Halt eden kim: Öztürk mü, Gazali mi?

Şahin Doğan Mustafa Öztürk'ün kaleme aldığı ve İmam-ı Gazali'yi eleştirdiği yazısından hareketle kendisine eleştirenlere verdiği cevapları ve şikayetçi olduğu şekilde Gazali'yi eleştirmesini yorumluyor.

Halt eden kim: Öztürk mü, Gazali mi?
  • 08 Aralık 2018, Cumartesi 13:00

Her Cumartesi kahvaltıdan sonra mutat yaptığım şeyi yapıyorum: Karar Gazetesi’ni açmak ve ilk olarak favorim Mustafa Öztürk’ün yazısını okumak. Gayet güzel seçilmiş bir başlık: “Kuran Kafi, Tefsire Ne Hacet?” Muhteva en az başlık kadar cazip ve dolu. Başlık ile muhteva arasında tam bir tenasüp hakim.

Yazar, kendisini Kurancılık/mealcilik ile suçlayanların “aymazlığını”, “zevzekliğini” ve hal-i pür melalini selis bir üslup ve muhkem bir mantık ile serimledikten sonra şöyle bitiriyor yazısını:

“…İnsan kimi zaman anne-baba, eş, dost, arkadaş gibi en yakınlarıyla, kimi zaman da kendi dindaşlarıyla sınanıyor. Hz. Peygamber’in dizinin dibinde yetişen sahabe onun vefatından yaklaşık 25 yıl sonra Cemel ve Sıffin’de birbirlerinin kanını döktüğüne göre insanın kendi dindaşlarıyla sınanması ne yazık ki alın yazısı gibi görünüyor. İslam Tarihi Kerbela ve Harre vakaları gibi nice trajik olaylarda Müslüman’ın Müslüman’a reva gördüğü korkunç zulümlere şahitlik ediyor. Hâsıl-ı kelam, dünya hiç iyi bir yer gibi görünmüyor. Bu yüzden, “Mümkün âlemler içerisinde bundan daha güzeli olamaz” diyen her kimse, kesinlikle halt ediyor.”(Karar, 01.12.2018) 
Kanaatimizce bu yazıya can-ü gönülden katılmayacak bir akl-ı selim yoktur. Biz de can-ü gönülden katılıyoruz. Fakat gel gör ki son cümle bir çuval inciri berbat etmiş görünüyor. Yazık olmuş güzelim yazıya! Öztürk, çok haklı olduğu bir konuda -enteresan bir şekilde- kendisini “cahilce” ve “zevzekçe” eleştirenlerin haksız konumuna düşürmüş maalesef.

Yazı baştan sona dünyada “imtihan sırrı”ndan kaynaklanan ciğersûz adaletsizliklere, zülumlere dikkat çekiyor. Ama İmam-ı Gazali’ye atfen yazılan son cümle “ne alaka!” dedirtecek cinsten. Elbette Gazali’nin sözü ayet değildir ve pekala eleştirilebilir. Nitekim “İslami Teodise Tartışmaları”nın merkezinde yer alan bu meşhur sözü bazı seçkin alimler de eleştirmiş. Ama konumuz bu değil.

Öztürk, hikmetine akıl erdirmekte zorlandığımız bir şekilde, İmam-ı Gazali’nin kozmolojik düzendeki göz alıcı muhteşemliği anlatmak için sarfettiği bir aforizmayı (ya da kelam-ı kibarı) bağlamından kopararak sosyal ve siyasal olaylara teşmil ediyor. Bunu hangi saikle yapıyor, bilmiyoruz. Yani sorun Öztürk’ün İmam-ı Gazali’yi eleştirmesi veya sözüne katılmaması değil, asıl sorun İmam-ı Gazali’nin hiç kastetmediği bir manada sözünü bağlamından koparması ve bu da yetmezmiş gibi merhumu “halt etmek”le suçlaması.

Öztürk, defaatle kendisini eleştirenlere karşı en ziyade hayıflandığı hususun sözlerinin bağlamından kopartılarak çarpıtılması olduğunu söyler, haklı olarak. Ve câlib-i dikkattir, bu yazıda aynı haksız, hukuksuz ve yersiz muameleyi bizzat kendisi İmam-ı Gazali’ye yapar. Hem de kaba bir söz eşliğinde. Akademyada ilmi dürüstlüğü ile temayüz etmiş bir akademisyene bu ikircikli tutumu hiç mi hiç yakıştırmıyor ve taaccüple soruyoruz:

Halt eden kim: Öztürk mü, Gazali mi?

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık