1939 Erzincan depremi

Erzincan'da Richter ölçeğine göre 8 şiddetinde bir deprem oldu; 32.962 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 100 bin kişi yaralandı.

1939 Erzincan depremi
  • 27 Aralık 2018, Perşembe 17:30

1939 Erzincan Depremi, 26-27 Aralık 1939 tarihinde Erzincan’da oluşan çok şiddetli yer sarsıntısıdır. Yüzey dalgası büyüklüğü 7,9 richter ölçeği'ne göre büyüklüğü 7,2 olan deprem sonucunda toplam 32.962 kişi hayatını kaybetmiş, yaklaşık 100.000 kişi de yaralanmıştır. Oluşan deprem neticesinde 116.720 bina yıkılmıştır. Dünyanın büyük depremleri arasında sayılan bu deprem Türkiye'nin en ciddi deprem felaketlerinden birisi olarak tarihe geçmiştir. Can kayıplarının fazla olmasını bir nedeni de zorlu kış şartlarından dolayı yardımların güç koşullar altında ulaşmasıdır.

1939 Erzincan Depremi, 26-27 Aralık 1939 tarihinde Erzincan’da oluşan çok şiddetli yer sarsıntısıdır. Yüzey dalgası büyüklüğü 7,9 richter ölçeği'ne göre büyüklüğü 7,2 olan[2] deprem sonucunda toplam 32.962 kişi hayatını kaybetmiş, yaklaşık 100.000 kişi de yaralanmıştır. Oluşan deprem neticesinde 116.720 bina yıkılmıştır. Dünyanın büyük depremleri arasında sayılan bu deprem Türkiye'nin en ciddi deprem felaketlerinden birisi olarak tarihe geçmiştir. Can kayıplarının fazla olmasını bir nedeni de zorlu kış şartlarından dolayı yardımların güç koşullar altında ulaşmasıdır.

Deprem Aralık'ta olduğundan ısınmak için kullanılan sobaların ve mangalların devrilmesi sebebiyle yangınlar çıkar. Depremde 100 binden fazla ev yıkılır. Kış şartlarında dış dünyayla bağlantısı kesilen Erzincan'da can pazarı yaşanır.

Hem kış şartları hem de iletişim ağlarının kopması sebebiyle bu zorla coğrafyaya gerektiği gibi yardımlar vaktinde gönderilemez.

Şehirde neredeyse ayakta kalan hiçbir yapı yokken tahmin edebileceğiniz gibi cezaevi binası da ağır hasar görür. Mahkumlar açıkta kalır. Sabıkasında adam öldürme, gasp, hırsızlık, kaçakçılık gibi suçlar olan mahkumlara ne kadar güvenebilirsiniz? İşte tarihimizde bunun güzel bir cevabı vardır. Toplumun önemli bir kesimi o insanlara güvenilmemesi gerektiğini düşünebilir fakat bu düşünce her zaman doğru olmayabilir. İnsanların hata yapmaya meyilli olduğu, tecrübelerle öğrendikleri ve yaptıkları hatalardan ders çıkararak geliştikleri bilinmektedir. Bu yüzden insanlar ikinci bir şansı hak eder. Dönemin Erzincan Cumhuriyet Savcısı İzzet Akçal, mahkumları toplar ve onlara şu tarihi cümleleri söyler: “Sizi şimdi kurtarma çalışmalarında görev almak üzere serbest bırakacağım. Aranızda civar köylerden olanlar varsa iki günlüğüne köylerine gidip, ailelerini görebilirler. Ancak bir koşulum var; hiçbiriniz kaçmayacaksınız. Canla başla çalışacaksınız. İşimiz bitince cezaevine döneceksiniz”  dördüncü Umumi Müfettişlik çektiği telgrafta, mahkumların bin kişiyi kurtardığını yazar.Mahkumların bu iyi niyeti ve fedakarlığı dolayısıyla TBMM'ye bir kanun teklifi verilir. Bu, özel bir af kanununu içerir. Bu af kanununa göre aralarında adam öldürme, hırsızlık, gasp, kız kaçırmaya teşebbüs, tütün kaçakçılığı gibi suçları bulunan 241 mahkumun, mahkumiyet sürelerinin beşte dördü affedilir.

Türk halkını derinden yaralayan deprem Kelkit ırmağı boyundaki tüm şehirleri vurmuş, en fazla can kaybının yaşandığı yerleşim birimlerinden biri de Tokat'ın Reşadiye ilçesi olmuş, köy ve mahalleriyle yerle bir olan kentte çoğu enkaz altında kalarak, bir kısmı da yanarak 2100 kişi hayatını kaybetmiştir.  Zorlu kış şartlarından dolayı depremden 15 gün sonra bir doktor, 25 gün sonra da Kızılay yardımı gelir. Dönemin Reşadiye Belediye Başkanı Tahir Bey'de ailesiyle birlikte hayatını kaybetmiş. Anısına ağıt yakılmıştır. Daha sonra ağır Sevda Gül tarafından "Reşadiye Irmağı" isimli türkü olarak seslendirilmiştir.

ERZİNCAN DESTANI

Yüce dağlarında sümbül biterdi,
Yeşil bağlarında bülbül öterdi,
Dün bacalarında duman tüterdi,
Bugün ne hâllere döndün Erzincan?
Sabahı görmeden öldün Erzincan!
Erzincan sen neler gördün sen neler,
Anlatmaya yetmez aylar seneler’..
Saçlarını yolan koca nineler.
Dertlerine derman olam Erzincan!
Yoluna ben kurban olam Erzincan
Saatler ikiyi daha vurmadan,
Her taraf sarsıldı, bu ne?! durmadan!
Karı kocasına bir şey sormadan!..
Topraklar altında kaldı Erzincan!
Felek öfkesini aldı Erzincan!
Erzincan söylenir dillerde adın,
Kırıldı, serildi kolun kanadın,
Felek bu mu idi senin muradın?
Erzincan Erzincan ağlaşalım gel!..
Elemin pek büyük paylaşalım gel!..
Sanki bir yas evi postahaneler,
Kucağını açtı hastahaneler,
Yolumuzda bütün millet seferber...
Gönüllerden taştın güzel Erzincan!
Yaramızı deştin güzel Erzincan.
Ağlarım ağlarım dertlerim bitmez,
Yazayım desem, kâğıtlar yetmez!
Bu dert, bu acılar gönülden gitmez!
Ağlaya ağlaya bittim Erzincan!
Sencileyin çöktüm gittim Erzincan!..

Osman Yüksel SERDENGEÇTİ
1940, Ankara
 

KARA HABER

Erzincan'da bir kuş var 
Kanadında gümüş yok. 
Gitti yarim gelmedi 
gayrı bunda bir iş yok. 
Oy, dağlar, dağlar, dağlar... 
Aldı ellerine kanlı başını 
karın ortasında Erzincan ağlar... 
O ağlamasında kimler ağlasın...
Kar yağar lapa lapa 
tipidir gelir geçer... 
Yan yana sırt üstü yatan ölüler
akşam olur tandıramaz 
ateşini yandıramaz 
Gün ağarır, şafak söker 
kimsecikler gitmez suya. 
Ezilmiş başlarıyla ölüler 
vardılar uyanılmaz uykuya. 
Ses edip geceye beyaz taşından 
kışlanın saati çaldı ikiyi. 
Ne çabuk, lahzada bitti yaşamak. 
Kimisi altı aylık, 
kiminin sakalı ak, 
kimi on üç, on dört yaşında; 
kimi yola gidecek, 
kimisi mektup bekler
yan yana sırtüstü yatan ölüler...
Yayıkta yağ vardı, dövülemedi, 
akpeynir torbaya koyulamadı, 
hasret gitti ölüler 
dünyaya doyulamadı... 
Uyanıp kaçamadılar, 
kuş olup uçamadılar, 
açıldı kuyular kimse inemez. 
Erzincan Beygiri rahvandır amma 
ölüler ata binemez
yan yana sırtüstü yatan ölüler...
•    Nazım Hikmet, 32 bin vatandaşımızın hayatını kaybettiği deprem sonrası “Kesemde verecek şeyim yok, yüreğimden verdim” notunu düşer ve bu şiiri yazar...
 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık