Yeni Zelanda: Acımızı Batıca Yaşamak Acziyeti

Yeni Zelanda: Acımızı Batıca Yaşamak Acziyeti
  • 16 Mart 2019, Cumartesi 10:12

Yeni Zelanda’da iki camide Cuma namazı sırasında yapılan terör saldırısı bütün dünyanın gündemine oturdu. Uluslararası medya genel refleksleriyle yaklaştığı bu olayın yansıtılma şeklinde birçok yanlış şey yaptı. Bu sadece batı kaynaklı medyada değil Türkçe ve Arapça medya organlarında da olayın veriliş tarzı kullanılan kavramlar birçok açından sıkıntılıydı.

Haber İngilizce kaynaklarda silahlı saldırgan olarak verildi. Terör saldırısı denilmek yerine çoğu mecrada nefret saldırısı gibi ifadelerle başlıklar atıldı. Türkçe ve Arapça haber sitelerinde de aynı şekilde silahlı saldırgan gibi ifadeler yer aldı.

Saldırının açık videosu birçok mecrada yayınlandı. Bu gibi hatalar saldırının üzerinden geçen bir günün ardından telafi edildi.

Ancak olayın zihinlerimizde yarattığı refleksler de tam bir tartışma konusu. Mısır’da bulunan El-Ezher Üniversitesi’nin Şeyhi Ahmed Et-Tayyip “Yeni Zelanda’da yaşanan katliam ve DAİŞ’in yaptıkları radikalliğin iki dalıdır.” ifadelerini kullandı. Kendi acılarımızı, öfkemizi tarif ederken bile batı dünyasında geçerli olabilecek şekilde ifadelerimizi oluşturmamız bir aşağılık kompleksinden öteye bir şey ifade etmiyor. DAİŞ’in yaptığı zulüm bütün dünyanın hem fikir olduğu bir konudur. Ancak bu yaşanan terör saldırısını anlamlandırmak için DAİŞ klişesini kullanmak anlaşılamama ve aşağılık kompleksinin ürünüdür. Öfkemizi bile ifade ederken batı dünyasının kavram haritaları üzerinden kendimizi ifade etmeye çalışıyoruz.

Ezher Şeyhinin yaptığı açıklamanın tam tercümesi şu şekilde: “DAİŞ ve bu gerçekleşen saldırı kin, nefret ve radikallik suyuyla yetişmiş bir ağacın iki dalı. Bunlar insanlığın kalbinden şefkat, hoşgörü ve insaniyet duygusunu çıkardı. Siyasi hesaplaşmalar, dar kafalı ırkçılık olmasaydı bu derece iğrenç bir vahşileşme olmazdı.”

Ezher Şeyhinin kullandığı kavramlar arasında, radikallik, nefret suçu, ırkçılık gibi kavramlara yoğunlaşıldığında görülecektir ki bu kavramların çoğu uluslararası siyasetin hakimleri tarafından siyasi retoriğe sokulan kavramlardır. Bu şekilde kurulan bir ifadeye ayrıca DAİŞ örneğinin eklenmesi ise, batı tanımlamalarıyla konuşmak yetmezmiş gibi batıda daha iyi anlaşılması için yakından tanıdıkları bir örnekle ifade etme çabası adeta. DAİŞ örneği bir çok açıdan Müslümanların üzerine her ortamda yapıştırılan ve "İslami Terör" kavramıyla birlikte dayatılan bir kavram.

Yeni Zelanda’da masum insanların rastgele ateş edilerek öldürülmeleri bütün Müslüman dünyada büyük bir acıya sebebiyet verdi. Daha acı verici olan ise, kendimiz olarak kompleksiz bir şekilde acımızı ifade etmekten uzak olduğumuzu da gözler önüne sermesi.

Acımıza müşteri aramak

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da bugün yayınladığı bir sosyal medya mesajında  "Charlie Hebdo için yürüyenler, Yeni Zelanda’da katledilen Müslümanlar için de yürüyecek mi? Acısı gerçekten ortak olanlar birlikte yas tutabilirler"  ifadelerini kullandı.

Kalın, Yeni Zelanda’da yaşanan terör saldırısıyla ilgili “Charlie Hebdo” saldırısına karşı gösterilen hassasiyetin bu olay için de gösterilmesi gerektiği mesajını verdi.

Gerçekten biz acımızı yaşarken bile Batı’ya mı ihtiyaç duyacağız? Onların üzerimize kasıtlı olarak yapıştırdıkları “islami terör” yaftası yüzünden onlara onların kurdukları dil örgüsüyle mi cevap vermemiz gerekiyor? Acımızı tek başımıza sahiplenmekten ve bu acının yasını kendi yollarımızla tutmaktan bu kadar uzak mıyız?

Bu kendini suçlama durumunu büyük çıplaklığıyla ifade eden isim ise Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu oldu. Kılıçdaroğlu 'İslam dünyasından kaynaklanan terör tüm dünyada farklı yorumlar yol açtı.' ifadelerini kullandı.

HABERE AİT VIDEO


Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ibrahim ibrahim 16.03.2019

charlie hebdo ya koşa koşa giden mülümanların ezik davranışları bu söylemlerle bir daha açığa çıkmıştır

yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık