Aracılar, Kudüs’te yaşayan insanların evlerini İsrailli yerleşimcilere satıyor.

Al Jazeera, işgal altındaki Doğu Kudüs’te Filistinlilerin evlerinin İsrailli yerleşimcilere satılıyor olmasının ardındaki iddiaları araştırıyor.

Aracılar, Kudüs’te yaşayan insanların evlerini İsrailli yerleşimcilere satıyor.
  • 03 Nisan 2019, Çarşamba 13:57

Anavatanlarını geri kazanmak için halihazırda devam eden mücadelede, Filistin; Doğu Kudüs’ü her zaman Filistin Devleti’nin gelecekteki başkenti olarak gördü, fakat Filistinlilerin evleri İsrailli kişiler tarafından devralındığı için sahadaki durum hızlı bir şekilde değişiyor.

Bu durum on yıllardır olmasına rağmen, Doğu Kudüs’teki Filistinlilere göre yeni etkenler söz konusu: Satımda paravan kişiler olarak davranan Filistinli aracılar -İddialara göre yerleşimci şirketler ve bazı durumlarda Arap ülkelerinden kişiler tarafından destekleniyorlar-.

Kudüste bir ev inşaa etmek için izin almak neredeyse imkansız. İnşaat için tahsis edilmiş çok az toprak var ve İsrailli yetkililer genellikle Filistinlilerin inşaat izni için başvuru yapmalarına izin vermiyorlar. Filistinler sıklıkla izinleri olmaksızın evlerini illegal yollarla inşaa etmek zorunda kalıyorlar.

Yerleşimciler tarafından evleri alınan ailelerle çalışan Kudüslü avukat Khaled Zabarqa konuyla alakalı'' İnşaa ettikleri zaman Kudüs Belediyesi yıkım emri yayımlıyor ve finansal anlamda zaten sıkıntıları olan birine yüzbinlerce dolara kadar çıkan büyük çaplı para cezaları yüklüyor.'' dedi.

Planlama ve inşaa yasaları

* 1965'de yürürlüğe girdi (Doğu Kudüs’ün 1967'de istila edilmesinden 2 yıl önce).

* İsrail Devletine işgal altındaki Doğu Kudüs’te şehir planlamasını kontrol etme hakkı veriyor.

* İsrail devleti Filistinlilerin yasal yollarla evler inşaa etmeleri için izin başvurularını reddediyor ve yasadışı yollarla inşaa ettiklerinde onları şiddetli bir biçimde para cezasına çarptırıyor.

* Devlete izinsiz inşaa edilen herhangi bir eve yıkım emri yayımlama izni veriyor.

Parasal baskı altındaki bir çok aile evlerini satmayı seçiyor. Bu aileler İsrailli yerleşimcilere satmamak için güvenilir Filistinli alıcılar arıyorlar. 

Profilleri satıcılar için kabul edilebilir olan ve Filistinli yetkililerin güvenilirliklerine kefil olacağı, nakite sahip Filistinliler -bazı durumlarda Piyasa fiyatının çok üzerinde evler için ödeme yapmaya girişiyor.

Bu Filistinli yatırımcılar, satın aldıkları Doğu Kudüs  mülklerini, sonrasında mülkiyeti yerleşimci şirkete verecek olan yabancı şirketlere devrediyor.

Silwan

2014'de Filistin’in tarihi vilayeti Silvan’da iki Filistinli komisyoncu sonunda İsrailli yerleşimcilerin eline geçen bir dizi evi satın almaya girişti.

Al-Qawasmi, satıcılara evlerini Birleşik Arap Emirliği hayır kurumları adına satın alıyor olduğunu söyledi ve Hajj Yahya'nın Emirlikteki bir hayır kurumu için çalıştığı biliniyor.

Avukat Zabarka durumun ruhi yönünden bahsederken''Bir kişi satım işlemine giriştiğinde bütün seçenekleri tüketir, aldığı borçlarla artık baş edemez. Bir Emirlik şirketi, mülkü satın almayı teklif ettiğinde bu durumu içinde bulundukları karmaşadan kurtulma şansı olarak görüyorlar.'' diyor.

Silvanlı bir mülk sahibi olan Mohamed  Baydoun, Al-Qawasmi'nin değerinin yaklaşık üç katına bir ev satın aldığını duydu (Bu satın alımın aslında İsrailli yerleşimciler için olduğunun bir göstergesi) ve ona karşı koydu. Baydoun konuyu Al Jazeera'ya "Alacak kişi ilk önce bunu reddetti ve sonra mülkü Birleşik Arap Emirlikleri için aldığını söyledi. Ona Birleşik Arap Emirliği bununla ne istemekte diye sordum. Bana bir anaokulu veya klinik veya başka bir şey inşaa etmek için istediklerini söyledi ardından ona 'Yalancı, bu ev yerleşimcilere gidiyor' dedim.'' şeklinde aktardı.

Baydoun'un kendi mülklerinden biri oğlu tarafından bir diğer Filistinli girişimci olan Hajj Yahya’ya satılmıştı. Hajj Yahya ve Mohamed Baydoun Silvan’daki yaklaşık 25 mülkü satın aldı ve İsraiili yerleşimcilere devretti.

Baydoun'un oğlu Anan Baydoun ve iddia edilene göre 2014 yılındaki satın alımları yapan komisyonculardan biri olan Hajj Yahya.

An-Najah Üniversitesinden Profesör Abdulsattar Qassim bu şekilde işletilen planın amacını değerlendirirken ''Filistinlilerin gayrimenkul satışına karışmış olmasını istiyorlar. Böylece eğer gelecekte Kudüs tam manasıyla  kaybedilirse, suçlanacaklar yine Filistinliler olacak; Körfez ülkeleri veya diğer arap devletleri değil.'' şeklinde konuştu.

BEKLENMEDİK FİLİSTİNLİ. (*)

Fadi el Salameen, Güney Kudüst'e bir ev almaya çalışan Filistinli iş adamı, mülklerin yerleşimcilere gitmesini engellemek için gayrimenkul satın almak istediğini ve alım için Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki kaynaklardan finansman aldığını iddia etti.

Ancak bu yapılan tezgah bir süre sonra Filistin yönetiminin engeline takıldı. Filistin yönetimi El Salameen'in banka hesabını şüpheli para girişi sebebiyle dondurdu.

Filistin Başsavcısı Ahmad Barak'a göre el-Salameen'in banka hesabı sadece Filistin Başkanı Mahmud Abbas'ın siyasi rakibi olan Mohammad Dahlan'ın şirketinden fon almış.

Dahlan 2011'den beri Veliaht Prens Mohammed bin Zayed'e özel danışmanlık yaptığı BAE'de yaşıyor. İsrail’deki İslami Hareket'in başkan yardımcısı olan Kamal al-Khatib de Birleşik Arap Emirliğinden gelen paraya dair daha fazlası olduğuna inanıyor. Komisyoncuların çoğu Filistinli ve bu komisyonculardan rüşvet alanlar Filistin yetkili makamı içerisindekilerin de Filistinliler olduğu biliniyor.

Filistin yetkili makamı Kudüs’te gerçek bir güce sahip değil. Fakat Filistinlilerin Kudüs ile alakalı konulardan sorumlu bir bakanlığı bulunuyor. Geçtiğimiz yıllarda, Kudüslü mülk sahipleri; evlerini İsrailli yerleşimcilerden uzak tutma umuduyla potansiyel alıcılar üzerine Filistin İstihbaratı'nın onayı için valilikle birlikte çalışıyor.

Eski Kudüs valisi ve şu an Filistin yönetiminin Kudüs işlerinden sorumlu olan vekili Adnan al-Husayni, valililiğin potansiyel alıcıların isimlerini istihbarat servisine verdiğini ve sonrasında Filistinli makamların onayı ile gerekli araştırmaların yapıldığı bilgisini verdi.

Adnan al-Husayni

Al-Qawasmi ve Hajj Yahya, Filistin yetkili merciinden izni almıştı. Al Jazeera Al-Qawasmiye ulaşmayı denedi fakat cevap alamadı. Hajj Yahya suçlamaları reddetti ve mülkleri yerleşimcilere satmadığına dair kanıtı olduğunu iddia etti fakat kendisi Al Jazeera ile olan bir röportajında bunu göstermedi.

Ramallah ve Kudüs arasında çalışan iyi bilinen bir iş adamı olan Khaled al-Attari de Güney Kudüs’teki evin alım iznini Filistin yetkili makamından aldı.

Joudeh’in evinin satımı

Kutsal Kabir Kilisesi’nin anahtarlarının teslim edildiği güvenilir bir Müslüman olan Adeeb Joudeh, Al Jazeera'ya; satıyor olduğu evin güvenilir bir alıcıya gittiğine dair emin olmaya çalıştığını söyledi.

Adeeb Joudeh, Joudeh evinin eski sahibi

Adeeb Youdeh aynı şekilde mağdur olan bir diğer isim. Mağduriyetini aktaran Joudeh,''O sıralar Vali Adnan al-Husayni ile konuştum ve o onun hakkında gayet iyi şeyler söyledi. Bir çok Filistinli ile konuştum, hepsi Khaled al-Attari hakkında övgüde bulundular. Ne yazık ki hepsi yanıldı'' dedi. Evi satıştan sonra yerleşimcilere devredilen Adeeb, komşularının bu olayda kendisini suçladığını söylüyor. Komşularının kendisini evi göz göre göre yerleşimcilere vermekle suçladığını aktarıyor.

(JOUDEHİN EVİ): Yerleşimciler tarafından devralınan, sağlık ocağı olarak hizmet veren Joudeh evi. (*)

Al-Attari Aljazeera'ya anlaşmanın  hazırlandığını fakat alımının tamamlandığını belirtmediği için evin sahibi olmayı reddettiğini söyledi.

Ancak Al Jazeera tarafından elde edilen İsrail tapu sicili dokümanları mülkün 23 Nisanda Joude Ailesinden Al-Attari'ye, aynı gün ondan da Daho Holdinge - Bir denizaşırı şirket- geçtiğini gösteriyor; Daho adına Al-Attari imzacıydı.

Tarihi şehirdeki evi yerleşimci şirkete satmakla suçlanan Khalled Al-Attari.

Mülkiyetin sahipliği İsrail tapu sicilinde 23 Nisanda Al-Attari'den Daho Holdinge geçti.

Joudeh ve Al-Attariyi yüz yüze getirmek ve olayın temeline ulaşmak için ortak bir arabuluculuk komitesi çağrıldı. Al-Attari evi yerleşimcilere sattığını kabul etmedi. Komitenin hemen ardından Al-Jazeera'nin çağrılarına geri dönmedi.

Al-Attari'nin ona yardım eden güçlü müttefikleri var gibi duruyor. Kudüs eski valisi Adnan al-Hosayni, Al-Attari ve Joudeh arasındaki anlaşmayı fesh etti. Buna ek olarak, Haaretz; Al-Attarinin Filistin yetkili mercii istihbaratının başı olan Majed Faraj'a yakın olduğunu söyledi.

Filistin yetkili mercii'nin sözcüsü yorum yapması için Al Jazeera'nın çağrılarına geri dönmedi.

HİÇBİR SORUMLU YOK

Filistin yetkili mercii Kudüs üzerinde bir yargılama yetkisine sahip olmadığı için bu satımlar için kimin sorumlu tutulacağı konusu karışık. Filistin yetkili mercii istihbaratının alıcılara verdiği onay mülk sahiplerini satım için teşvik etse de satışın kendisi mercii tarafından denetlenmemekte.

Kudüs’te ikame eden Kamal Qweider ''Kafamızı çevireceğimiz kimse yok, isteyen satım yapabilir, yardım isteyebileceğimiz yetkili bir mercii bulunmamakta. Dokümanlara ve evraklara sahibim bunları kime götüreyim?'' dedi

Filistin mercii Joudeh'in evinin satımına dair bir soruşturma başlattığını duyurdu fakat eski soruşturmaların bulguları asla yayımlanmadı, bu durum Komisyoncuların istihbarat onayı almasına zaten öfkeli olan Filistinliler arasındaki öfkeyi büyüttü.

Bu arada, varlıkları sahada bir gerçek haline gelen İsrailli yerleşimciler şehirdeki Filistin mahallelerine girmeye devam ediyor ve bu durum Kudüs üzerine gelecekte olabilecek olan her müzakereyi karmaşık bir hale getiriyor.

Makale Al Jazeera'dan Türkçe'ye Buülke için Hasan Ayer tarafından tercüme edilmiştir.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık