"Öldürücü şehvet" İktidarda kalmak için her şeyi yapmak

Filistinli gazeteci yazar Macid Abdülhadi alaraby.co.uk'de kaleme aldığı yazısında Arap coğrafyasında yüz yıllardır hüküm süren yönetim fetişizmi üzerine bir yazı kaleme aldı. Yazı Buülke tarafından Arapça aslında Türkçe'ye çevrildi. Yazı şu şekilde.

  • 07 Mart 2019, Perşembe 9:51

Cezayir Cumhurbaşkanı Buteflika bir yıl daha koltuğunda kalmak istiyor. Beş yıllık yasal görev süresinin sadece bir yılını istiyor! İsviçre’de bir hastahanede gözlerden ırak, yaşlılığın getirdiği hastalıklarla mücadele eden Buteflika, Nisan ayında yapılacak seçimler için adaylık mesajında böyle söylüyor...

‘Beni seçerseniz, siyasi reformları tartışmak için geniş çaplı bir ulusal komisyon oluşturacağım. Bu komisyon bir yıl içerisinde erken seçim çağrısı yapacak’ dedi, kendisine karşı ayaklanmış halkına. Nelerin olduğunu bilmeden… Belki de… Acı sorgulamalar… Yirmi yıldır başarısız olduğu, tamamlanması gereken politikaları hakkında değil. Son nefesine kadar koltuğa yapışmasının sırrı üzerine bu acı sorgulamalar.

Aslında Buteflika, Arap Dünyasında çok sayıda gördüğümüz ve gerçekten ciddi bilimsel araştırma gerektiren örneklerden sadece biri. Yöneticileri, koltuk uğruna akla gelebilecek her şeyini feda etmeye yönelten psikolojik, sosyolojik ve siyasi sebepler ne olabilir?

Biraz geriye baktığımızda da bunun bir çok örneğini görebiliyoruz. Mesela Muammer Kaddafi halkına karşı geri adım atmamadaki ısrarını ve bu durumn kötü bir şekilde öldürülmesi ile sonuçlandığını görüyoruz. Çocukları ya öldürüldü ya tutuklandı ya da değişik yerlere dağıldı. Bu trajik sonu, yönetimi bırakıp başka bir ülkeye gidip halkının petrol gelirlerinden çaldığı milyarlarca dolarıyla lüks hayat yaşama seçeneğine tercih etti. 

Eski Yemen Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih de Kaddafi’nin yolundan gitti. Önce tardedildi sonra katledildi. Çünkü O, otuz yıllık koltuğu bırakma karşılığında kendisine yasal dokunulmazlık sağlayan Körfez anlaşmasıyla oluşan konjonktürü kavrayamadı. İstifa etmesi ve ailesinin sınırsız servetleri ile istedikleri yere gitmesini sağlama yerine ‘yılanların başı üzerinde dans etmeyi’ seçti. Tabii ölümcül ısırığa maruz kaldı. Ülkesini ölümcül bir savaşla, halkını da dünyadaki en trajik insani krizle yüz yüze bıraktı.

'Benden sonrası tufan' anlayışının üçüncü örneği Beşşar Esed. Otokratik yönetiminden bir parça ödün vererek devrimin önüne geçmesi mümkündü. Ama O, global ve bölgesel bazı güçler müdahale etmeseydi sonunu neredeyse Kaddafi ve Salih ile benzeştirecek silahlı yönteme sarıldı. Bazıları da varlığına göz yumdu ve onu şahsi olarak kurtardı. Ama ülkesi ağır bedeller ödedi ve ödemeye devam ediyor. 

Ancak Arap Dünyası ve Üçüncü Dünya Ülkelerinde yaşanan bu trajik tecrübeler hiç bir diktatörü otokritik yapmaya yada öldürücü şehvetten kurtulmak için deva arayışına yönlendirmedi.

Bunların en tipik örneklerinden biri de Sudan Cumhurbaşkanı Ömer Beşir. Kendini kurtarabilmek için yardımcılarını ve bakanlarını feda etmekte tereddüt etmedi. Böyle yaparak otur yıldır oturduğu Cumhurbaşkanlığı koltuğunun süresini uzatmayı hedefliyor. 

Eski ABD Başkanı Barack Obama’nın bu konuda söylediklerini hatırlıyorum. ‘Bazı liderlerin güç kullanarak koltuğunda kalmalarının nedenlerini anlayamıyorum’ (…) demişti. 

Dünyanın başka bölümünde Mısır diye anılan bir ülkede Sisi isimli başka bir başkan Obama’ya gülüyordur muhtemelen. Çünkü O, ilelebet iktidarda kalmak için istediği kanunu dayatabiliyor! 
Kim bilir belki de ebed, kendilerini trajik ölüme, ülkelerini yıkıma sürükleyen bu adamlar karşısında acı içerisinde ağlıyordur.

Makale Buülke için alaraby.co.uk 'dan çevrilmiştir.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık