Eğitim-Bir-Sen 13. Türkiye Buluşması

Eğitim-Bir-Sen 13. Türkiye Buluşması, şube yönetimleri ve ilçe temsilcilerinin katılımıyla Antalya’da yapıldı.

Eğitim-Bir-Sen 13. Türkiye Buluşması
  • 03 Aralık 2018, Pazartesi 9:34

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, üyeleri için onur, kamu görevlileri için umut olma hüviyetlerini koruyarak, sınırlar ötesine yeni bir soluk olma hedefiyle yol alacaklarını ifade ederek, “Yükümüzün, sorumluluğumuzun farkındayız. Çağı yeniden kurmanın, mazlumların hakkını, insanlığın onurunu korumanın ağır yükünü taşıyoruz. Bunun için sadece yürek yetmez, emek ve bilgi de gerek. O nedenle bugün bu toplantıda sadece bir teşkilat buluşması gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda Türkiye’nin öncü sendikacılarıyla sendikal fikirleri buluşturacak bir eğitim toplantısı da gerçekleştiriyoruz” dedi.

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, üyeleri için onur, kamu görevlileri için umut olma hüviyetlerini koruyarak, sınırlar ötesine yeni bir soluk olma hedefiyle yol alacaklarını ifade ederek, “Yükümüzün, sorumluluğumuzun farkındayız. Çağı yeniden kurmanın, mazlumların hakkını, insanlığın onurunu korumanın ağır yükünü taşıyoruz. Bunun için sadece yürek yetmez, emek ve bilgi de gerek. O nedenle bugün bu toplantıda sadece bir teşkilat buluşması gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda Türkiye’nin öncü sendikacılarıyla sendikal fikirleri buluşturacak bir eğitim toplantısı da gerçekleştiriyoruz” dedi.

Rekabet süreci bitti, refakat dönemi başladı 
Dört aylık rekabet sürecinin sona erdiğini, dört yıllık refakat döneminin başladığını kaydeden Yalçın, “Eğitim-Bir-Sen olarak, delege, ilçe temsilciliği ve şube seçimleriyle bir kez daha yenilendik. Aramızda güven tazeleyen, ilk defa emaneti devralan arkadaşlarımız var. Bugün burada uhuvveti, nezaketi, asaleti ve adaleti ilke edinen teşkilatın liderleri var. 81 ilde, 957 ilçede, 131 şubede seçim yaptık. 222 bin 387 üyemiz oy kullandı, 25 bin 923 delege adayı yarıştı. Öyle bir seçim süreci yaşadık ki, üyelerin yüzde 100’ünün oy kullandığı seçim bölgeleri oldu. Katılımcı, demokratik, şeffaf bir seçim sürecinin sonunda yine güçlü temsili olan bir irade ortaya çıktı. Her kardeşimiz kuruluş ilke ve misyonumuza uygun davrandı. Kirletmeden, kirlenmeden muvakkitler saatin zembereğini yeniden kurdu. Heyecanımızı tazeledik, saflarımızı sıklaştırdık, kardeşliğimizi pekiştirdik, birlik ve beraberliğimizi perçinledik. Dört aylık rekabet süreci bitti, dört yıllık refakat dönemi başladı. İçimize, işimize ve dışımıza yolculuğumuz bu anlayışla sürmeli, davaya sadakatle hizmet çabamız artarak büyümelidir. Bizim ortaklığımız dava ortaklığıdır. Biz anlamsız bir yarışın peşinde değil, hedefe birlikte varışın derdindeyiz. Dava adamının durduğu an, öldüğü andır, durmayacağız” şeklinde konuştu.


Zirveden yeni ufuklara içe, dışa, işe yolculuğumuz sürecek 
Dört yıl önce, ‘Zirveden Yeni Ufuklara’ şiarıyla, hayallerini, hedeflerini deklare, yeni ufuklara üç kulvardan yürüyeceklerini ilan ettiklerini hatırlatan Yalçın, “Bu yolculuk bugün başlayıp yarın bitecek bir yolculuk değil. Uzun soluklu bir koşudan, uzun menzilli bir hedeften, uzun erimli bir mücadeleden bahsediyoruz. Peki, neler yaptık, neleri gündemimize aldık? Eğitim çalışanlarının hakları, hukuku, eğitim, eğitim sisteminin durumu, sendikaların ve sendikacılığın Türkiye ve dünyadaki konumu hep gündemimizde oldu. Sorunları teşhis, çözümleri tespit odaklı çalışmalarla sendikal kulvarda farkımızı ortaya koyduk. Yol gösterdik, yol açtık, yol aldık. Kayıplara son verdik, kazanımları artırdık. Müfredattan ders kitaplarına, sınav sisteminden yerleştirme uygulamalarına her konuda ses verdik, söz söyledik. Doğruyu işaret edip, hatadan vazgeçirdik. Yayımladığımız raporlarla, odak analizlerle, yaptığımız çalıştaylarla, sempozyumlarla fikirlerimizi, öneri ve eleştirilerimizi muhataplarına ulaştırdık. Eğitime Bakış İzleme Değerlendirme, Yüksek Öğretime Bakış İzleme Değerlendirme raporları hem sendikamız hem Türkiye için bir ilktir. Suriyeli Çocukların Eğitimi, Eğitim Yönetiminde Liyakat ve Kariyer Sistemi, Müfredatın Demokratikleştirilmesi, Eğitim Çalışanlarının Sorunları ve Çözüm Önerileri raporlarımız bugüne kadar hem bu alanlarda hem de sendika tarafından hazırlanan ilk ve kapsamlı raporlar olmasıyla; içeride de dışarıda da fikri kapasitemizi, kendi alanımızdaki yetkinliğimizi tescilleyen çalışmalar oldu. Yakıp yıkan değil üreten, kırıp döken değil düzelten, cam indiren değil fikir bildiren, barikat kuran değil engel kaldıran tavrımızla yasaklara karşı çıktık, özlük ve özgürlük mücadelesi verdik. Ya dalga kırdık ya da yeni bir dalga kurduk. Bunları hâkim bilgi, halis niyet, sarsılmaz aidiyet ve örgütün gücünü arkasına almış ehliyetle yaptık. Bu birikimle hem eğitim çalışanlarını sendikalı yapmanın hem de sendika için çalışanları eğitimli sendikacı yapmanın çatısını kurduk. Teşkilat eğitim programlarımız; sendikayı, sendikacılığı, küresel sendikal kulvarı ve evrensel sendikal hakları bilen sendikacıların yetişmesine imkân ve fırsat verdi. Örgütlenmedeki gücümüz, teşkilatımızın kapasitesi ve sendikacılığımızdaki yüksek birikim değişim üretti, gelişim üretti, yeni bir paradigma üretti. Kurum İdari Kurulu’ndan Toplu Sözleşme’ye, davalardan eylemlere, ikili ilişkilerden uluslararası diplomasiye her zeminde üyeye, ülkeye, insana ve dünyaya kazandırmanın peşinde olduk. Çok şükür başarılı da olduk. Hayatımızdan çıkardığımız yasaklar, müfredattan çıkmasını sağladığımız dersler, uygulamasına son verdiğimiz baskılar ne burada anlatacak kadar kısa ne de tek kelimeyle geçiştirilecek kadar önemsiz. Amfilerde öğrenciler, sınıflarda öğretmenler başörtülü ise bu sizin eseriniz. Milli Güvenlik Dersi’ni müfredattan, apoleti sınıftan çıkaran sizsiniz. Nöbet ücretinin gelmesi de ek ders ücretinin artması da sınav ücretlerinde adaletsizliğin son bulması da terimizin sonucu. 4/C’nin son bulması, sözleşmelilerin kadroya alınması çıkardığımız güçlü sesin, yaptığımız eylemlerin sonucu değil mi? Açtığımız ve lehimize sonuçlanan yüzlerce dava, kamu görevlilerinin, eğitimcilerin, öğretmen dışı personelin sorunlarına deva üretmedi mi? Ne kadar çok şey başarmışız diyerek koltuğa sırtımızı yaslama hakkımız yoktur” ifadelerini kullandı.

Doğru bakmaya, çözüm aramaya, kamu görevlilerine kazandırmaya devam edeceğiz 
Doğru bakmaya, çözüm aramaya, kamu görevlilerine kazandırmaya devam edeceklerini vurgulayan Yalçın, şöyle konuştu: “Özne Eğitim-Bir-Sen ise tümleç ahlaktır. Özne Eğitim-Bir-Sen ise yüklem ya kazanmak ya kazandırmaktır. Ne kadar anlatsak az gelir, ne kadar övünsek yeridir. 28 Şubat kararlarının çöpe atılmasında, başörtüsü yasağının sona ermesinde, katsayı engelinin kaldırılmasında, 15 Temmuz ihanetinin püskürtülmesinde yerimiz, terimiz, imzamız var. Sadece bunlarda mı? ‘Ortak Akıl’ mitinglerinde biz vardık. Toplu sözleşmenin önünü açan referandumda, milletin ürettiği ‘evet’in inşasında biz vardık. Millet iradesine itibar, yönetimde istikrar için hükûmet sistemi değişikliğinin anlatılması, anlaşılması ve hayat bulmasında sorumluluk aldık. Teröre karşı ortak duruşun, kadim kardeşliği birlikte haykırışın öncüsü olduk. Sendika olmanın hakkını verdik, sivil toplum örgütü vasfını hiç kaybetmedik. Hamasetle değil, ferasetle iş yapıyoruz. Husumetle değil, uhuvvetle yol alıyoruz. Cesamete değil, cesarete dayanıyoruz. Diğerlerine göre değil, değerlerine göre sendikacılık yapıyoruz. Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen olarak, sınırları aşan bakış açısıyla; tarihî derinliğimiz, güçlü vizyonumuz ve gelecek tasavvurumuzla yepyeni bir sendikal kimlik inşa ettik.”

ILO’da temsil 66 yıl sonra Memur-Sen’e geçti 
1 milyonu aşan üyesiyle Türkiye’nin en büyük konfederasyonu olarak, bu yıl ILO’da emek tarafını temsil ettiklerini kaydeden Yalçın, “Türkiye’nin 66 yıllık ILO serüveninde temsil tekeli kırıldı ve ilk defa yetki kamu görevlileri sendikalarına geçti. Bu tarihî bir eşiktir, bu bir devrimdir. ILO’da, ILO kürsüsünde küresel emperyalizme, Afrika’nın sömürülmesine; Filistin’in, Arakan’ın yaşadığı vahşete itiraz ettik, isyan ettik. Biz ILO’da ‘Dünya beşten büyüktür’ün emekçesini, ‘Emek sermayeden değerlidir’ dibacesini deklere ettik. ‘Yeni bir dünya için’ ortaya koyduğumuz yürüyüşte ILO’yu, ‘dünyanın farklı kıtalarındaki sendikaları’ paydaş yapmanın mücadelesini verdik. Çok şükür önemli bir mesafe de katettik. Kapitalizmin ve emperyalizmin insanlığı çıkmaza sürüklediği, yeni sömürgeciliğin kanımızı emdiği; savaşların, sömürü, açlık ve fakirliğin kol gezdiği, neoliberal zulmün dünyayı kırıp geçirdiği, her türlü itirazın bombalarla susturulduğu, ekonomik yaptırımların silaha, doların şantaja dönüştürüldüğü, mazlumların nefesinin kesildiği, insanlığın hepten umudunu yitirdiği bir zeminde; ILO kürsüsünden çarpık dünya düzenine itirazımızı ve adil dünya çağrımızı en yüksek sesle haykırdık” diye konuştu.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık