Ispartalı Fatmana, İlk İdam

Ispartalı Fatmana cumhuriyet tarihinin idam edilen ilk kadını olarak tarihe geçti.

Ispartalı Fatmana, İlk İdam
  • 24 Kasım 2018, Cumartesi 14:11

Fatma’nın, üç kadınla birlikte işlediği akıl almaz cinayet, bir zamanların Anadolu’sundan trajik bir insanlık öyküsü…

EŞREF'İN KARISINI ÖLDÜRÜP KÖPRÜÇAY'A ATTILAR
Seferberlik yıllarında köyün erkekleri hep askere gidince geride kalan kadınların yaşamları zorlaşır. Köyden üç kadın aralarında anlaşarak kocası olan birer tane kadını öldürüp kocalarıyla evlenmeyi planlanlar...

SAVAŞA GİDEN ERKEKLER GERİ DÖNMEDİ 1900 yılı doğumlu olan Eşref, kocası seferberlikte şehit düşen Taylak lakaplı Ümmüşani ile evlenir ve bir kız çocukları olur. Ancak köyün erkekleri milli mücadele döneminde yeniden savaşa gidince köyde kalan az sayıdaki erkekten biri olan Eşref’le evlenebilmek için aralarında anlaşan, Hanife, Fatmana ve Kınalı lakaplı bir başka kadın, bu düşüncelerine engel olarak gördükleri Eşref’in karısı Ümmüşani’yi öldürmek için bir plan yaparlar. Bu plana göre Ümmüşani’yi Kınalı’nın evine davet eden üç kadın, bir süre sohbet ettikten sonra namaz kılmak için evine dönmek isteyen Ümmüşani’yi “namazını burada kılabilirsin” diye ikna ederler.

CESEDİ ÇUVALA KOYUP AHIRA GÖMDÜLER
İkindi namazını kılarken üç kadın baltayla genç kadının başını keserek öldürürler. Cesedini evin altında bulunan ahırın hayvan gübrelerinin içine gömerler. Cinayete ortak olan kadınlardan Kınalı'nın 5-6 yaşlarındaki çocuğu Hasan Ali, bir haftadır ahırdaki gübrelerin arasında duran Taylak'ın cesedinden yayılan ağır kokuyu fark ederek annesine durumu bildirir. Annesi ise çocuğu susturur. Ahırdaki cesedin daha fazla burada kalamayacağını anlayan üç kadın, cesedi harar adı verilen büyükçe bir çuvala koyup köyün birkaç kilometre uzağındaki samanlığın önüne bırakmak için harekete geçerler. Amaçları öldürdükleri kadının saman çalarken yakalanarak bir cinayete kurban gittiği izlenimi vererek bu işten sıyrılmaktır. Köylülerin iddiasına göre, Ümmüşani’nin kocası Eşref’in de bu cinayetten önceden haberi vardır.

DOLUNAYLI GECEDE CESEDİ KÖPRÜÇAY'A ATTILAR
Eşref ve üç kadın, içinde Ümmüşani’nin cesedi bulunan çuvalı güçlükle taşıyarak tahta köprüye kadar getirirler. O gün ayın 15’idir ve dolunay bütün vadiyi aydınlatmaktadır. Köprünün karşısındaki patikadan gelen iki kişi, gördükleri manzaradan kuşkuya düşerler. İçlerinden biri kuşkusunu gidermek için çuvalı eliyle yoklar ve içinde bir ceset olduğundan kuşkulanır. Köy odasında Darıbükü köylülerine gördüklerini anlatan iki kişinin kendilerini görmesiyle planları altüst olan Eşref ve üç kadın, cesedin bulunduğu çuvalı Çataltaş denilen bölgeden Köprüçay’ın sularına bırakırlar.

EŞREF VE ÜÇ KADIN CESEDİN PEŞİNDEN KOŞTU
Cesede bağladıkları taş kayalara takılıp düşer. Taylak’ın cesedini nehir sürükleyerek götürmeye başlar. Eşref ve üç kadın da telaşla nehir kıyısından cesedi takip ederek koşmaya başlar. Nehir bir süre sonra cesedi Çatak deresinin kavuştuğu yerde kıyıya atar. Eşref ve kadınlar da etrafı kontrol ederek Taylak’ın cesedini kumların arasına gömerler. 

"YENGEN NEREDE MURTAZA?" SORUSU CİNAYETİ ÇÖZDÜ
Eşref ve üç kadın, bir süre sessizliklerini korurlar. Ancak bu vahşi cinayetin ortaya çıkması fazla gecikmez. Eşref’in Murtaza adında ‘yarım akıllı’ ikiz bir kardeşi vardır. Köyün ileri gelenlerinden Nasreddin adında biri, Murtaza’ya “yengen görünmüyor, nerede acaba?”diye sorar ve ardından, “kardeşin Eşref’i evlendirelim artık” diye de ekleyince Murtaza, “yengem gideceği yere çoktan gitti” diyerek haberdar olduğu bu vahşi cinayetle ilgili bildiği ne varsa anlatınca olay böylece ortaya çıkar. Bunun üzerine köylüler Çatak deresinin kumlarına gömülü cesedi buraya yaptıkları derme çatma mezara naklederler.

"AK ELLERİMLE BEN VURDUM HAKİM BEY!"
Adli makamlara yansıyan bu cinayeti, Tokalı lakaplı Hasan Kızı Fatmana üstlenir. Isparta Ağır Cezaevi’ne konulan Fatmana, idamla yargılandığı davanın ardından 14 Aralık 1931 günü halkın gözü önünde cezaevi yakınında bulunan Tuzpazarında asıldığında, TBMM kararıyla Cumhuriyet tarihinde idam edilen ilk kadın olarak kayıtlara geçer. Hakim, güzel bir kadın olduğu söylenen Fatmana'yı asmaya kıyamaz ve onu ‘ipten’ kurtarmanın yollarını arar. Hakim'in, "kızım bu cinayeti sen işlememiş olabilir misin?" sorusuna, "hayır Hakim Bey, Allah'ın aşkına doğruyu söylüyorum, ak ellerimle ben vurdum" yanıtını verir. Bunun üzerine Hakim kalemini kırar ve Fatma'yı idam sehpasına götüren yolculuk başlar. Halkın gözü önünde darağacına asılan Fatmana’nın son sözü "Allah affetsin" olur.

Kaleme alan Serdar Özbosnalıoğlu’na teşekkürler..

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık