01

BM İnsan Hakları Konseyi Soruşturma Komisyonu yayınladığı raporda 30 Mart 2018'de başlayan Büyük Dönüş Yürüyüşü’nde İsrail keskin nişancılarının kendilerine tehlike oluşturmayan siviller, gazeteciler, engelli insanlar ve hatta çocuklara ateş ettiğini belirtti.

Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) Şubat 2019 durum raporuna göre yürüyüşün başlangıcından bu yana 266 kişi hayatını kaybetti. Ancak sivil ölümler hikayenin sadece bir kısmı. Raporda ayrıca, bir yıldan kısa sürede, Gazze Şeridi nüfusunun yüzde 0.01'den fazlasının yani 29.130 insanının yaralandığı ortaya koyuyor. Bunların 6.557'si gerçek silah mühimmatları ile yaralandı ve bunların yüzde 89'u (5,183) alt uzuvlarından vuruldu.

Protestolar sırasında, bir kilometreden daha uzun menzilde bir hedefi öldürmek üzere tasarlanan keskin nişancı mermileri, protestoculara birkaç yüz metreden ateş ederek yıkıcı yaralanmalara neden oldu. Bu tür yaralanmalar genellikle iyileşmeden önce beş ila dokuz ameliyat gerektiriyor ve tedavilerinin tamamlanması en az iki yıl sürüyor. Gazze Sağlık Bakanlığı Uzuv Kurtarma Birimi'ne göre, şu anda Gazze'de rekonstrüktif cerrahi bekleyen 800 ila 1.200 arası genç Filistinli erkek var.

Bu ayın başlarında, bu hastalara rekonstrüktif cerrahi sağlama yükünü tartışmak için Brüksel'deki Sınırsız Doktorlar tarafından bir uzmanlar toplantısı düzenlendi. İronik olarak, 22 Mart'ta yapılan toplantısının ilk gününün sonunda, bazıları gerçek silah mühimmatı ile Gazze'de 181 Filistinli yaralandı.

Toplantıda, Gazze'nin en büyük hastanesi olan Şifa Hastanesindeki Filistinli cerrahlar, İsrail keskin nişancıları tarafından yaralananların çoğunluğunun, bir merminin tek seferde sinirlere, arterlere ve diz eklemine zarar verebileceği diz altı uyluk kısmından vurulduğunu anlattı. Bu tarz ağır yaralanmalar, İsrail’li keskin nişancıların yalnızca hedeflerini geçici olarak immobilize etmek için değil aynı zamanda uzun vadeli hasar vermek için vurduğunu göstermektedir.

Bu ateşli silah yaralarının yaklaşık yüzde 30'u bakteriyel kemik enfeksiyonlarına yol açmakta, bu da zaten yorucu tedavi sürecini zorlaştırmaktadır. İlaca dirençli bakteri (MDR) çağında, bu enfeksiyonların tedavisi hem zor hem de maliyetlidir.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, Büyük Dönüş Yürüyüşü sırasında Mart ayında meydana gelen yaralanmalar sonucu, geçen yıl Gazze’de 124 uzuv kesme ameliyatı gerçekleşti. Bu sayının önümüzdeki günlerde artması muhtemeldir, çünkü enfekte ateşli silah yaralanmaları hızlı bir şekilde kötüye gidebilir ve tıp uzmanlarının çabalarına rağmen, uzuvları kurtarılamaz hale gelebilir.

Bir yıl önceki Büyük Dönüş Yürüyüşü başlamadan önce, İsrail'in Gazze'deki tekrarlanan saldırılarında benzer şekilde binlerce Filistinli yaralandı. Bu yaralanmalar tıpkı geçmiş yıllardaki eski Savunma Bakanı Yitzhak Rabin'in, ilk İntifada döneminde yaptığı  gibi "kemikleri kır" politikasının bir sonucudur. Ancak artık kemik kırma eski usullerle elle değilde keskin nişancı tüfekleriyle yapılıyor.

Bu kasıtlı olarak protestocuları sakatlama ve bir sakatlık salgını yaratma politikası, İsrailli yerleşimci sömürgeciliği için birçok amaca hizmet ediyor.

Birincisi, halihazırda çökmekte olan Filistinli sağlık altyapısı üzerinde büyük bir baskı yaratıyor. Örneğin, 14 Mayıs 2018'de ABD büyükelçiliğinin Kudüs'e transferine karşı protesto gösterileri sırasında İsrail kuvvetleri 10 saat içinde pek çok Filistinli'yi (1.300'den fazla) yaralayarak sağlık sisteminin tamamen çalışmaz hale gelmesine ve Gazze'deki hastanelerin hastaları mecburen erken taburcu etmesine sebep oldu.

İkincisi, aile bireylerinden biri sakat kaldığında ve para kazanan birisi kalmadığında bireyler kendisine bakım sağlamak ve tıbbi masrafları karşılamak için ek fonlar bulmak zorunda kalıyor.

Üçüncüsü, sakatlık, kitlesel katliamlar ile uluslararası eleştiriden kaçınırken protestocu Filistinlilerin direniş ruhunu yok etmeye çalışıyor. İsrail, insani bir felaket yaratarak, Gazze Şeridi'ndeki Filistin halkının hakları konusundaki küresel tartışmayı bölgedeki nüfusun tıbbi ihtiyaçları konusuna çekmeye çalışıyor. Çok sayıda engelliye yardım sağlama ihtiyacı, yardıma olan bağımlılığı daha da sağlamlaştırdı.

Geçtiğimiz yıl Gazze'deki Filistin halkının dizginlenemez cesaretinin bir kanıtı olmuştur. Uluslararası toplum, ne yazık ki onları başarısızlığa uğrattı. İsrail'in suçlarını besleyen cezasızlık duygusunu teşvik etti.

Bu başarısızlığa rağmen, Filistinlilerin Gazze'deki 12 yıldan fazla süren bir orta çağ ablukasına son verme konusundaki kararlılığı daha iyi ve daha onurlu bir yaşamı hakettikleri inancına yol açtı.

Yazı Aljazeera’den Buülke için tercüme edilmiştir.


 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık