Oyun içinde Oyun, Savaş içinde Savaş ; Yemen iç savaşında yeni dönemin başlangıcı

Oyun içinde Oyun, Savaş içinde Savaş ; Yemen iç savaşında yeni dönemin başlangıcı
  • 16 Ağustos 2019, Cuma 16:04

Yemen 2015 yılında Ali Abdullah Salih’e karşı başlatılan gösteriler ve iktidar değişimi talebiyle başlayan bir iç savaş çatışma silsilesine girdi. Bu savaş yerelde Ali Abdullah Salih, Mansur El-Hadi ve Husiler arasında dönem dönem çeşitli kombinasyonlarla devam etti. Uluslarası olarak ise en başta Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Amerika ve İran ise bölgede savaşın derinleşmesi ve yayılmasına katkı sağladı.

Bugün gelinen noktada Yemen dünyanın en büyük insani krizlerinden birini yaşayan bir bölgeye dönüştü. Husiler’e karşı uygulanan ambargo sonucunda binlerce insanın açlıktan ve ilaçsızlıktan öldüğü rapor ediliyor.

Yemen’in yeniden dünya gündemine Kurban Bayramı öncesinde oturmasına neden olan bir olay yaşandı. Birleşik Arap Emirlikleri’nin desteklediği Güney Yemen’de varlık gösteren, Güney Yemen Devleti’nin özgürlük kazanmasını savunan Güney Geçiş Konseyi, merkezi hükümetin temsili olarak bulunduğu Aden’deki resmi kurumları 4 gün süren bir çatışmanın ardından ele geçirdi.

Suudi Arabistan’da ikame eden Yemen Cumhurbaşkanı Mansur El-Hadi yaşanan bu gelişmeyi bir darbe olarak nitelendirdi. Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed Bin Selman, kendisiyle çatışmalar sonucunda resmi kurumların düşmesiyle bir görüşme yaptı. Bu yapılanlar resmi dille eleştiren Suudi makamları iki tarafı da müzakereye davet etti. Mansur El-Hadi ise “Güney Geçiş Konseyi’nin” geçici başkent Aden’de ele geçirdiği bölge ve binalardan çekilmemesi halinde herhangi bir müzakerenin gerçekleşmiyeceğini beyan etti.

Güney Geçiş Konseyi adına çatışmaların ardından Aden’i ele geçiren İdris Zubaidi, Aden’de büyük bir gösteri düzenledi. Çeşitli kırsal bölgelerden de insanların taşınmasıyla Aden’in en büyük meydanına toplanan halk ayrı bir devlet talep eden sloganlar attı.

Zubaidi, Aden operasyonunu tamamladıktan sonra yayınladığı bir video mesajında Güney Yemen’in özgürlük istediği beyan etti. Yaptığı açıklamada Suudi Arabistan ve Arap koalisyon güçlerine son Aden krizine ilişkin gösterdikleri çaba ve gözetimi altında çekişen taraflara yapılan diyalog çağrılarından dolayı teşekkür etti.

Suudi Arabistan liderliğindeki Arap koalisyonunun yanında yer alındığı tekrar edilen açıklamada bölgede İran yayılmacılığı ve Husilere karşı direnişe devam edileceği yinelendi.

Açıklamada, Güney Geçiş Konseyi'nin Arap koalisyonu, Körfez İşbirliği Konseyi, Birleşmiş Milletler ya da Arap Birliği'nden herhangi birinin gözetiminde yürütülecek diyaloga katılım için hazır olduğu vurgulandı.

Şuanda hali hazırda Suudi Arabistan’da ikamet eden Mansur El-Hadi topraksız ve kurumsuz kalmış bir devlet başkanı konumunda. Uzun yılladrdın Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklenen “Güney Geçiş Konseyi” Aden’e tamamen hakim olmuş durumda. Suudi Arabistan’ın ise bu gidişatı değiştirmek ve tersine döndürmek yönünde herhangi bir inisiyatif göstermeyeceği sahadan yapılan yorumlarda belirtiliyor.

Suudi Arabistan’ın çıkarı ne?

Suudi Arabistan neredeyse 5 yıldır devam eden Yemen Savaşı için kendisine bir çıkış planı hazırlamak arzusunda. Güney’de bir Güney Yemen Devleti’nin inşası sonucunda Husiler’in denize inmesinin de önüne geçerek Yemen’de savaşı sadece kuzey bölgesinde tutma arzusu içerisinde. Bu yolla uluslararası kamuoyunda Yemen’de kısmı bir başarının sağlandığı algısı yapılmak istenicek. Ayrıca İran ile yaşanan gerginlik sonucunda gergin bir hal alan Hürmüz Boğazı meselesi’ni aşmak için Kuzey’den güneye bir boru hattı projesi ile, Suudi petrollerini Hürmüz’e alternatif bir yoldan açık denizlere ulaştırmak için, sahada Suudi askerlerinin kontrolüyle geniş bir arındırılmış bölge inşaa edilebilecek.

Yemen savaşında başarısız olan Suudi Arabistan’ın Birleşik Arap Emirlikleri aracılığıyla sahaya sürdüğü bu planın başarıya ulaşması ise pek mümkün görünmüyor. Çünkü Güney Geçiş Konseyi, Güney Yemen’de bulunan bir çok gruptan izole bir yapı. Sadece Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklenen paralı milislerden oluşuyor. 90’larda Yemen’de varlık gösteren ayrılıkçı gelenekle bağı bulunmuyor. Bu yapıların ise tek taraflı bir şekilde Güney Geçiş Konseyi’nin bu “oldu-bittisine” razı olmayacağı düşünülüyor. Ayrıca Güney Yemen’de kısıtlı da olsa bulunan bir El Kaide varlığı var. Bölge uzmanları yaptıkları yorumlarda, 90’larda yaşandığı gibi yeni bir Güneyli-Güneyli çatışmasının yaşanmasından korkuyor.

Bu ise Suudi Arabistan’ın görece Yemen’de kısmi başarıya ulaşma vizyonunun başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olacak. Ayrıca bölgede Kuzey-Güney tarzı iki devlet şeklindeki bir ayrılığın karşısında Husiler bulunuyor. Çünkü bu tarz bir ayrılma ile Husiler’in hali hazırda denize açılan bir menfezden yoksun kalma durumu bulunuyor. Husiler, kendilerini açık denizlerden mahrum eden bu tarz bir ayrılığı ise sabote edecek her imkanı sahada kullanacak ve bu da Güney Yemen’de barış beklentisinin önündeki en büyük engellerden birisi olacak.

Kaynaklar: 1, 2, 3

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık