Erdoğan: 18 kişiye Türkiye'ye gelme talimatını kim verdi?

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda partilere sesleniyor.

Erdoğan: 18 kişiye Türkiye'ye gelme talimatını kim verdi?
  • 26 Ekim 2018, Cuma 13:00

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda partilere sesleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi başsavcının Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili olarak Pazar günü Türkiye'ye geleceğini açıkladı.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri üzerinden 4 ay geçti. Bu sürede yaşananları gözden geçirdiğimizde başka ülkelerin 14 yılda yaşadıklarından fazlasına tekamül ettiğini görüyoruz. Milletimizin ortaya koyduğu irade kimsenin inkar edemeyeceği kadar açık ve net olduğu için sonuçları kabullenmek zorunda kaldı. Biz kabinemizi kurduk. Hem içeride hem dışarıda siyasi ve ekonomik olarak çok önemli atılımların içine girdik.

ÜLKEMİZ İÇİNDEN ATEŞE ODUN TAŞIYANLAR OLDU

Ekonomide 2013 yılında Gezi olayları ile fitili ateşlenen, 15 Temmuz'da alevlenen sıkıntıların farkındaydık. Bunlar için çok önemli kararlar almış uygulamaya başlamıştık. Tam bu sırada kur saldırısı başladı. Ülkemiz içindeki kimi kesimler de bu ateşe odun taşıdılar. Bu saldırı dalgasını kontrol altına almayı başardık. Her şerde bir hayır vardır. Cari açığımızı düşürmeye ve tasarrufa yönelik adımlar atmış olduk.

Halen çözüm bekleyen sıkıntılarımız var. Piyasalarda nakit sıkışıklığı, istihdam gibi gelişmeler var. Hepsiyle ilgili çalışmalarımız var. Öncelikli sorunları hal yoluna koyduktan sonra sıkıntıları aşmak daha kolay olacaktır. Herkesten sabır istiyoruz. Tüm kesimlerin kendi kaynaklarını etkin şekilde kullanarak çarkların dönmesini sağlaması çok önemlidir.

Fevkalade dönemler, tedbirler ve bununla alakalı fedakarlıklar gerektirir. Bundan sonra işimiz daha kolay olacaktır. AK Parti milletiyle yola çıkmış, engelleri milletiyle aşmış bir partidir. Şehirlerinize döndüğünüzde bu durumu anlatmanızı istiyorum. Milletimizin gönlünü fethetmeden hedeflere ulaşamayız. Bu mesele seçim meselesi değildir, beka meselesidir, çocuklarımızın meselesidir, 2053, 2071 vizyonu meselesidir.

BİZİM TEK ANDIMIZ İSTİKLAL MARŞIMIZDIR

Partimiz hiçbir zaman "ben" diyenlerin partisi olmamıştır. Bizim kitabımızda "ben" yoktur, "biz" vardır. Biz AK Parti'nin kaderiyle ülkemizin kaderini aynı görüyoruz. Türkiye'nin başına bir hal gelirse AK Parti olsa ne olur, olmasa ne olur. Onun için ülkemize sahip çıkacağız. İstiklal Marşımızda ifade edilen mesajları idrak edeceğiz ve hayata geçireceğiz. Bizim tek andımız İstiklal Marşımızdır. Günümüz şartlarında hiçbir manası olmayan fuzuli tartışmalarla milletimizi yormak yerine işimize bakacağız. AK Parti olarak 17 yıldır bu şekilde yol yürüdük.

ASTANA İLE ÇÖZÜM BULDUK

İdlib'de milyonlarca insanın hayatını etkileyecek felaketin önüne geçmeyi başardık. Bu dış politikadaki AK Parti'nin en büyük başarısıdır. Rusya ve İran'la yürüttüğümüz görüşmelerle bölgedeki hassasiyetleri çözen gelişmeler ortaya çıktı. Cenevre çözemedi, Astana'yla bir çözüm bulduk. İdlib konusunda, Soçi zirvesiyle bu işi iyi bir yere getirdik. Bölgede huzur, sükun var. Suriye'de Türkiye'nin güvenlik altına aldığı her yerde aynı güveni görmek mümkündür. Dünya Türkiye'nin ne toprak işgali, ne de sömürgecilik için bulunmadığını kabullenmiştir. Bizim tek bir amacımız, Suriye'nin toprak bütünlüğü dahilinde, adil, sürdürülebilir, demokratik bir siyasi çözümün bulunmasıdır. 3,5 milyon Suriyeli, 500 bin Iraklı kardeşimizin geleceklerini kendi vatanlarında görmeyi temin edebiliriz. Kimseyi zorla bu coğrafyaya göndermeyi aklımızdan bile geçirmedik.

SIRADA FIRAT'IN DOĞUSU VAR

Sırada Fırat'ın doğusundaki terör yuvalarının ortadan kaldırılması ve buraların Suriyeli kardeşlerimizin hayat yeri haline getirilmesi vardır. ABD, Mümbiç mutabakatını bizi oyalama aleti haline dönüştürmüştür. Şu anda devriye güçlerinin Gaziantep'te bizim askerlerle ABD'li askerlerin birlikte çalışma yaptıklarını biliyorsunuz. Artık Münbiç'te oyalanmak yerine, dikkatimizi Fırat'ın doğusuna çevirmekte kararlıyız. Türkiye buradan tehdit ediliyor. Biz kimseyi tehdit etmiyoruz. DEAŞ'ın bölgede yapılan operasyonlar için bahane olarak kullanıldığı ortaya çıkmıştır. DEAŞ'a verilen desteği meşrulaştırma gayreti devam ediyor.

KAŞIKÇI CİNAYETİNDE TALİMATI KİMLER VERDİ?

2 Ekim tarihinde İstanbul'da bizi dehşete düşüren vahşi bir cinayet işlendi. Ölen de öldüren de bizim vatandaşlarımız olmamakla birlikte, olayın ülkemizde gerçekleşmesi hem de vicdani sorumluluklarımız bizi bu meseleyle yakından ilgilendirmeye zorladı. Cemal Kaşıkçı, ülkesinin İstanbul Başkonsolosluğundan bir daha çıkamadı. Hadisenin makamlara haber verilmesinin ardından yapılan araştırma ve soruşturmalar Kaşıkçı'nın konsoloslukta öldürüldüğü sonucuna götürdü. Yapılan açıklamalar bizi endişelere sevk etti. Yapılan açıklamalar çok komikti. Cemal Kaşıkçı gibi bir insan dışarıda bekleyen nişanlısını almayacak. Bu mümkün mü? Bu çocukça açıklamalar devlet ciddiyeti, adamlığıyla uyuşmaz.

ELİMİZDE BAŞKA BİLGİLER DE VAR

Bu 18 kişi Cemal Kaşıkçı'nın kimler tarafından öldürüldüğünü biliyor. Fail bunların içinde. Bunların içinde değilse, yerli işbirlikçi kim bunu açıklayacaksınız. Bunları açıklamadığınız sürece, Suudi Arabistan bu zandan kurtulamaz. Merak edenlere elimizdeki bilgi, belgeleri veriyoruz. Bunu Suudi Arabistan'a da verdik. Bunları gördükleri zaman şaşırıyorlar. Aslında fail belli. Peki bu talimatı veren kim? Bu 15+3, bunların Türkiye'ye gelmesi talimatını veren kim? Buraya yerleşenler, bu gelenler kimlerin talimatıyla geldi? Bunu da yetkililerin açıklaması lazım. Elimizde başka bilgi, belge yok değil. Ama çok aceleci olmanın da anlamı yok. İlk etapta Kaşıkçı'yı öldürenleri Suudi yetkililer açıklayacak.

SUUDİ ARABİSTAN'A ÇAĞRI: KONUŞTURAMIYORSANIZ BİZE TESLİM EDİN

Suudi başsavcı pazar günü Türkiye'ye gelecek görüşmeler yapılacak. Yerli işbirlikçi kim? Bunu açıklayan Dışişleri Bakanı. Peki kim o? Daha sonra böyle bir açıklama yapmadım diyor, her yere düştü bu. Kimse "Ben yaptım" demez ki... Her şeyden öte, bu 15 kişiyi Türkiye'ye gönderen kim? 18 kişi tutuklandı. Ben kendilerine söyledim, "Siz konuşturmasını bilirsiniz". Ne dönmüşse, bu dolaplar bunların içinde. Bu zannı ortadan kaldırmak istiyorsanız, bu kilit nokta 18 kişidir. Konuşturamıyorsanız, olay İstanbul'da vuku bulmuştur, o zaman bize teslim edin, biz yargılayalım.

 

 

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık