Endonezya'da seçim ve ordunun siyasetteki rolü

Endonezya’da silahlı kuvvetler 2004'te siyasetten men edildi, ancak perde arkasında gücünü koruyor

Endonezya'da seçim ve ordunun siyasetteki rolü
  • 13 Nisan 2019, Cumartesi 12:33

İnsan hakları aktivisti olan Robertus Robet, yaklaşık 30 yıl önce diktatör Suharto’yu devirmek için yapılan protesto gösterilerine katılmış ve başını belaya sokmadan bir eleştiri şarkısı söylemişti.

Bu yılın başlarında Robet, Cumhurbaşkanı Joko Widodo'nun aktif askeri subayların hükümet bakanlıklarında iş bulmalarına izin veren kararına muhalefet ederek tekrar aynı şarkıyı söyledi. Ancak bu sefer, usulüne uygun bir şekilde tutuklandı.

Robet, Al Jazeera'ya, “Daha önce şarkı söylediğimde kimse rahatsız değildi” dedi. Ayrıca konuşmasında plana karşı olmadığını sadece askerlerin önce emekli olması gerektiğini savunduğunu dile getirdi.

Genelde TNI kısaltması (Tentara Nasional Indonesia) ile bilinen Endonezya ordusu, Suharto'nun devrilmesinden sonra, otoriter 32 yıllık iktidar sırasında ulusal parlamentoda elinde tuttuğu koltukları kaybettiğinde reform yapmak zorunda kaldı.

Ayrıca, ülkeyi savunmak için değil, aynı zamanda adalar arasında siyasi yaşamın içine var olmak için ikili rolünden de vazgeçmek zorunda kaldı.

2004 yılından beri resmen siyaseten yasaklanmış, ne asker ne de polis oy kullanma hakkına sahip değil.

Ancak yasal kısıtlamalarla rağmen generaller gücünü korumaya devam ediyor.

2014 yılında başkan olan eski Solo belediye başkanı Joko Widodo, geleneksel seçkinlerin dışından iktidara gelen ilk Endonezya lideriydi. Kendisini demokrat bir reformist olarak nitelendirilmesine rağmen, orduya giderek daha yaklaştı.

Antonius Made Tony Supriatma, Singapur'daki ISEAS-Yusof Ishak Enstitüsü'ndeki Endonezya Çalışmaları Programında bir yazısında “Siyasi kariyerinin başından beri onunla birlikte çalışan kişisel bir güvenilir subay ağı kurdu.” diye yazdı.

“Kuşkusuz, ordunun politikadan men edilmesine rağmen, Jokowi silahlı kuvvetlerin hala Endonezya'daki en önemli siyasi oyuncu olduğunu iyi biliyor.”

Sırdaş

Widodo'nun en güvenilir danışmanlarından ikisi eski generallerdir.

Luhut Binsar Panjaitan, 20 yıldan fazla süredir ülkenin özel kuvvetlerinde görev yaparken, AM Hendropriyono da özel kuvvetlerdeydi. 2004 yılında Endonezya'nın en önde gelen insan hakları aktivisti Munir'in öldürüldüğünde istihbarat teşkilatına başkanlık ediyordu.

Her ikisinin de kayınpederi, Widodo'nun görev süresi boyunca hızlı bir yükseliş yaşadı.

Başkan, ayrıca 2016 yılında eski Ordu Şefi Wiranto'yu da Politika, Hukuk ve Güvenlik Bakanlığı koordinatörlüğüne atadı.

Wiranto, Doğu Timor'da 1999 kanlı bağımsızlık seçimleri sırasında 1000'den fazla ölümle ilgili olarak "insanlık suçu" sebebiyle Birleşmiş Milletler tarafından suçlandı. Ancak o bu suçlamalardan sorumlu olmadığını söylüyor.

Bu arada Suharto'nun başkan yardımcısı ve Doğu Timor'daki suistimallerle suçlanan Sutrisno, ikinci dönem için Widodo'yu destekliyor.

Askeri ve insan hakları konularında çalışan bir insan hakları aktivisti olan Puri Kencana Putri, "Sivil ve askeri anlatıyı ortaya çıkarmak söz konusu olduğunda toplumumuz tökezliyor" dedi.

“Ordunun 'ikili işlevini' iptal etmek de dahil olmak üzere reform planını koruyamadık.”

Geçtiğimiz birkaç yıl boyunca, Widodo bu ikili işlevin kaldırılmasının neden olduğu orta ve üst düzey subayların fazlalığı için arayış içine girdi.

2017'de Antonius Made Tony Supriatma'ya göre, her biri toplamın beşte birini temsil eden yaklaşık 141 TNI generali ve 790 albayının resmi bir konumu yoktu.

Bunlardan 60'ının sivil idarede emekli olmadan görev alması yanı sıra yeni birimler ve görevlerin oluşturulmasına izin verme teklifi, bu dengesizliği çözmenin çabasıydı.

Ancak Jakarta'daki Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nden araştırmacı olan Evan Laksmana, teklifin yalnızca geçiçi bir şey olduğunu memurun sıkışıklık sorununu çözmediğini söylüyor.

Ayrıca “Bu gerileyici bir kamu ve askeri politika” diye ekledi.

Ordu daha profesyonel hale gelmedi

Ordu, Suharto döneminin ayırt edici özelliği olan ulusal altyapı girişimleri ve köy bazlı projeler gibi ülkenin kalkınması ile daha fazla ilgilenmeye başladı.

Tarım Reformu Konsorsiyumu olan bir STK olan 2018 yıllık raporunda, Widodo'nun ilk döneminde  toprak için yaşanan çatışmalar sonucu 41 kişinin öldürüldüğünü, 51 kişinin vurulduğu ve 546'sının işkence gördüğünü belirtti. Raporda ayrıca asker ve polisin, hükümet ve şirketler ile çalıştığını iddia edildi.

Batı Papua'daki Nduga'da, binlerce kişi geçen Aralık ayında ayrılıkçı gruplar tarafından inşaat işçileri öldürülmesinin ardından yaşanan operasyonlar sebebiyle bölgeyi terk etmek zorunda kaldı.STK'lar orduyu köylüleri taciz etmek, ev ve kiliseleri yıkmakla suçluyorlar.

Bu ayın başlarında Papua'daki TNI sözcüsü iddiaları "aldatmaca" olarak nitelendirdi ve birliklerinin Cenevre Sözleşmelerini desteklediğini söyledi.

Puri, "Widodo orduyu daha profesyonel hale getiremedi" dedi.

Prabowo, Suharto’ya sadık ve eski Ordu Stratejik Komutanlığı (Kostrad) komutanıydı. Müreffeh Adalet Partisi ve Ulusal Manda Partisi (PAN) dahil olmak üzere İslami siyasi partilerle milliyetçilik ve muhafazakarlığa dayanan bir kampanya yaptı.

PAN, Endonezya'nın en büyük ikinci Müslüman kuruluşu olan Muhammadiyah ile bağlantılı.

Prabowo, Endonezyalıların şimdi TNI'nin ülkedeki en güvenilir kurum olduğunu gördüklerini öne süren Charta Politika ve Lembaga Survei Indonesia (LSI) dahil olmak üzere son anketlerden faydalanmayı umuyor.

Aljazeera'da Febriana Firdaus tarafından kaleme alınan yazı buulke tercüme edilmiştir.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık