Dünyanın Bilinen İlk Halısı, Türklerin Pazırık Halısı

Pazırık Halısı , Altay Dağlarının eteklerinde 1947 ve 1949 yılları arasında , Pazırık Kurganları beşinci mezar odasında yapılan kazılarda arkeolog Sergei Rudenko ve Yardımcıları tarafından bulundu. Bu halı dünyanın bilinen ilk halısıdır.

Dünyanın Bilinen İlk Halısı, Türklerin Pazırık Halısı
  • 30 Kasım 2018, Cuma 13:30

Pazırık(Pazyryk): Yerel Telengit dilinde ''Ölüler Vadisi'' anlamına gelir ve denizden 1.600 metre yükseklikteki İç Asya'nın Altay Bölgesi'ndedir. Bu vadiden kurgan adı verilen çok sayıda mezar çıkarılmıştır. İlk olarak 1929 yılında çıkarılan bu mezarlardan yedisi 1940 yılında açılmıştır. Bu kurganlardan 5 tanesi özel ve diğerlerinden büyük yapıdadır. Bu kurganlar MÖ.5 yy'a tarihlendirilmiştir.

Pazırık Halısının Bulunması Ve Korunması

Pazırık Halısı , Altay Dağlarının eteklerinde 1947 ve 1949 yılları arasında , Pazırık Kurganları beşinci mezar odasında yapılan kazılarda arkeolog Sergei Rudenko ve Yardımcıları tarafından bulunmuştur. Pazırık'ta bulundan kurganlar Altayların bu soğuk ikliminde buz tuttuğundan dolayı Bu kurganlardan çıkarılan eserler günümüze kadar korunarak gelmiştir. Bu kurganlarda bulunan zengin sanat eserleri gün ışına çıkarılmıştır. Bu buluntuların büyük bir bölümü Ermitaj müzesinde sergilenmektedir. Pazırık Halısı da çıkarıldıktan sonra özel yöntemlerle yıkanmış , kurutulmuş ve üzerine alkol , jelatin ve gliserin içeren özel bir karışım sıkılmıştır. Pazırık Halısı bu haliyle başka bir bakım görmeden  1950'de beri St.Petersburg Hermitaj müzesinde sergilenmektedir.

Pazırık Halısının Fiziki Özellikleri

Pazırık Kurganlarında keşfedilen ve ve MÖ 5.yy'a tarihlendirilen yün halı , Pazırık Halısı adıyla dünyanın bilinen en eski halısıdır. Halının ebatları 195*205 cm ölçülerinde olup , aşağı yukarı 4 metrekare gelmektedir. Çok ince yünden dokunmuştur ve her bir cm. karesinde 36 Gördes düğümütespit edilmiştir. Bu düğüm sıklığı halının kendi dönemi içerisinde büyük bir ustalıkla yapıldığını göstermektedir. Renkler yumuşak ve olgundur. Zemin koyu kırmızıyken , gölgelerin bir kısmı açık mavi bir kısmı kırmızı olup , halıda sarı renkler hakimdir. Rudenko hünerli bir halı yapıcısının bir günde 2000 düğüm atabileceğini söylemiştir. Pazırık halısında santimetrekaresinde 36.000 olmak üzere toplamda 1.250.000 düğüm vardır. Buradan hareketle Pazırık Halısının en az 18 aylık aylık bir çalışmanın sonucu olduğunu söyleyebiliriz. Bu halı stil , ölçü ve şekil bakımından Türkmen Halılarına benzemektedir. Halının dokunmasında kullanılan ipler yün olup oldukça ince ve çok bükümlüdür. Motifler birbirine mükemmel bir uyum içerisinde bağlanmıştır.

Dünyanın İlk Halısı - Pazırık Halısı

Halının orta kısmı , sıralar halinde teşhir edilmiş yaldız şekilleri ve lotus(Nilüfer) süslemeleri ile doldurulmuştur. Eserin bu orta kesiminde 24 kare alan içerisinde bazı araştırmacılara göre dört yapraklı bir çiçek motifi vardır. Ancak biz bunu  dört yön ve sekiz bucak motifi olduğunu düşünmekteyiz. Geçerliliği kanıtlanmamakla birlikte bu 24 kareyi 24 Oğuz Boyu ile ilişkilendiren görüşler de vardır. K.Erdmann'ın ''eyer örtüsü'' olduğunu zannettiği bu halının ortasındaki karelere bölünmüş kısmı dikkate alan Jettmar gibi araştırmacılar halının bir oyun halısı olduğunu da iddia etmişlerdir. Halının bazı noktalarındaki rozet veya üçgen motiflerin oyunun başlangıç ve bitiş noktaları olduğu ileri sürülmüştür. Bu oyunun ilkel bir satranç şeklindezarla oynanan bir oyun olduğunu ileri sürmüştür.

24 karenin olduğu bölümü , genişlikleri çok az değişen üçü dar olmak üzere beş bant(su kanalı) ile kuşatılmıştır. Bunlardan ilki , kartal başlı arslan vücutlu bir motifi simgeler. Bu . Grifon'un başı , arkaya doğru çevrilmiş olup gagasından dili gözükmektedir. Bu hayali yaratığın kafası yukarı kalkık , kanat ve kuyruğu tamamıyla kareye sığdırılmıştır.

İkinci bant ise ise tek sıra halinde sağdan sola doğru yürüyen bir grup eliği (Geyik türü) gözler önüne sermektedir. Bu geyik ise (N.Diyarbekirli'ye göre) İç Asya'da yaşayan ''Alces Machis'' denen bir türdür. Bu cins geyik İran ya da Ön Asya'da bulunmamaktadır. Geyik üzerindeki şekillerde Türk Hayvan Üslubuna ait tasvirler yer almaktadır.

Bir sonraki şeritte ise geyiklerin ters istikametinde heybetli bir alay halinde ilerleyen bir sıra Türk süvarisini gösterir. Atın yanında yürüyen ve üzerine binmiş halde yer alan süvariler İç Asya'da giyilen türden bir başlığa , ayrıca çizme ve pantolona sahip olarak İç Asya kıyafetiyle karşımıza çıkar. Atların üzerindeki eyer örtüleri ise bize yine diğer pazırık kurganlarından çıkarılan eyer örtülerini hatırlatmaktadır. Atların hepsi gemlidir. Bazı gemlerde süs plakaları gözle görülmektedir. Atların sırtlarına keçeden yapılmış örtü konmuştur. Hayvanın terini almak üzere sırtına konan bu nakışlı örtülere Orta Asya'da ''Çaprak'' ya da ''şaprak'' , Anadolu'da ise ''terlik'' ya da ''ter keçesi'' denmektedir.Atların kuyruğunun düğümlü olduğu göze çarpmaktadır. Bu tasvir bozkır topluluklarının etkisiyle yapılmıştır. At kuyruğu bağlama ya da kesmenin mitolojik , dini ve sembolik anlamları yüzyıllarca Türk Toplumları arasında yaşamıştır.   Halı üzerinde bulunan pars damgası da dikkate değerdir. Ayrıca Pars , Kazakistan'ın eski başkenti Almatı'nın ve Tataristan'ın devlet damgasıdır. 

Pazırık Halısındaki Türk Sanatına ait diğer bir husus ise halıda bulunan tasvirlerin halıya bakacak kişiyi düşünerek yapılmış olmasıdır. Yani izleyici halının neresine geçerse geçsin , figürler buradaki kişinin bakış açısına göre değiştirilmiştir. Türk Sanatında yaygın olan bu tarz minyatürlerde de kullanılmıştır. Hatta aynı tarzı Osmanlı mezar taşlarının seyirciye dönük olarak yerleştirilmesinde de görüyoruz. Pazırık Halısı kök boya ile elde edilmiş boyalarla boyanmış yünlerle renklendirilmiştir. Ana zemin içten itibaren merkez,ilk bordür ve son iki bordürde kırmızı , sığın(geyik) figürü ve bir sonraki bordür ise sarıdır.. Motifler kırmızı , sarı ve merkezde olduğu gibi bazen mavi renk ile de renklendirilmiştir.

Gördes Düğümlü Türk Halısı

Halı ilk çıkarıldığında kimlere ait olduğu yönünde İskit,Asur,İran ,Çin ya da Moğol kavimlere ait olduğu yönünde görüş ayrılıkları vardı. Fakat halımız  Rusya Leningrad/St.Petersburg Ermitaj Müzesi'nde sergilenirken daha sonraki yıllarda bölgedeki diğer kurganlardan çıkarılan buluntular , eserler , atların kuyruklarının kesik olması ve bulunan bazı eserlerde Göktürk Alfabesine benzer bir yazıyla çıkarılan Türkçe Kelimelerin yazılı olduğu eserler  Halının Türklere ait olduğunu kanıtlamaktadır.

Türk düğümü olarak bilinen ''Gördes'' düğümü adı verilen çift düğüm tekniğiyle dokunan Pazırık Halısı dönemine göre oldukça ileri bir tekniğe sahiptir. (Gördes düğümünde bükülmüş,renkli yün ipliğin bir ucu bir arışın öteki ucu ise bitişik arışın üzerine düğümlenir) Bu da halıcılığın Türklerde çok daha eski dönemlere dayanan bir tarihi olduğunu kanıtlamaktadır. İran düğümü asimetrik iken Türk düğümü simetrik yani geometriktir. Pazırık Halısının düğümlerinin de simetrik olması bize bu halının Türklere ait olduğunu kanıtlamaktadır.

Diğer Türk Halıları ve Pazırık Halısı

Türkistan hiç şüphesiz eski bir dokuma merkezidir. Bu bölge ile Doğu Türkistan'a uzanan bölgelerde Ortaçağ'da zengin bir dokuma geleneğinin olduğu kesindir. Türklere ait 1700 yıllık Lou-lan ve Lop-Nor'da (Budha Tapınağı) dokunmuş halılar ile çeşitli kumaşlar Aurel Stein'in 1906-1908'de yaptığı kazılarda gün ışığına çıkmıştır. Bugün bu halılar Hindistan-Yeni Delhi ve Londra-British Museum'da sergilenmektedir.

1913 yılında Turfan Bölgesi'nde A.Von Le Coq tarafından Kuça/Koço şehri yakınlarında bir tapınağın odasında da bir halı bulunmuştur. Göktürk'ler dönemine ait olan bu halılar MS. 5-6 yy'a aittir. Bugün bu halılarda Berlin İslam Müzesi'nde sergilenmektedir.Bu halı da yün malzemeyle düğümlenerek dokunmuştur. Süslemelerinde geometrik desenlerin yanında ejder figürü de görülür

Pazırık Bölgesi ise buraya hiç de uzak değildir. Ayrıca bugün Kaş-gar , Hotan , Kuçar ilçesi Kuca ve Turfan'da dokunan halılar bu en eski halı bölgesinin geleneğini hala sürdürdüğünü göstermektedir. Pazırık halısının bulunmuş olduğu bölgenin yani Altayların karakter ve kültürünü yansıttığı açıktır.

Tarih ve kültür açısından bu kurganların Türkler tarafından oluşturulduğunu ve buradaki eserlerin de başka ülkelerden ihraç edilmediğini ve Pazırık Halısı da dahil bir çok eserin Türkler tarafından oluşturulduğunu izah etmeye çalıştık. Sanat tarihi uzmanlarından Erdmann da son yazdığı yazılarda''Pazırık Halısının Türk İlmiğiyle dokunduğunu ve Türk halısı'' olduğunu kabul etmiştir. Ermitaj müzesinde sergilenen Pazırık Halısının desen,renk ve dokuma özelliklerine oldukça sadık kalınarak Gördes'te dokunmuş bir örneği de vardır.

Sonuç Olarak;

Sonuç olarak Selçuklu ve Osmanlı halıları ile günümüzde dokunan Anadolu halılarının motif düzeni Orta Asya Türk halılarının zemin şemasına benzemektedir. Pazırık halısının zemininin 24 eşit kareye bölünmesi geleneği , Orta Asya'da dokunan keçelerde bile karşımıza çıkan bir şemadır. Selçuklu Dönemi Anadolu halılarının zemininin karelere ayrılması ve geometrik kompozisyonlar içerisinde yerleştirilmesi Büyük Selçuklu halılarının zemin şemasına benzemektedir. Beylikler Dönemi'nde gördüğümüz halı zeminin iki veya daha çok kareye bölünüp , her bir kare içerisine hayvan veya bitki motifi işlenmesi Pazırık Halısında da görülen geometrik düzene dayanmaktadır. Bugün Anadolu'da dokunan halı ve düz dokuma yaygılar Orta Asya Türk halı ve düz dokuma yaygıların geleneği sürdürülmektedir. Bu gelenek Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları yoluyla Anadolu'ya taşınmıştır. Beylikler ve Osmanlılar sayesinde günümüze kadar ulaşmıştır.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık