CIA Başkanı’na o kaydı kim ve nerede dinletti?

Hürriyet Gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök, kaleme aldığı yazısında geçtiğimiz günler Türkiye'ye gelen ve öldürülen Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın, işkencesine dair ses kayıtlarının dinletildiği CIA Başkanı Gina Haspel'in ziyaretini değerlendirdi. Ziyaretle alakalı akılları kurcalayan sorulara cevap arayan Özkök'ün yazısı şu şekilde:

CIA Başkanı’na o kaydı kim ve nerede dinletti?
  • 27 Ekim 2018, Cumartesi 12:00

SON 48 saatin en önemli olayı CIA Başkanı Gina Haspel’in Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaretti.

Bu ziyaretin karanlık kalmış bazı ayrıntılarını vereyim.

*

- SORU 1: CIA Başkanı’na işkence kayıtları İstanbul’da mı Ankara’da mı dinletildi?

Ne Türk ne de Amerikan medyasının haberlerinde bu konuda kesin bir bilgi vardı...

Benim araştırmama göre dinletme işi İstanbul’da yapıldı.

- SORU 2: İşkence kayıtlarını CIA Başkanı’na kim dinletti?

Bu konuda da medyada kesin bilgi yoktu. Yine benim araştırmama göre kayıtları bizzat MİT Müsteşarı Hakan Fidan dinletti...

Zaten Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da “Bu konuyu Hakan Fidan’a sorun” diyerek doğru adresi gösterdi.

- SORU 3: İşkence kayıtları CIA Başkanı’na verildi mi, yoksa sadece dinletildi mi?

Türk ve Amerikan medyasına göre kayıtlar verilmedi, sadece dinletildi.

- SORU 4: CIA Başkanı’na kayıtların tamamı mı dinletildi, bir kısmı mı?

Türk medyası sadece “Dinletildi” diyor.

Ancak dün New York Times gazetesinde çıkan bir yazı kafaları karıştırdı.

Gazetede şöyle bir ifade vardı:

“Kayıtların tamamının Amerikan tarafına verilmesi halinde, bunların gerçek olup olmadığı analizle tespit edilir...”

*

Bu kayıtların gerçekliği konusunda en küçük bir şüphe yok.Ayrıca, olayı çok yakından takip eden Washington Post gazetesi kayıtların gerçekliği konusunda en küçük şüpheye sahip değilken, New York Times’ın bu cümleyi neye dayandırarak yazdığını anlamadım.

PORTRE: YANINDA ARAPÇA BİLEN TERCÜMAN VAR MIYDI

CIA Başkanı Gina Haspel için, “Beyninin her hücresini kullanabilen yetenekte bir insan” deniyor. Amerikan medyası onun adını ilk defa 2002 yılında duydu. El Kaide üyeleri Ebu Zübeyde ve Abd al-Rahim al-Nashiri’yi sorgulayan ekibin başındaydı.

Tutuklulara su işkencesi yapıldığı, Zübeyde’nin bir ayda 83 kez suda boğulma yöntemine maruz bırakıldığı, kafasının duvara çarpıldığı bu nedenle sol gözünü kaybettiği yazılmıştı.

Yani “Homeland” dizisindeki kadın ajan ve sorgulamacı Carrie Mathison’ı andıran bir kadın. O nedenle bant kayıtlarını dinlerken yüzünün aldığı şekli ve yaptığı yorumları çok merak ettim.

Çünkü bu tecrübesi ile o kayıtları en iyi değerlendirebilecek insanlardan biri o.

Bir de şunu merak ettim. Gelirken yanında geçmişte birlikte sorgulama yaptığı, Arapça bilen bir kişi de getirmiş olabilir mi?

HEY GİNA, ŞU DUYDUĞUNU GELİP BİZE DE ANLATSANA

- WASHINGTON Post gazetesi, Amerikan Senatosu’nun CIA Başkanı Gina Haspel’i çağırıp dinleyebileceğini yazdı.

Bence bu çok önemli bir adım olur.

Çünkü, kendisi de bir soruşturmacı olan Haspel’in anlatacakları, bu olayı Beyaz Saray’ın elinden alıp daha kurumsal bir baskı altında bırakabilir.

GÜNÜN SORUSU: SÜRMANŞETTEKİ BU LAFIN ADRESİ KİM VE NE

WASHINGTON Post gazetesinin internet sayfasını açınca karşınıza bu sürmanşet çıkıyor:

“Gerçeği talep et.”

*

Yazının yanındaki Prens Selman fotoğrafı gazetenin direkt olarak kimi sorumlu tuttuğunu açıkça ortaya koyuyor.

Bu sürmanşetin kime seslendiği de apaçık.

Başkan Trump’a “Rogue katil falan diyerek hedef şaşırtma. Katil rogue, yani katil devlettir. O devletin başında da prens vardır” diyor.

*

Kral bu cinayetle muhaliflerine şu mesajı vermişti:

“Sizi sürgünde bile bulup öldürürüm.”

Washington Post da “Sen öyle yaparsan biz de katilin kim olduğunu herkese anlatırız” diyor.

TESTERE İLE YAZILMIŞ TİMSAH DERSLERİ

- BİR: Bu olay dünyayı ikiye böldü. Bu vahşet karşısında gerçekten dehşete düşenler ve timsah gözyaşı dökenler.

*

- İKİ: Her şeye rağmen demokrasiyi yaşatmak isteyenler, bu olay karşısında samimi olarak durmalı ve cinayetin gerçek sorumlularının ortaya çıkarılması için çalışmalıdır.

*

- ÜÇ: Artık herkes bu olaya “Senin muhalifin iyi ve mazlumdur, benim muhalifim kötü ve zalimdir” diye bakmaktan vazgeçmelidir.

*

- DÖRT: Seçimle işbaşına gelmiş lider her şeye rağmen, babadan oğula tahta oturmuş despottan daha iyidir.

*

-BEŞ: Öldürülmüş veya hapiste bir muhalif size özgür bir muhaliften çok daha pahalıya patlar.

*

- ALTI: Dolayısıyla, muhalefeti öldürmek değil, yaşatmak herkesin menfaatinedir.

*

- YEDİ: Sonuç olarak artık herkesin kendi evine çekidüzen vermesi saati gelmiş, hatta geçmektedir.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık