İşkencenin Tahmin Edilemez Seyri

Psikolog Şahin Ayer Bu ülke için kaleme aldığı makalesinde, Türkiye'nin de yakın tarihine kadar uzak olmadığı "işkence olgusunu" işledi. İşkenceci ve işkenceye maruz kalan psikolojisinin temellerinin irdelendiği yazı şu şekilde...

İşkencenin Tahmin Edilemez Seyri
  • 10 Haziran 2019, Pazartesi 14:47

İşkencede ilk akla gelen iğdiş edilme korkusudur.

Bu korku dünyaya geldiğimizde bize verilen temel korkulardandır. Bir organın kesileceği ve kişiden kopan bir parçanın her zaman ihtimal dahilinde olduğu gerçeği. Bir ömür boyu geçerli olan bir korku.

İşkenceye maruz kalacak kişide ne olacağına dair belirsiz beklenti ikinci temel kaygıdır. Bu kaygı biçimi de, insanın akibet algısı ile alakalı korkularının temel yatağıdır. İnsan, doğası gereği gelecek anksiyetesi ile yaşar. Güvensizlik hayata karşıdır. Bilinmeyen tehlikelerin genetik varlığından alınan kötü hafızalarda saklıdır bu korkunun temel koordinatları.

İşkenceye maruz kalacak insan organizması için üçüncü tehlike kazanımların kaybedilme korkusudur. Eşi ve çocukları olabilir. Maddi kazanımları olabilir. Sevdiği anne ve babası olabilir. Arkadaşları ve çok güzel anılarla süslü bir hayatı olabilir ve bütün bunlar geride kalabilir. Bu korkuda iç acıtıcı ve dramatiktir.

İşkenceye maruz kalacak kişide dördüncü gelişme insan korkusudur. Kendisine işkence edeceklerin tanınmaması, tepkilerinin bilinmemesi, sınırlarının tahmin edilemez olması korku vericidir. Bu kaygı biçimi de derin izler bırakacak içeriğe haizdir. Zira insan, arkaik hafızası nedeniyle tanınmayan düşmanlardan hayati etkilerde zararlar görmüştür. Savaşlar, tecavüzler, en acımasız yıkımlara sebep olan kişiler genelde yabancılardır.

İşkenceye maruz kalan kişide beliren bir başka kaygı ise acının ne seviyede yaşanacağının bilinmemesidir. Acaba dayanabilecek midir bu acıya. Zira sonsuz bir acı hiç bitmeden devam edebilir korkusu tabiatının bir parçasıdır. Sanırım cehennem için içeriye bırakılmış bir karşılıktır bu.

İşkenceye uğrayacak olan kişide beliren umutlarda vardır. Bütün bu korkuların hepsi çabucak gecersizleşebilir mesela. Bir kurtarıcı merhamet, bir bedende can bulabilir. Bir tanıdık onu kurtarabilir.

İnsan, yaşamı ve ölümü itibariyle en dramatik canlıdır. Çok geniş tehlikeler skalası vardır ve hepsi gerçekte yaşanabilir olasılıktadır.

İşkenceye uğramadan kısa bir süre önce insanda beliren korkuların hepsi yıkıcıdır. Hayvanlar birbirlerine işkence yapmazlar. İnsanın azabı, mutluluğu kadar az değildir. Acımasızlıkta fark yaratan bir canlıdır insan. Öldürmeye ayarlanmış kalplerden daha acımasız olanı iskencecilerin kalbinde taht kurmuştur. Sadizmin doruk noktası, hazların en intikam uyandırıcı olanı, acının seyrinin en tahmin edilmezini size sunar bu kalpler.

İşkenceye maruz kalan kişilerin hafızalarının temizlenmesi uzun yıllar alır, eğer işkenceden kalma izler bedeninde kalıcı ağır hasarlar oluşturmadıysa...

Makale Psikolog Şahin Ayer tarafından Bu ülke için kaleme alınmıştır.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık