Fransa’nın tarihi misyonu: Suriye’de bölünme

Fransa’nın tarihi misyonu: Suriye’de bölünme

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Paris'te Elysée Sarayı'nda PYD heyetini kabul etti. Heyet ile Macron arasında birebir gerçekleşen görüşmeden “PYD’ye desteğe devam” mesajı çıktı. Fransa PYD güçlerine Suriye’deki faaliyetleri için maddi ve askeri destek güvencesi verdi.

Fransa Suriye iç savaşı patlak verdikten sonra bir çok değişik grupla işbirliğine giderek sahada varlık göstermeye çalıştı. Özellikle PYD yapılanmasının dünyada popülerlik kazandığı “Kobani Olayları’ndan” sonra Fransa bu mücadelesini PYD üzerinden sürdürdü. 2015 yılında ilk resmi görüşme aynı şekilde Paris’te Fransa eski Başkanı François Hollande ile PYD heyeti arasında gerçekleşmişti. Bu tarihten sonra hem Fransız medyasında hem diğer Avrupa medya gruplarında ard arda PYD ile ilgili araştırmalar yayınlanmaya başlandı. PKK’nın Suriye kolu olan PYD’nin sempatik gösterilmesi için o dönemde özellikle PYD’nin kadın teröristleri ekran yüzü olarak kullanılmıştı.

2016 yılının haziran ayında ise Fransız Kara Kuvvetleri’ne bağlı birlikler Suriye’de resmi olarak varlık göstermeye başladı. İlk aylarda bu varlık resmi makamlarca onaylanmasa da resmi açıklama bu varlığı bir süre sonra doğruladı. Fransız resmi makamları askeri varlığın “terörle mücadele kapsamında yerel savaşçıları eğitme” amacında olduğunu iddia etti.

Fransa’nın Tarihi Misyonu

Fransa’nın Suriye ile ilgili tarihi oldukça kanlı bir geçmişe sahip. Osmanlı İmparatorluğu’nun bölgeyi kaybetmesinin ardından İngiltere-Fransa arasında bir antlaşma gerçekleştirildi. Sykes Picot ismiyle tarihte anılan antlaşmanın ardından bugün ki Suriye, Filistin, Lübnan bölgesi Fransız mandasına bırakılmıştı. Fransa hakim olmakta oldukça zorlandığı Suriye’de oldukça kanlı katliamlara imza atmıştı.

Ayrılığın tohumları

Suriye’yi kendisinin yönetebileceği bir Suriye’ye dönüştürmek amacıyla Fransa, o dönemde yaptıklarıyla bugünki Suriye’de yaşanan ayrılıkların temelini attı. Suriye’yi din ve mezhep ayrılıklarını öne çıkararak 4 ayrı devlete iki ayrı bölgeye böldü. Dönemin yoksul azınlığı olan Alevilere, Şam ve Halep’in çoğunluğunu oluşturan Sunnilere karşı Fransa’ya destek vermeleri şartıyla özerklik sağladı. Bu güçleri ilerleyen zamanlarda ise Fransız sömürge güçleri içerisinde asker olarak görevlendirdi. Fransa ve Aleviler arasında bir süre sonra Aleviler’e bir devlet kurulacağı yönünde bir antlaşmaya bile varılmıştı.

Bu antlaşmanın bir tarafı, bugün hala Suriye yönetimini elinde tutan Esed ailesi idi. Beşar Esed’in büyük dedesi Süleyman Esed o gün Fransızlar ile Alevi devleti için antlaşma imzalamıştı. Bugün Suriye Arap Cumhuriyeti Ordusunun yönetimi o dönem Fransa eliyle oluşturulan ayrıcalıkları kullanan grup tarafından yönetiliyor.

O dönem Süleyman Esed’e Ceyş Ül Şark’a destek vermesi karşılığında özerk Alevi devleti için söz verildi. Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius 2012 Eylül’ünde yaptığı bir basın toplantısında bu antlaşmanın belgesini yayınlamıştı. Belgede Süleyman Esed’in ismi açıkça yer alıyordu.

Fransa sömürge döneminde Suriye’yi yönetememesinin nedenini Suriye’nin çeşitliliği olarak gördü. Suriye’yi bölmeyi Suriye’ye etki etmenin yolu olarak belirledi. Bugün dahi bu politikasını devam ettirmek isteyen Fransa, PYD üzerinden Suriye’de bir bölünme ve kendisine etki alanı yaratma peşinde.

Şam tarihin ilk varil bombası

Son Osmanlı Meclisi'nin Lübnan Meb'usu olan ünlü düşünür, fikir ve sanat adamı Emir Şekip Arslan'ın, 1925'te kaleme aldığı “Şehid Suriye” kitabında, Suriye’de masum halkın 89 yıl önce Fransa mandası altında maruz kaldığı sıkıntılara, çektiği çilelere ayna tutmuştu.

Bugün Esed güçlerinin varil bombalarıyla ölüm yağdırdığı Şam ve Halep'te, o dönem de Fransız güçlerinin yine varil bombalarının ilk versiyonlarıyla saldırdığını anlatan Arslan, kitabında yaşanan yıkımı şu şekilde anlattı:

"Evlerin üzerine varil bombaları yağdırıyorlardı. Bir anda alev topuna dönen bölgeden dumanlar yükseliyordu. Alevlerin arasından insan çığlıkları yükseliyordu. Varil bombalarının yanı sıra gökyüzünden sanki bombalar yağıyor, şimşekler çakıyordu. İki üç gün boyunca boyunca bu sürdü. Sürekli topçu atışı da yapılıyordu Şam ve Halep'e... Şehre tepeden baktığınızda harebeler ve yıkılan duvarların altında kalan kadın ve çocuk bedenleri görünüyordu."

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık