Amerikalı Lejyonerler Endişeli

Amerikalı Lejyonerler Endişeli
  • 14 Mart 2019, Perşembe 15:27

New York Times de geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir yazı, Daeş ve El-kaide gibi terör unsurlarını şeytanlaştıran Amerika’nın, aslında aynı kategoride olması gereken PYD saflarında savaşan gönüllü ABD savaşçılarını nasıl da kutsadığını göstermesi açısından ilginç ve önemli. Irak ve Suriye’de PYD saflarında savaşmak için ülkelerini terkeden lejyonerle yapılan röportajlardan oluşan bu ilgi çekici yazıyı Hasan Ayer ilk kez ‘buulke’ için Türkçeye çevirdi.

Suriye’de Daeş’a karşı mücadele veren gönüllü Amerikan kuvvetleri, Amerika’nın Suriye’den çekilmesinden endişeli.

Bir topçu saldırısı, avcı Pugh’ın Suriye’nin Daeş tarafından kontrol edilen son bölümünü gözetlediği çatıyı salladı. Ardından bunun süregelen bir çatışma mı, yoksa direkt onun bulunduğu yere bir saldırı mı olduğuna karar vermek için ufku taradı. Cevap, çok daha yakına düşen ikinci topçu saldırsıyla geldi. Ardından bir üçüncü ve dördüncü daha...

Korunmak için karşı saldırı yapmaya tam hazırlanıyorken, görünmeyen bir Amerikan savaş uçağından atılan füze kafasını sıyırdı ve uzaktaki bir avluya çarptı. Daeş’ın topçu takımı toz ve duman arasında kaldı. Bir kez daha, Amerika öncülüğündeki askeri koalisyon onu kurtarmak için geldi.

Bay Pugh, bir Amerikan askeri değil. 6 ay önce spatulasına bir kalaşnikof gibi muamele ederken, batı ülkelerinden yüzlerce sivilin geçtiğimiz yıllarda yaptığı gibi, YPG savaşçılarıyla beraber Daeş’a karşı mücadele etmek amacıyla gönüllü olarak Suriye’ye gitmiş pensilvanyalı bir aşçı.

Suriye'nin kuzey doğusunu Daeş militanlarının kontrolünden kurtarmak için yürütülen yıpratıcı savaş süresince,  gönüllüler ve milisler Amerikan ordusundan çok ciddi bir himaye ve destek aldılar. Fakat şimdi, Trump yönetimi Suriye’den en kısa zamanda çekilmeyi düşünüyor ve Bay Pugh gibi gönüllü Amerikan savaşçıları bu durumdan endişeli.

Bay Pugh, arkadan aralıklarla gelen makineli silah sesleri ve patlamalarla yaptığı telefon görüşmesi sırasında ''Koalisyon, gerçekten de buradaki egemen kuvvet ve bizim desteğimize sahip'' ''ABD çekildiğinde buranın ne olacağını herkes tahmin edebiliyor'' şeklinde konuşuyor.

Daeş'ın elindeki toprakların, bir kaç küçük köye kadar azalmasıyla birlikte, Suriye’nin kuzey doğusunda zaten arap saçına dönmüş olan çatışmalar yeni ve belirsiz bir safhaya evriliyor. Uzmanlar, Türk güçlerinin Kürtlere düşman olduğunu ve artık Amerikan varlığı tarafından dizginlenemeyecekleri için kuzeyden içeri akın edebileceklerini söylemekteler.

Rusya ve İran tarafından desteklenen Suriye hükümeti birlikleri batıdan gelebilir. Birbirlerine rakip olan Daeş karşıtı milis grupları kavgaya tutuşabilir veya bağlılıklarını feshedebilirler, bu durumda ABD gönüllüleri arada kalabilir.

Bölgede uzmanlaşmış olan eski dışişleri bakanlığı yetkilisi ve Brookings Enstitüsünde kıdemli biri olan Amanda Sloat, '' Bir müttefiki bir diğeriyle çatıştırmanız ihtimal dahilinde'', ''ABD’nin bölgeden çekilmesi kaos için çok büyük bir potansiyel yaratır'' dedi.

Yıllardır, Suriye'ye gönüllü olarak giden batılı sivillerden, radikal olan çok azı Daeş veya diğer militan gruplara katıldı, fakat büyük çoğunluğu Daeş'e karşı savaşmak için gitti. Çoğu genellikle ABD’nin bölgedeki en güvenilir müttefiklerinden biri olan YPG'ye katıldı. Bay Pugh'la o sabah ortamı gözetledikleri çatıda bulunanlara, Arizona’dan bir kaynakçı, Kanada'dan bir çelik işçisi ve Teksas’tan bir motorsiklet tamircisi de dahildi. Bay Pugh ve diğer Amerikalı gönüllüler, şu an yaklaşık 30 yabancının YPG ile beraber olduğunu tahmin ediyor.

AÇIKLAMA: Avcı Pugh Suriye’deki Kürt kuvvetlerine gönüllü olarak katılmak için Pensilvanya’daki evini ve işini bıraktı.

Bazıları, gözlerini yarım kalan işlerini tamamlama hırsı bürümüş kıdemli ve emektar askerler; bazılarıysa, hayatlarına yeni heyecanlar katmak üzere savaş alanlarını gezip gören garip ve alışılmadık tipler,  bazısı da Kürtlerin; dinsel özgürlüğü, cinsiyet eşitliğini, çevresel sürdürülebilirliği tanıyan bir anayasayla ve işçilerin işbirliğiyle  ''Rojava'' adındaki sosyalist demokrasiyi yaratma söylemlerinden etkilenen sol eğilimli kişiler.

''Kapitalizmden ve materyalizmden her zaman nefret ettim'', '' Kürtlerin yaptıkları inandıklarımla uyuşuyor'' diyor, Bay Pugh'la aynı piyade takımına katılan Teksaslı 24 yaşındaki Warren Stoddard.

Bay Stoddard, üniversiteden 2018 yılında yaratıcı yazarlık ve Ernest Hemingway'in ‘güneş de doğar’ romanına yaptığı kapak tasarımı derecesiyle mezun oldu.  Sırada ne yapacağına dair iki seçeneği olduğunu söyledi: Ülkeyi bir uçtan bir uca motosikletle dolaşmak veya Suriye’de silahlanmak.

''Kürtlerin içinde bulunduğu durum 1939'daki Polonya’nın durumuna benziyor'', ''Yardımım dokunabilir diye düşündüm'' diyor, bir telefon görüşmesinde.

ABD, ülkenin ilk yıllarından beri vatandaşlarının bu türden bağımsız savaşlara karışmasını engellemeye çalışıyor: Başkan Washington, 1793'de Amerikalıları Fransız devrimine karışmamaları konusunda uyaran bir tarafsızlık bildirisi (Proclamation of Neutrality) yayımladı. Fakat, idealistler, romantikler, oportünistler, paralı askerler ve haydutlar her halükarda yabancı karışıklıkların içine girdiler. Pancho Villa ile Meksika’ya gittiler, İspanya’da faşistlerle mücadele ettiler, Küba’ya silah taşıdılar, Afrika’da Komünistlerle savaştılar ve hatta Orta Amerika’da yeni köle devletleri kurmayı bile denediler.

Bu maceralar genellikle kötü bitti – bazen bir idam mangasının önünde- ''Makul düşünce'' kitabının yazarı Thomas Paine bir yılını devrimin Parisinde rutubetli bir hücrede geçirdi. Komünist müttefikler birbirlerine saldırdığında, İspanya iç savaşına savaşmaya giden batılı solcular, tıpkı İngiliz yazar George Orwell gibi kaçmak zorunda kaldılar. Yakın geçmişte, 11 Eylül 2001 terör saldırısından önce Taliban’a katılan bir Amerikalı olan John Walker Lindh Afganistan’da yakalandı, ABD’de yargılandı ve 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Suriye’de görev yapmış özel operasyon birliklerini de içeren üst düzey Amerikan ordusu yetkilileri, Suriye’deki Amerikalı gönüllüleri savaş alanında bilinmeyen ve sıkıntılı bir yerde gördüklerini söylediler. YPG tarafından yönetilen bir sayfaya göre, Kürt milislere katılan neredeyse bir düzine Amerikalı hayatını kaybetti.

Diğerleri ABD’ye geri döndü, vardıklarında genellikle yaptıkları eylemlere dair sorgulama için alıkondular. Şimdiye kadar kimse yargılanmadı. Fakat bu durum, eğer Türkiye gibi bir ''Nato müttefiki'' Suriyedeki Kürt güçleriyle savaşa girerse değişebilir.

 Warren Stoddar, Suriye’de yaralandıktan sonra Birmingham’da ayağına x-ray yaptırırken.

Adalet Bakanlığı Sözcüsü Marc Raimondi, ''Federal savcılar ülkeye dönen Amerikan gönüllülerinin dosyalarında, hukukumuzu ihlal eden bir şeyin olup olmadığını anlamak için değerlendiriyorlar'' dedi. Fakat uyardı: ''Yasaya uygunluğu olsun veya olmasın, Amerikalılar için bu türden gruplara katılmak çok kötü bir fikir.''

ABD Dış İşleri Bakanlığı seyahat danışmanlarının önerilerini aktardı ve ''Amerikan hükümeti özellikle sivil vatandaşlarını silahlı çatışmalara dahil olmak için Suriye'ye gitmemeleri konusunda uyarıyor'' dedi.

Bay Pugh, ondan önce gidenler gibi, sefil bir işe sahip olduğu ve anlam dolu bir hayat yaşamak istediği için evini terk ettiğini söyledi. Kürtlere gönüllü olarak katılma fikrini Rolling Stone’daki bir makaleden edindi ve YPG ile örgütün asker alımı çağrısında bulunan web sitesi aracılığıyla iletişime geçti. Kendisine Irak’a gitmesi için şifreli E-Mail talimatları gönderildiğini söyledi. Mayıs 2018'de gidiş bileti satın aldı ve yanına sadece küçük bir kıyafet çantası ve Ernest Hemingway’in bütün eserlerini aldı.

Hem Bay Pugh, hem de Bay Stoddard, varışta; haftalarca süren dil eğitiminden, askeri tatbikatlardan ve onlara ev sahipliği yapan Kürtlerin siyasi fikirleri ve tarihleri hakkında bir eğitimden geçti. Bay Pugh Kürtler’in nezaketi ve bir kadın ve bir erkek tarafından paylaşılan liderlik pozisyonu gibi niteliklere sahip olan egalitaryan bir toplum kurma söylemlerini sevdiğini söyledi.

Ocak ayından bu yana, gönüllüler, Kürt savaşçılar ve onların Arap müttefiklerinden oluşan bir grupla birlikte, cephedeki yanmış bir köyde IŞİD bölgesinin korunaklı bir görüntüsünü sunan "Ölüm deliklerinden'' baktıklarını söyledi. Görevleri, düzenli bir sürece evrildi: Gün içinde defansif pozisyonda olmak, geceleri ilerlemek, ev ev militanları sıkıştırmak…

Milis grupları ilerlerken Bay Stoddard, onların bazen Kürtlerle yakın bir biçimde çalışan Amerikan Özel Operasyon kuvvetleri ile karşılaştıklarını, fakat onlar gibi gönüllülerden uzak durma konusunda dikkatli olduklarını söyledi.

''Onlar arkadaş canlısı, fakat bizim  burada olduğumuz için çıldırmış olduğumuzu düşünüyorlar'' dedi. Milislerin önünde koalisyon uçakları ilerlerdi. Sadece 4 haftada, koalisyon Suriye’ye 1200'den fazla hava saldırısı yaptı.

''Bu durum o kadar çok oluyor ki, neredeyse Daeş için herşeyin çok kötü gittiğini hissedersiniz'' dedi Bay Stoddard. Daeş; ancak toz fırtınası ve duman sayesinde, Amerikan droneları ve savaş uçakları tarafından tespit edilmesi zorlaşan savaşçıları ile karşı saldırıda bulunabiliyordu.

O dumanlı günlerin birinde, Bay Pugh geniş kalibreli bir kurşun başının hemen üstündeki duvarı deldiğinde, tüfeğini aldığını ve suratını çamurla kapladığını söyledi. Siper aldı ve ardından telsizine bir çağrı geldi: Bay Stoddard’ın yakınındaki bir duvara çok sayıda ateş açılmıştı. Kalçasına, ayağına mermi yemişti ve mermi zar zor kafasını sıyırmıştı. Çok feci bir biçimde kanaması vardı.

Bay Stoddard, bir Arap savaşçının onu omzundan kaldırdığını ve topçu ateşinin içinden Amerikan ordusu tarafından çalıştırılan bir hastaneye –ABD, Suriye’den çekilirse yerel güçler için yok olabilecek bir diğer hayati yer-götürecek olan kamyona taşıdığını söyledi. Bay Stoddard, dört gününü sahra hastanesinde geçirdiğini, iki hafta sonra da Alabama’da tedavi altına alındığı ABD’ye uçtuğunu söyledi.

Bay Pugh, hala Suriye’de. Cızırtılı bir telefon hizmetini bulabildiği bombalanmış bir binadan konuşan Pugh, Daeş'in hala güçlü bir direniş verdiğini ve ekibinin olduğu binaya bi çok roket attığını söyledi.

Pugh, Daeş'in elindeki toprağın  bir kaç kilometrelik alana inmesiyle, toprak için vereceği savaşın muhtemelen biteceğini, kullanım alanının ve yerinin bundan sonrasında ne olacağını merak ettiğini, kendisinin belki ülkesine, okuluna geri döneceğini ve belki de ABD ordusunda yer edinmeye çalışacağını söylüyor.

Fakat, Bay Pugh, Türkiye veya başka kimseler tarafından Kürt dostları tehdit edilirse muhtemelen burada kalacağını ve savaşacağını, bunun Amerika’nın müttefikine silah çevirmek anlamına gelse bile, inandığı bir mücadele için kan dökmenin kendisi için çok daha doğru olacağını ekleyerek sözlerini tamamlıyor.

Makale Hasan Ayer tarafından nytimes'dan Buülke için tercüme edilmiştir.

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık