Süt üreticilerine müjde

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, "2018 Temmuz-Ağustos döneminde üretilen 1 milyon 588 bin ton çiğ süt için 119 milyon 21 bin lira çiğ süt desteklemesi ödemesine bu akşam başlıyoruz." dedi.

Süt üreticilerine müjde
  • 29 Aralık 2018, Cumartesi 13:00

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "2018 Temmuz-Ağustos döneminde üretilen 1 milyon 588 bin ton çiğ süt için 119 milyon 21 bin lira destekleme ödemesine bu akşam başlıyoruz." dedi.

Burdur'da esnaf ziyaretinde bulunan Pakdemirli, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Konferans Salonu'nda düzenlenen, "Tarım Sektörü Değerlendirme Toplantısı"na katıldı.

Bakan Pakdemirli, yaptığı konuşmada, üniversite ve sanayi iş birliğini önemsediklerini belirterek, bakanlık olarak yaptıkları çalışmaları değerlendirdi.

Süt üreticilerini küstürmemeleri gerektiğinin farkında olduklarını vurgulayan Pakdemirli, destekleri 10 kuruştan 25 kuruşa çıkardıklarını söyledi.

Bunun ocak, şubat ve mart ayları için geçerli olduğunu anlatan Pakdemirli, "41 ilimizdeki hayvancılık yatırımlarına da yüzde 50 hibe desteğini devam ettiriyoruz. Kırsal kalkınmaya destek için de 50 hayvancılık projesine 37 milyon lira hibemiz var." diye konuştu.

Atıl durumdaki 2 milyon hektar tarım arazisinin işlenmesiyle 13 milyar liralık gelir artışının sağlanacağını belirten Pakdemirli, şunları kaydetti:

"Tarımsal desteklerimiz 2018'de toplamda 14,5 milyardan, 2019'da da 16,1 milyar liraya çıkıyor. Bunu en iyi şekilde dağıtmaya gayret göstereceğiz. Desteklerin hepsine yeniden çalışıyoruz. Destekler konusunda kitleyi tamamen memnun etmek mümkün değil. Bazı müjdeleri buradan açıklamak istiyorum. Besicilik yapan 48 bin 400 üreticiye bakanlığımızca ruhsatlandırılan kesimhanelerde kesilen 314 bin 532 büyükbaş hayvan için toplam 78 milyon 790 bin lira besi desteği ödemesi yapacağız. Bu da hayvan başına ortalam 250 lira. 2018 Temmuz-Ağustos döneminde üretilen 1 milyon 588 bin ton çiğ süt için 119 milyon 21 bin lira destekleme ödemesine bu akşam başlıyoruz."

Pakdemirli, "2018 Eylül-Ekim-Kasım döneminde üretilen süte litre başına 10 kuruş olan desteği, 15 kuruşa çıkardık. Bunun ödenmesiyle ilgili desteklere önümüzdeki hafta başlıyor olacağız. Bekleyen hayvanların kesim işlemlerine Burdur ve Türkiye özelinde başlayacağız. Burdur'da bir hafta içinde kesimlere başlıyoruz. Bakanlık olarak üç farklı alanda 972 milyon 436 bin lira destek ödemesi yapmış oluyoruz." ifadesini kullandı.

"Üç farklı alanda 972 milyon 436 bin lira destek ödemesi yapıyoruz"
Bakan Pakdemirli, "Bakanlık olarak üç farklı alanda 972 milyon 436 bin lira destek ödemesi yapmış oluyoruz." ifadelerini kullandı. 

Et ve Süt Kurumunun kesim bekleyen hayvanlarıyla ilgili bir süredir sıra olduğunu hatırlatan Pakdemirli, yakın bir tarihte bekleyen hayvanların kesim işlemlerine başlayacaklarını anlattı.

Üreticinin derdiyle dertlendiklerini vurgulayan Pakdemirli, "Buzağı desteklemeleri kapsamında 440 bine yakın yetiştiricimizin 1 milyon 200 bin buzağısına 520 milyon lira destekleme ödemesine önümüzde hafta başlayacağız. Bu da 550 liraya varan buzağı başına desteklemeye tekabül ediyor." diye konuştu.

"Hala istekli bir tarım sektörümüz var"
Bölgenin 21 milyar dolarlık ticari hacme sahip olduğuna işaret eden Pakdemirli, şunları kaydetti:

"Mutlaka global düşünmemiz lazım. Yani Türkiye'de üreteceğiz, üretimimizi artıracağız. Ama bölgenin zenginliğinden, ticaretinden mutlaka pay almamız lazım. Değişen dünyada mutlaka rol kapmamız lazım. Almanya otomobili, Kore elektroniği üretiyor, Çin her şeyi, Amerika birçok konuda artık lider. Bizim mutlaka dünyada bir yer kapmamız lazım. Bir yer kaparken de verimli topraklarımız var. Hala istekli bir tarım sektörümüz var."

Pakdemirli, 2050'de dünyada 10 milyar nüfus olacağını ve yüzde 60 daha fazla gıda ihtiyacı olduğunu belirterek, gıdanın da tarımın da bugünkünden çok daha değerli olacağını aktardı.

Bugün 1 milyar insanın aşırı yoksul, 800 milyon insanın aç, 600 milyon insanın obez olduğunu dile getiren Pakdemirli, dünyada dengesizliğin olduğunu, önümüzdeki yıllarda bu dengesizliklerin daha da artacağını söyledi.

"Kendi kendine yeterli ve kendi ülkemizin tükettiğini hatta daha fazlasını üretebilecek vaziyete gelirsek dünyada çok daha avantajlı bir konuma geliriz." diyen Pakdemirli, Türkiye'de 100 milyona doğru giden bir nüfus olduğunu ve yüzde 50 daha fazla gıda üretmek gerektiğini bildirdi. 

Bakan Pakdemirli, 2005'te çıkan kanunlarla tarıma elverişli arazilerin tarım dışına çıkarılması oranının minimuma düşürülmesi şeklinde çok önemli adımlar atıldığına değindi.

Tarım ve Orman Bakanlığı olarak tarıma elverişli arazilerin korunması bakımından bu konunun en büyük savunucusu olduklarına işaret eden Pakdemirli, şöyle konuştu:

"Orman varlığını arttıran nadir ülkelerden biriyiz. Orman varlığı son 16 yılda 1,5 milyon hektar arttı. Hedefimiz toplam arazimizin yüzde 30'u kadar orman varlığına sahip olmak. 2023 hedefimizde dünyada yaşayan her bir insan için bir fidanın dikilmiş olması ve 7 milyar fidana doğru koşuyoruz. Ormanların tarım ve üretimle çok alakası var. Ağaç olmayınca yağış, yağış olmayınca su, su olmayınca tarım olmuyor. Bizim bir yandan tarım yaparken bir yandan da ülkemizi yeşillendirmemiz lazım."

"Gübre toplamda yüzde 15 indirim aldı, şimdi yüzde 5 indirim daha geliyor"
Pakdemirli, burada, bakanlık olarak ana görevlerinin üreticiyi korumak olduğunu ama diğer taraftan da tüketiciyi korumanın yallarına baktıklarını söyledi.

"Üreticimiz enflasyona ezilmemeli, enflasyonun üzerinde bir geliri olmalı. Ürettiğinden kar etmeli ama aynı zamanda tüketicilerimizin de ürünleri çok pahalıya yememesi gerekiyor. Tabii ki özellikle 24 Haziran'dan sonra enflasyonla mücadele kapsamında bir finansal saldırıya uğradık. Döviz kurları 7,5 liralara kadar geldi." diyen Pakdemirli, alınan önlemlerle bu konuda ciddi mesafe kat edildiğini ifade etti.

Dövizi beşli rakamlarda çok rahat gördüklerini aktaran Pakdemirli, inşallah 2019'da da dövizde daha iyi bir ilerleme olacağını dile getirdi.

Özellikle kritik gördükleri zamanlarda destekleri artırmaya çalıştıklarına değinen Pakdemirli, "Gübre toplamda yüzde 15 indirim aldı, şimdi yüzde 5 indirim daha geliyor. Yem sektöründen de böyle bir beklentimiz olduğunu, bu fiyatların bir miktar daha gerilemesi gerektiğini, 2019'a daha pozitif bakarak, maliyetlerini daha düşürerek mutlaka sektörün bir miktar katkı yapması gerektiğini düşünüyorum." diye konuştu.

Ekimlerle ilgili buğday, arpa desteklemelerini 5 kuruştan 10 kuruşa çıkardıklarını anlatan Pakdemirli, buğday ve arpayı dünya fiyatlarıyla alacaklarını açıkladıklarını bildirdi.

Tüketiciyi korumak için de market zincirleriyle konuştuklarını, özellikle gıda fiyatlarının olabildiğince stabil kalmasını, enflasyonun düşük olmasını sağlamaya çalıştıklarını vurgulayan Pakdemirli, enflasyon yüksek olduğunda faizin de yüksek olduğunu, bu durumda üreticinin yüksek faizle borçlanmak zorunda kaldığını söyledi.

Üretici yüksek faizle borçlandığında kar edemediğine değinen Pakdemirli, o nedenle enflasyonun düşürülmesi anlamında çalışmaları sonuna kadar takip ettiklerini ifade etti.

"Tarım, günlük siyasete malzeme edilmemeli"
Tarımın, savunma sanayisinden de önemli olduğuna işaret eden Pakdemirli, "Tarım günlük siyasete malzeme edilmeyecek kadar önemli ama ne yazık ki günlük siyasette bütün muhalefet partisi genel başkanları ve milletvekilleri tarım üzerinden siyaset yapmaya çalışıyor." dedi. 

Tarımın problemlerine birlikte çare aranması gerektiğini vurgulayan Pakdemirli, Türkiye'nin tarımsal hasılada dünyada yedinci ülke olduğunu bildirdi.

Türkiye'nin toprak varlığı olarak da dünyada 17'nci ülke olduğunu dile getiren Pakdemirli, "Demek ki biz kaynaklarımızı doğru değerlendiriyoruz. Burada bir başarı var ancak bu başarının belki iki misli daha başarılı olmamız gerekiyor, önümüzdeki 20 yıl içinde. O yüzden devlet de sivil toplum kuruluşları da kooperatifler de daha akıllı olacak. En önemlisi üreticimiz de tüm paydaşlarla daha çok üretmenin yolunu arayacak. Devlet bu işe mutlaka destek olacak." değerlendirmesinde bulundu. 

Türkiye'nin belli ürünlerin üretiminde dünya lideri olduğuna vurgu yapan Pakdemirli, şunları kaydetti:

"Üreticimiz başımızın tacı, biz üreticimizin emrindeyiz. 2002'de iki milyara yakın bir tarımsal desteğimiz varmış, bu sene 16 milyar lira tarımsal desteğimiz var. Büyükbaş hayvanımız 10 milyondan 16 milyona, küçükbaş da 32 milyondan 44 milyona çıkmış. Türkiye, küçükbaş hayvan ve süt sığırı varlığında Avrupa Birliği'nde birinci sırada, büyükbaş hayvan varlığında da Fransa'dan sonra ikinci sırada. Kırmızı et üretimimiz 2002'de 420 bin tonmuş, 2017'de 1,1 milyon tona gelmiş. Kişi başı et tüketimiz de 6 kilolardan 13-14 kilolara gelmiş. Tavuk tüketimiz 10 kilolardan 26 kilolara gelmiş. Balık tüketimiz biraz düşmüş, biraz daha fazla balık yememiz lazım, 6 kilodan 5,5 kiloya düşmüş."

"Yerli tohumu mutlaka artırmamız lazım" 
Pakdemirli, tohum konusunun siyaseten de çok speküle edilen bir konu olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti: 

"Ama tohum konusunda da rakamlar bizim bu konuda da iyi olduğumuzu gösteriyor. Tohumda arz güvenliği çok önemli. O yüzden yerliyi mutlaka artırmamız lazım. Nereden nereye geldik? 150 bin ton tohum üretiyormuşuz, şimdi 1 milyon 50 bin tona gelmişiz. Aşağı yukarı 7 misline gelmişiz. Dünya sertifikalı tohum piyasasında da on birinci sırayla 750 milyon dolar. Türkiye 2000'li yıllarda, 'Ben her alanda dünyada ilk 10'a gireceğim' diye hedef koydu. Biz bu alanda dünyada on birinciyiz. Daha iyi olmamız lazım. Yabancı tohum da olacak mı piyasada? Olabilir ama bizim ne kadar çok yerli tohumumuz olursa bir defa yurt dışına o kadar çok katma değerimiz gitmez. Bu cebimizde kalır. Yerli tohum daha ucuz oluyor. Yerli sertifikalı tohuma mutlaka yönlenip, yönlendirip bu işin takipçisi olacağız. Sertifikalı tohumda yeterliliğimiz yüzde 43'ten, yüzde 84'e çıktı. Yani Türkiye şartlarında 100 dönüm arazimiz varsa bunun 84 dönümünde yerli ve sertifikalı tohum ekiliyor."

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık