Yıkılma sakın! ve hikayesi

İsmet Özel askerdedir, kendisi gibi askerde olan ve hem sürgün hem de hapis cezasına çarptırılan Ataol Behramoğlu’ndan bir şiir almıştır. Hikayenin devamı çok etkileyici.

Yıkılma sakın! ve hikayesi

Fedakârlıktan bahsederken bir daha düşünmeli! İsmet Özel ile Ataol Behramoğlu'nun birbirlerine yazdığı "Yıkılma Sakın" şiirlerinin küçük bir anısı.

"Ataol, Trabzon'dan Malazgirt'e sürgün ve hapis gitmişti. Ve elden, bana Yıkılma Sakın adlı şiirini gönderdi. Askerdi, yedek subay. Bir subaya karşı gelmekten hapsedilmişti. Muş'a gelen Malazgirtli Orhan adlı bir çocuk, Ataol'un şiirini getirdi bana. Ben de ona bir şiirle cevap vereyim dedim. Ama nasıl yapacağım? Hem askerlik hem şiir olmuyor? Hemen bir formül buldum. Diş çektirene üç gün istirahat veriyorlardı. Ağzımda da kök dişleri vardı. Dişçiye çıktım, üç diş kökü aldırdım ve üç gün istirahat aldım. Üç gün uğraştım, didindim, ama şiir bitmedi. Bitmeyince gene dişçiye çıktım, dedi ki; 'Şu dişleri çek.' Çürük olan ama tedaviyle kurtarılabilecek olan iki dişimi çektirdim. Dolayısıyla üç gün daha dinlenme imkânı doğdu ve altı gün içinde şiiri bitirdim." 

İsmet Özel

Yıkılma Sakın

 

Sana durlanmış kelimeler getireceğim
pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler 
kelimeler, bazısı tüyden bazısı demir
seni çünkü dik tutacak bilirim 
kabzenin, çekicin ve divitin 
tutulduğu yerden parlayan şiir.

Zorlu bir kış geçirdim, seninki gibi neftî
acıktım, bitlendim, bir yerlerim sancıdı 
sökmedi ama hoyrat kuralları faşizmin
çünkü kalbim aşktan çatlayıp yarılırdı.
Her sabah çarpışarak çekilirdi karanlık alnacımdan
acılar bile duymadım kof yürekler önünde
beynim her sabah devrimcinin beyniydi
ayaklarım donukladı gelgelelim
sağlığın yerinde mi? 

Yaraların kabuğu kolayca kaldırılıyor 
halkın doğurgan dünyasına dalmakla 
onların güneşe çarpan sesini anlamayan 
dört duvarın, tel örgünün, meşhur yasakların sahipleri
seyir bile edemezken içimizdeki şenliği
yılgı yanımıza yanaşmazken
bizi kıvıl kıvıl bekliyorken hayat
yıkılmak elinde mi? 
Boşuna mı sokuldu bankalara 
petrol borularına kundak
kurşun işçinin böğrünü boşuna mı örseledi
varsın zındanların uğultusu vursun kulaklarımıza 
yaşamak
bizimçün dokunaklı bir şarkı değil ki.
Bu yürek gökle barışkın yaşamaya alışmış bir kere
ve inatla çevrilmiş toprağın çılgarına
yazık ki uzaktır kuşları, sokaklarıyla bizim olan şehir
ama ancak laneti hırsla tırpanlayamamak koyuyor insana
öpüşler, yatağa birden yuvarlanışlar
sevgiyle hatırlansa bile hatta.

Köpüren, köpürtücü bir hayatın nadasıdır kardeşim
bütün devrimcilerin çektikleri
biliriz dünyadaki yorgunluk habire mızraklanır
dağlarda gürbüz bir ölümdür bizim arkadaşlarınki
pusmuş bir şahanız şimdilik, ne kadar şahan olsak
ama budandıkça fışkıran da bizleriz
ölüyoruz, demek ki yaşanılacak...

İsmet Özel

 

Yıkılma Sakın

Kötü sey uzakta olmak
Dostlarindan, sevdigin kadindan
Yasaklanmak bütün yasantilara
Seni tamamlayan, arindiran
Kapatildigin dört duvar arasinda
Saglikli, genç bir adam olarak 

Neler gelmez ki insanin aklina
Sevinçli, özgür günlere dair
Kalmistir yüzlerce yil uzakta
Onunla ilk kez öpüstügün sehir
Aci, zehir zemberek bir hüzün
Kalbinden girtlagina dogru yükselir 

Görüyorsun iste küçük adamlari
Köhnemis silahlariyla saldiran sana
Kimi tutsak düsmüs kendi dünyasina
Kimisi düpedüz halk düsmani
Diren öyleyse, diren, yilma
Yürüt daha bir inatla kavgani 

Babeuf'u hatirla, Nazim Hikmet'i
Bir umut atesi gibi parlayan zindanlarda
Hatirla Danko'nun tutusan kalbini
Karanliklari yirtmak arzusuyla
Ve fasizme karsi, zulme, zorbaliga
Düsün acilar içinde vurusan kardesleri 

Elbette vardir bir diyecegi, bir haberi
Bir kaçaga çay sunan Kürt kadinlarinin
Daglar dilsizdir yalçindir
Ama gün gelir bir diyecegi olur onlarin da
Ve daglar, issiz tarlalar basladi mi konusmaya
Susmazlar bir daha, söz artik onlarindir 

Kötü sey uzakta olmak
Dostlarindan, sevdigin kadindan
Yasaklanmak bütün yasantilara
Seni tamamlayan, arindiran
Ama bir devrimciyi hakli kilan
Biraz da acilardir unutma 

Yikilma sakin geçerken günler
Yaralayarak gençligini
Onurlu, güzel geleceklerin
Biziz habercileri düsün ki
Ve halkin bagrinda bir inci gibi
Büyüyüp gelismektedir zafer

Ataol Behramoğlu

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık