İktidar sarhoşu Trump Ortadoğu’yu nasıl tahrip ediyor?

Özel Yetkili Savcı Robert Muller’in soruşturması, Trump’ın uzaklaştırılması ya da en azından sonun başlangıcını olmasını uman güçler tarafından oluşturulan büyük bir koalisyon açısından olabilecek en kötü senaryo ile sonuçlandı.

İktidar sarhoşu Trump Ortadoğu’yu nasıl tahrip ediyor?
  • 01 Nisan 2019, Pazartesi 11:58

Alçak meyvelerin dökülmesiyle (eteğindeki ağırlıkların dökülmesiyle Ç.N.) Trump ve ailesi iktidarda bulundukları süre içerisinde boyunlarında asılı duran en zor sorulardan kurtulmuş oldu. 

Adaletin engellenmesi ile ilişkili sorular bitmedi ama Mueller baskısı sona erdi. Trump yeniden toparlandı ve onun muarızları şu an defans durumuna geçti.

Trump’ın ikinci dönem için seçilmesi her zamankinden daha mümkün hale geldi.

Sarsıcı değişimler…

Washington, bu hafta meydana gelen sismik güç değişimlerinin etkisini yaşayacak tek mekan olmayacaktır. 'Trump’ın yeniden enerji kazanmasının bedelini kim ödeyecek?’ sorusunun cevabını öğrenmek istiyorsanız söyleyeyim, cevabı Filistinliler.

Mueller dizisinde son bölüm oynandı ama radara girmekte olan başka bir oyun var. Bunun Ortadoğu için ciddi sonuçları olacaktır. Çünkü, kendisi hakkında soruşturma başlattı diye FBİ başkanını görevden alabilen ve muhtemel tanıkları susturabilen bir başkan koltukta oturmaktadır.

Trump, Golan Tepeleri’ni Netanyahu’ya hediye olarak sundu. Bu daha önece hiçbir Demokrat ya da Cumhuriyetçi başkanın yanına yaklaşmayı düşünmediği bir şeydi. Öyle bir hediye ki, Avrupa Birliği bile çok sert biçimde karşı çıktı. 

Suriye sınırındaki Golan Tepeleri, Batı Şeria ile aynı zamanda ele geçirildi. Eğer siz İsrail’e bu bölümü (Golan) ele geçirme hakkı tanırsanız, hiç kimse Batı Şeria’nın tamamen ilhakını engelleyemez. 

Netanyahunun uçağında Washington’dan dönen bir bürokrat ta da bu noktaya değindi. Haaretz Gazetesi muhabirine şunları söyledi: ‘Herkes işgal edilmiş bir toprak elde tutulamaz diyor. Ama bu gelişme bu durumun imkan dahilinde olduğunu kanıtladı. Bir savunma savaşında kazandığımız bu toprak bizim oldu.’

Trump’ın Golan Tepeleri’ni sunarkenki mantığı çok basit. Bunu FOX TV’de açıkladı. Buradaki mantık büyükelçiliği Kudüs’e taşıma mantığıyla benzer. Şöyle dedi: "Dünyanın her tarafından çağrılar geldi. Çoğunluğu liderler. ‘Lütfen böyle yapma, böyle yapma…’ dediler Ama ben yaptım, iyi de oldu.”

Şöyle demek istiyor: Ben Kudüs’ü başardım, Golanı da başarırım…

Allah’ın adına

Trump ile Netanyahu parça, parça dönüm, dönüm bir Filistin devleti ihtimalini ve ona ulaştıracak müzakere kanallarını parçaladı. Trump, Filistin mülteci kamplarının ana iş, eğitim ve gıda sağlayıcısı olan Filistinli Mülteciler Ajansı (UNRWA)’na yapılan tüm yardımları durdurdu. 

Uluslararası Ceza Mahkemesiinin İsrail’in savaş suçlarını inceleyen avukatlarına vize vermeyecek. Onların çalışmalarını anti-semitik olarak nitelemişti. Kudüs ve Golan meselesini masanın dışına itti ve şimdi de işgalciler ele geçirdiği toprağın sahibi olabilir dedi. Ve o tüm bunları tanrının adına yaptı.

Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya, bir İsrail ziyareti sırasında Trump İsrail’i İran tehlikesinden kurtaran kişi olabilir mi diye sorulduğunda şöyle cevap verdi: ‘Bir Hıristiyan olarak bunun kesinlikle mümkün olduğuna inanıyorum.’

‘Tünellere girdiğimizde üç bin yıl öncesini, iki bin yıl öncesini görmemiz olağanüstü bir şeydi. Elimde gerçek tarih olduğunda, bu mekandaki olağanüstü inanç tarihini ve yönetimlerimizin Ortadoğudaki bu demokrasinin, Yahudi devletinin bekası için yaptığını görebiliyorum’ şeklinde sürdürdü sözlerini.

Pompeo sözlerini şöyle nihayetlendirdi: ‘Kesinlikle eminim ki buradaki bu iş tanrının işidir.’​​​​​​

Yeni bir vekalet

Bunlar Trump’ın Mueller soruşturmasıyla eli kolu bağlı olduğunda başardığı şeyler. Şimdi, soruşturmanın zincirlerinden kurtulduktan sonra Ortadoğu’da Trump’ın neler yapabileceğini bir tasavvur edin…

‘Salam dilimi’ savaşında ilk hedef Yahudi yerleşimcilerilerin büyük bölümünü barındıran C bölgesinin ilhakı olacaktır. Bu bölge Batı Şeria’nın yüzde 61’ini kapsamaktadır. İkinci adım artık ölümü yaklaşan Mahmud Abbasa uygun bir halef tespitidir. Üçüncü adım Hamas’ı tamamen ortadan kaldırmak için Gazze’ye yönelik bir askeri harekat olabilir.

Trump haklı. (Çünkü) Bitimsiz utançlarıyla batı destekli Arap liderlerin hepsi onu alkışlıyor.

Suudi Arabistan’da Muhammed bin Selman, Birleşik Arap Emirlikleri’nde Muhammed bin Zayed ve Mısır’da Abdulfettah Sisi gibi yeni nesil liderler, Filistinlileri korumaya, onlar için savaşmaya söz vermiş seleflerinin aksine özel ticaretlerini ve güvenlik ilişkilerini açık bir şekilde İsrail ile konumlandırdılar. 

Hatta, henüz varlığını resmi olarak tanımadıkları bir devleti şekilsel olarak dahi boykotu devam ettirmekten imtina ettiler. 

Hepsi Filistinlilerin taleplerinin tahrip edilmesi karşısında sessizliğe gömülmüş durumda.

İktidar sarhoşluğu

Filistinliler gerçek anlamda yalnız. Ortadoğu için en yıkıcı liderler olan Trump ve Netanyahu güç sarhoşu. Akıllı ve ölçülü insanların görebildiği tehlikeleri hissedemeyecek denli sarhoş.

1948’den 1965’e Filistinliler kendilerini temsil eden bir liderleri olmaksızın adeta uyku halinde aldılar. Daha sonra Fetih ve diğer gruplar ile birlikte bir direniş formatı geliştirdiler. Bu direniş Arap Dünyasını birleştirdi ve otuz yıl boyunca dominant unsuru haline geldi.

Aksiyon yapmamak boyun eğmek anlamına gelmiyor. Bugün işgal altındaki Filistin halkına topraklarını ve haklarını kazandıracak bir liderliğin olmaması teslim olacakları anlamına gelmiyor. Film bitmedi…

Cezayir’deki demokrasi talebiyle yapılan kitlesel gösterilerde tek ‘diğer’ bayrak Filistin bayrağıydı. Rasyonel baktığımızda, İsrail devleti Arap sokaklarında her zamankinden daha çok nefret ve korku unsuru. Ama meşruiyetleri her geçen gün azalan Arap liderler ise varlıklarını sürdürmek için daha önce olmadığı kadar İsrail’e yaslanıyorlar.

Belki de Cezayir’de gördüğümüz türden yeni Arap Baharı dalgası bu statükoyu değiştirecektir. Yöneticileri tarafından baskılanan bu büyüklükte bir Arap kamuoyu sessiz kalmaya devam etmeyecektir. Aksine başka bir yönde hareket edecektir. Avrupa iç problemlerinden dolayı eriyor ve etkisiz. Rusya oyunun dışında.

Sıradaki savaş

Bu durum Filistin davasının meşalesini taşıyacak iki bölgesel güç var: Türkiye ve İran. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ın Kudüs ve Golan Tepeleri kararına cevap olarak Ayasofya’yı camiye çevirmeyi planlıyor.

Bizans imparatoru Justinyen tarafından kilise olarak inşa edilen ve Osmanlıların İstanbul’u fethetmesinin ardından camiye çevrilen yapı modern Türkiye’nin kurucusu Kemal Atatürk tarafından müze haline getirildi. Bu adım ikilinin hassas bir bölgede dinsel sembolleri harekete geçirme oyununu oynayabileceğinin net işaretidir.

Erdoğan, ‘Şimdi Trump Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmek istiyor. Golan Tepelerini işgalci İsrail’e veriyor. Tabii siz Türkiye’den cevabını alacaksınız.’

Trump, daha önce George W Bush örneğinde gördüğümüz gibi Ortadoğu2da işlerin nasıl döndüğü konusunu tamamen yanlış anlamış. Batılı ülkelerin kötü yönetiminden dolayı oluşan boşlukta İran etkisini genişletiyor. İran’ın yaptığı sadece ‘armudun ağzına düşmesi’.

Şu anda İran rejiminin güçlü adamı Kasım Süleymani Arap dünyasında Iraklı, Mısırlı, Suriyeli, Filistinli görüşebildiği Sünni Arap kişi ve kurumla görüşüyor. Suriye’de İran ve Hizbullaha karşı şiddetli bir şekilde savaşmış kişiler bugün bu adamla görüşüp onuşuyorlar.

Trump ve Netanyahu’nun yaptıkları Ortadoğu’da yeni bir işgal değil belki ama yeni savaş öncesi ittifakları yeniden şekillendirebilir. İstediği her şeyi yapabileceği zehabına kapılan İsrail, bölgeye verdiği zararı ve yol açtığı nefret döngüsünü yeryüzünde en son fark edecek unsur durumunda.

Kazanan her şeyi ele geçirir, gerçekten de ama önceden hayal ettiği şekilde değil.

Middleeasteye sitesinde David Hearst'in kalema aldığı yazı buülke için tercüme edilmiştir.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık