Güler misin Ağlar mısın!

Güler misin Ağlar mısın!
  • 20 Mart 2019, Çarşamba 15:09

Millet İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı CHP’li Ekrem İmamoğlu, önceki akşam Ülke Tv’de Turgay Güler’in konuğu oldu.

Öncelikle deneyimli programcı Turgay Güler’in bir konuda hakkını teslim etmemiz gerekir. Niyeti her ne olursa olsun, seçim öncesi iktidara yakın bir kanalda Ak Parti’nin İstanbul’daki en büyük rakibini konuk olarak almak, artık iyice unuttuğumuz epey riskli bir iş. Hem de seçimlere bu kadar yaklaşmışken ve anketlere göre iki adayın oyları birbirine bu kadar yakınken…

Aslında, ülkemizde özellikle özel televizyonların yayın hayatına başladığı 90’ların başından itibaren,  farklı partilerden adayların televizyon tartışmalarına sık sık şahit olurduk. Batı ülkelerinde, seçim öncesi adayların kozlarını karşılıklı olarak tv ekranlarında paylaşmaları bugün de devam eden bir uygulama. Amerika’daki başkanlık seçimlerinden önce, iki adayın tv ekranlarında tartışmaları Amerikan seçimlerinin olmazsa olmazlarından.  Türkiye’de ise, son yıllardaki siyasi gerilimin bir sonucu olarak, ayrıca medyadaki dönüşümle birlikte farklı politik görüşlerin aynı masa etrafında karşılıklı tartışmalarına bugün pek rastlamıyoruz. Siyasiler, genellikle kendilerine yakın mecralarda kendilerini ifade etmeyi tercih ediyorlar.

Oysa, 40 yaşın üzerindeki çok kişi, Erdoğan’ı 90’lı yıllardaki tv tartışmalarından hatırlayacaktır. Refah Partisi il başkanıyken, sonrasında İstanbul Belediye Başkan adayı iken nadiren de olsa, dönemin merkez medyası yıldızı parlayan bu genç siyasetçiyi artık görmezden gelemeyeceğini anlamış, ekranlarına konuk etmeye başlamıştı.  Tabi asıl amaçlarının reyting kaygısıyla birlikte, siyasi olarak karşı tarafta gördükleri bu siyasetçileri hırpalamak, itibarsızlaştırmak seçmenin gözünden düşürüp oyları merkez partilerde toplamak olduğunu da söylemek mümkün. Bunu o günlerdeki tv programlarının kayıtlarına bakarak gözlemlemek mümkün.

90’lı yıllarda Erdoğan ve Melih Gökçek’in aday oldukları seçimler öncesi kendilerini konuk alan televizyonlar, mümkünse karşıdakini konuşturmamak, projelerden ziyade ‘Atatürk karşıtlığı’ ya da ‘şeriat taraftarı’ olmak gibi ideolojik saiklerle muhatabını sıkıştırma yollarına başvururlardı.  Böylece hem izlenme oranları tavan yapar, hem her kesimden taraflara söz hakkı vermek gibi ‘basının özgürlüğüne’ vurgu yapar, hem de taraf oldukları dünya görüşüne karşı görevlerini yerine getirmiş olurlardı. Bu, onlar açısından kazançlı bir iş gibi görünse de,  her defasında kazanan kendi destekledikleri değil, dudak büküp itibarsızlaştırmaya çalıştıkları karşı tarafın adayı olurdu. Erdoğan, Gökçek ve o ekolden gelen halka yakın bir çok siyasetçi, medyanın bu tavrını onaylamayan halk sayesinde seçimlerden zaferle ayrılmışlardır.

O yıllarda Refah Partili siyasetçilerin, tv ekranlarında en çok şikayetçi oldukları konu; kendilerinin davet edilmelerine rağmen konuşturulmamaları, moderatör ya da sunucunun sık sık sözlerini kesmeleri ya da tartışmayı kendi istedikleri alana hapsetmeye çalışmaları gibi nedenlerdi. Mesela o yılların ünlü tartışmalarından birinde, İstanbul ve Ankara Belediye Başkanı sıfatıyla katıldıkları bir canlı yayında, Erdoğan ve Gökçek’in sunucu Ümit Zileli’ye tepkilerini göstermek için programı terk ettiklerini yaşı müsait olanlar hatırlar.

Turgay Güler’in Ekrem İmamoğlu’nu konuk olarak aldığı program bizi o günlere götürdü.  Güler’in İmamoğlu’na genel olarak yaklaşımı, üslubu, muhatabına duymak istediklerini söyletme çabası, bu olmadığında ‘ kükremek, sıkışmak, kaçmak’ gibi kelimelerle muhatabına yüklenmesi, en azından ‘moderatör’ cephesinde, çeyrek asırdır değişen pek bir şey olmadığını bize gösterdi. CHP’li İmamoğlu saf değil, bunların başına geleceğini elbette tahmin etmiştir. Tıpkı Erdoğan ya da Gökçek’in çeyrek asır önce davet edildikleri programda ne ile karşılacaklarını bildikleri gibi. O zaman her defasında ‘medyaya rağmen’ kazanan onlar olmuştu.  Bakalım bu kez kim olacak.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık