Geciken adalet, adalet değildir

Yargıtay Başkanı Cirit, "Geciken adalet, adalet değildir. Mahkemelerin etkinliği ile verimliliğinin artırılması özellikle yargılama sürelerinin kısaltılması yaşamsal bir öneme haizdir." dedi.

Geciken adalet, adalet değildir
  • 25 Ekim 2018, Perşembe 18:30

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'nın düzenlediği Antalya'daki "Bilimin Işığında Adalet" konulu "16. Ulusal Adli Tıp Günleri" kongresinde konuştu.

Yargıtay Başkanı Cirit, Türkiye'nin uzun süredir Avrupa uyum süreci içerisinde Avrupa Birliği'ne üye olmak için mücadele ettiğini belirtti.

"Bu süre her ne kadar uzamışsa, uzun ince bir yol haline gelmişse de biz bu süreçte Anayasamız'da yasalarımızda birçok değişiklikler yaptık. En anlamlısı da Anayasamız'ın 90. maddesindeki yaptığımız değişikliktir." diyen Cirit, insan hakları anlamında gerçekleştirilen değişiklikleri değerlendirdi.

Uzun yıllar işkence suçlarıyla uğraştıklarını anlatan Cirit, eskiden, zanlıdan delile gidilen bir süreç olduğunu, özellikle Adli Tıp Kurumu'nun teknolojik anlamdaki çalışmaları sayesinde, delil elde etme noktasında, DNA veri tabanı oluşturması noktasında oldukça başarılı çalışmaları bulunduğunu bildirdi.

Cirit, bu çalışmalar sonucunda Türkiye'nin artık delilden zanlıya giden bir ülke haline geldiğini kaydetti.

"Toplumların gelişmişlik düzeyleri, ekonomik siyasi bakımdan elde ettikleri başarılardan sonra insan haklarına duydukları saygıyla ölçülebilir. İnsan hakları alanı sürekli değişen ve gelişen niteliğe sahiptir." diyen Cirit, toplum düzenin korunması ve sosyal barışın sağlanması bakımından cezaların adil, tutarlı ve herkes eşit şekilde uygulanmasının önemli olduğuna işaret etti.

"Davaların makul sürede görülmesi önemli"
Adalet hizmetinin işlememesi, geç işlemesi, toplumsal düzenin ve barışın bozulmasına neden olduğunu bildiren Cirit, şunları söyledi:

"Geciken adalet, adalet değildir. Bu nedenle mahkemelerin etkinliği ile verimliliğinin artırılması özellikle yargılama sürelerinin kısaltılması, toplum ve devlet hayatı açısından yaşamsal bir öneme haizdir. Adil yargılama hakkı kapsamında davaların makul sürede sonuçlandırılması bireylerin en temel hakkıdır. Bu hakkın ihlali halinde, birtakım yaptırımlar öngörülmüştür. Ülkemiz açısından, davaların makul sürede görülmemesinin sorunlu bir alan olduğu Anayasa Mahkemesi tarafından da bireysel başvuru üzerinden verilen ihlal kararlarının analizinden açıkça anlaşılmaktadır."

Gelişen teknolojinin pek çok hukuki soruna da neden olduğuna işaret eden Cirit, özel, aile hayatı haberleşme ve konut dokunulmazlığı hakkının gelişen teknolojik araçlar nedeniyle ciddi risk altına girdiğini vurguladı.

En küçük bilginin saniyeler içinde dünyanın dört bir yanına ulaşabildiğini anlatan Cirit, "Biz hukukçuların bu gelişmelerin farkında olması ve temel hakları korumak amacıyla etkili ve evrensel stratejileri geliştirmesi zorunludur." dedi.

Cirit, Adli Tıp Kurumları'nın mahkemelerin ve Yargıtay'ın birçok kararında, üst bilirkişilik kurumu olarak kabul edilmesinin kurumun raporlarını daha da etkili kıldığını kaydetti.

Toplumsal bilincin oluşmasıyla adli tıbbın önemi ve prestijinin arttığına değinen Cirit, şöyle konuştu:

"Mağdurların hakkının korunması, sanıkların cezalandırılması için vazgeçilmez tek koşul adli tıbbın iyi bilinmesi ve doğru uygulanmasıdır. Adaletin tecellisi bakımından büyük rol üstlenen adli tıp kurumu, haklarını arayan, adalete başvuran kişilerin doğru ve adil şekilde adalete ulaşabilmesini sağlayan misyonu gereği bilirkişilik fonksiyonunu en iyi şekilde uygulayan ve bilimsel doğruları bilimsel şekilde değerlendirebilen bir kurum olma zorunluğunu beraberinde getirmektedir."

Cirit, "Kaliteli bir hukuk sistemi için iyi uygulamacılara ihtiyacımız olduğunu unutmamalıyız. İyi hukukçular yetiştiremez ve onları geliştiremezsek, hangi sistemi getirirsek getirelim başarılı sonuçları elde edemeyeceğimizin farkında olmamız gerekiyor." dedi.

Cirit, hukuktaki güncel gelişmeleri takip etmenin de önemine işaret etti.

"Suçun aydınlatılmasında adli tıbbın rolü büyük"
Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Yalçın Büyük de 100 yılı aşkın tarihi geçmişiyle Türkiye'nin alanındaki en büyük bilirkişilik kurumu olan Adli Tıp Kurumu'nun aynı zamanda düzenlediği ulusal ve uluslararası kongrelerle alandaki gelişmeleri de her yönüyle ele aldığını belirtti.

"Suçun aydınlatılmasında adli tıbbın rolü büyük oranda arttı. Tüm dünyada ve Türkiye'de yargının en önemli yardımcılarından biri oldu." diyen Büyük, delilden sanığa doğru olan yeni konsept ile adli tıbbın yargının vazgeçilmez bir çözüm ortağı hali geldiğini vurguladı.

Büyük, son zamanlarda adli tıp alanında önemli gelişmeler sağlandığını aktardı.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Emin Akbaşoğlu da adaleti ortaya çıkarmak konusunda bilirkişilik kurumunun 100 yılı aşkın zaman diliminde büyük görevler üstlendiğini, kurumun, milli ve yerli, evrensel bir bakış açısına sahip olduğunu kaydetti.

Akbaşoğlu, Adli Tıp Kurumu'nun teknolojisi ve insan kaynağıyla hakikati ortaya çıkaran, adeletin tecellisini sağlayan bir kurum olduğunu sözlerine ekledi.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık